nesne ilişkileri kuramı kurucusu melanie klein a göre sevgi gibi nefretin de kaynağı anne ve çocuğun kontrol edemediği, ilk ve en güçlü nesnesi olan anne bedenidir.
Klein’a göre; sevgi ve nefret arasındaki temel çatışma tüm gelişim boyunca sürer. çocukların duygusal ve entelektüel gelişiminin, annenin bedenine ve kişi olarak anneye yönelen bu çekirdek çatışmanın itici gücüyle oluştuğuna yönelik gözlemlere dayanır.
Nesneler başlangıçtan itibaren çocuğun gözünde psikolojik özelliklere sahiptir ve çocukta çeşitli duygular uyandırır. Nesne, sadece dürtüsel olarak haz verici ya da engelleyici olan değil; aynı zamanda seven ve sevilen, nefret eden ve nefret edilen ya da kıskanan ve kıskanılandır.
Her duygu gibi insanlık tarihi boyunca her daim süregeldiğini düşündüğüm ancak zamanın ilerlemesiyle (belki de içinde bulunduğumuz dönemden kaynaklı olarak) insanların içinde daha net görmeye başladığımız duygu.
Çok değil kısa süreliğine bir gözlemle bile şu gerçeğin farkına herkes varabilir: nefret dolu nesiller yetişiyor. Bir varlığı, kavramı, nesneyi sevmek niçin ondan nefret etmekten daha zor geliyor insana? Tanımadığımız, hakkında hiçbir bilgimizin olmadığı, yoldan geçen bir insana bile neden nefret dolu bakışlar atıyoruz? Bir insana nefret beslemek ne zaman bu kadar kolaylaştı?
Belki de her birimiz kendi içimizdeki nefret denilen o siyah korkutucu kristali kırıp içindeki bembeyaz "sevgi" özüne ulaşmaya çalışmakla başlamalıyız işe. işte o zaman, öfkeden çıngılar değil de minik tebessümler saçmaya başladığımız zaman varacağız hayatın tadına. O zaman anlayacağız hayatın nefret etmek için çok kısa ancak içinde sevmek için çok şey barındıran bir kavram olduğunu.
Sevginin olumsuzluklara karşı en saf hali. Artık o kadar çok seviyorsunuzdur ki onu olumsuzlukların doğurduğu şeylerden ötürü nefret etmeye başlamışsınızdır ondan. Çünkü onun elinde değildir bazı şeyler. Ölümüne severken nefret edersiniz ve bunu haykıra haykıra söylersiniz ona. Senin bana hissettirip veremediğin şeylerden ötürü nefret ediyorum senden dersiniz. Bitmez, tükenmez birşeydir nefret sevginin bittiği yerde nefret başlar ama yine de içinizden söküp atamazsınız o nefreti. Çünkü o nefret sonsuz sevginin sonucudur.
Her anını hatırlayacağınız birinden nefret etmek demek ölene kadar o nefretin içerisinde hapis kalmak demektir. Sevgiyle hatırladığınız o anların önüne set çekmektir nefret o anları bile artık nefret ederek anarsınız. Sonu bucağı olmayan bu duygunun sonunda yavaş yavaş erir, tükenirsiniz. Artık hayatınızın her evresinde nefretin yeri vardır ve bu nefretle yaşamak ölmekten beterdir. Hayatınızda nefret edeceğiniz birinin olması ve bu duyguyu tatmanız dileğiyle. Hepinize benim gibi nefret dolu rezil bir gece diliyorum!
Evet nefret ediyorum ve edeceğim. Ve bu nefretime kimse engel olamayacak.. Müslüman katliamları yapan, müslümanların içlerine fesat sokarak birbirine kırdıran Vahşi Avrupa' dan , dünyayı yöneten 10 küresel aileden , israil' den , ABD' den, rusya' dan ve bunların bitmek tükenmek bilmeyen sömürülerinden ve iştahlarından ve bunlara benim ülkemde kepçelik yapan , payandalık yapan , kalemini bunlara satanlardan , Fetö' den, Hürriyet gazetesinden , Doğan grubundan, FOX Tv' den , gözcü gazetesinden , PKK' lılardan ve onlara arka çıkan CHP' lilerden alayınızdan nefret ediyorum. Nefret bir suçsa cezamı çekerim.. Ama size nefretim asla bitmeyecek bunu böylece bilin.
--spoiler--
''Sevgi ile Nefret arasında çok ince bir çizgi vardır. Birisinden nefret ediyorsanız ve bir gün onu yenemeyeceğinizi anladığınız zaman onu sevmeye başlarsınız. Ve yine birisini seviyorsanız ve bir gün onu yenebileceğinizi düşündüğünüz zaman ondan nefret etmeye başlarsınız.''
--spoiler--
Bazı zamanlar hiç bşr nedeni olmadan oluveren bir şeydir. Bunaltı ve sanrılar olur başında sonra bi bakmışsın herkesten nefret ediyorsun tanımadıklarından bile. Bu durum bir yandan üzüntü verirken bşr yandan da haz verir o lanet olası ego yüzünden. işte o an keyiflidir.
kuvvetli bir duygudur. insana çok zarar verdiği söylenmektedir. içini nefret kaplayan bir insan zamanla insancıl duygularını unutabilir. en sonunda da merhametsiz ve kötü bir varlık haline dönüşür.