" birbirini az tanıyan iki insanın arasındaki nefret ilk defa tanık olduğum bir durum değildi. bazen tesadüfler böyle gerektirir. cümlelerin hepsi duyulmaz. her şey yanlış anlaşılır ve çözülmesi çok zor bir nefret iki adamın arasına gelir ve oturur. " *
Aşk bir duyguysa nefret, aşkın kardeş duygusudur. Nefret de bir tür tutkudur çünkü. Size zarar veren bir insan olduğunda ya da sevginizden karşılık alamadığınızda yıpranan bünye artık bir süre sonra bundan sentezlemeye başlar kalan duygu monomerlerinden.
duyguların en pisi, en zahmetlisi... nefret gereksiz bir yüktür dese de yazarlar, her zaman bu fikri muhafaza edemiyoruz içimizde. neyse,
bugün kendime mantı ziyafeti verdim; ki benim için önemli, özel bir yemektir. sonra efendim bir baktım hiç sevmediğim, -büyük ihtimalle şimdi hoşlandığım adamın kollarında uyuyan basit, geveze, ucube, kötü- kadın da yemekte mantı yapacakmış. sosyal paylaşım siteleri sağolsun hepsini öğreniyoruz. *
hem adamı elimden al, hem üstüne benimle aynı yemeği ye, benzer damak özellikte ol. kaç sıfır mağlubum varın siz düşünün a dostlar.
bu konuya nerden mi geldim? sinirden hatta pardon nefretten. bizzat samimiyetle yazdığım örnekten anlayacağınız nefretlik bir durum varsa kıskanmakla da alakalı olabilir çoğu zaman. hepimiz insanız nihayetinde olur yani. yadsımamak, ayıplamamak lazım. ben de böyle değildim ona bakılırsa.
midenin tam ortasindaki bir yandan kalbini kirbaclayan ve kopmak isteyen bir kemer tüm vücudundaki sinircikleri isiran ve beynine tiktaktiktak öten bombanin patlama sürecinin az olduguna dair sinyal veren o pislik suratli cekic: senden nefret ediyorum.