bakın yeni anayasa teklifinin 146 ncı maddesi ne göre "anayasa mahkemesi onbeş üyeden kurulur."
peki bu üyeleri kim seçer?
12 üyeyi partili cumhurbaşkanı bizzat kendisi seçer ve görevlendirir.
3 üye ise partili cumhurbaşkanının başında olduğu ve çoğunluğu ellerinde bulunan iktidar partisinin bulunduğu mecliste seçilir.
yani aslına bakarsanız anayasa mahkemesinin tüm üyelerini cumhurbaşkanı atamış oldu.
peki bizzat cumhurbaşkanının atamasını yaptığı bu 15 kişi nasıl adil ve adaletli bu cumhurbaşkanını yüce divanda sorgular ve yargılar.
asla adil olmaz, asla bağımsız olmaz ve asla adaletli olmaz bu yüce mahkeme.
peki hangi maddeye göre cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılabilecek?
yeni anayasa teklifinin 105nci maddesine göre türkiye büyük millet meclisi üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla yüce divana sevk kararı alınabilir. 600 milletvekilinin 400 ünün gizli oy kullanması gerekiyor.
peki tbmm ne gelecek millietvekillerinin listelerini seçim zamanı bizzat hazırlayarak meclise gelecek milletvekillerine karar veren partii cumhurbaşkanı için 400 vekil bir araya gelir mi? bana göre asla gelmez.
diyelim 400 vekil bir araya geldi ve yüce divan kararı alacak, bu durumda kendisini yargılayacak bir meclisin varlığını fark eden cumhurbaşkanı ne yapar?
yeni anayasa teklifinin 119ncu maddesine göre olağanüstü hal ilân edebilir, olağanüstü hallerde cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104 üncü maddenin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın yürütme yetkisine ilişkin konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir ve meclisi doğrudan fesih (kapatma) edebilir.
işte bu sebeplerden dolayı "hayir" demek gerekiyor.
yukarıda ki yazımı herkesin çok iyi okuması ve çevresindeki her akepe li ye bunu tane tane anlatması gerekir.
Edit: Burada en önemli hususları dile getirdim, bu kadar açık olan bir gerçeği görmezden gelip bu açıklamalar karşısında bu entry e eksi veren kesin vatan hainidir, kanı bozuk, milletini sevmeyenlerdendir.
40-50 yaşındaki milletvekilleri bile bugün mecliste kendi koltuk ve gelecekleri sebebi ile idarecilerinden korkuyorken, yeni anayasa teklifi ile hiç hayat tecrübesi olmayan 18 yaşında ki milletvekillerinin mecliste kendilerinden yaş itibari ile çok büyük idareci ve diğer vekiller arasında nasıl boynu bükük kalacağını yazmadım bile.
darbe anayasasından kurtuluyoruz kisvesi altında meclisten geçirilen maddelerin 2-3 tanesine bakmanın gerekli açıklama vazifesi göreceği mevzudur.
anayasa hikaye başkanlık hikaye. ülkenin anahtarını tek bir adamın eline verme çabaları tüm bunlar. fiili olarak dikta rejimine neden evet diyeyim ? adam utanmasa belediyede çalışacak memurları bile ben atayacağım diyor. o anayasa maddelerini o millet vekillerinin, akademisyenlerin, işin uzmanlarının falan yazdığını düşünen varsa aklına şaşarım.. tüm maddelerde bir "cumhurbaşkanı şöyle yapar" ibaresi var lan nasıl bu kadar kör olunabilinir..
sadece cumhurbaşkanı kanadından değil, diğer düzenlemelerden de sorunlar mevcuttur.
--madde 3--
2709 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Yirmibeş” ibaresi “Onsekiz” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar,” ibaresi “askerlikle ilişiği olanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
--madde 3--
söz konusu madde, 'askerliğini bir sebep ile tecil(erteleme) ettirmiş olan birisi vekil olabiliyor' olarak açıklanabilir. ben, askerlik hizmetini yerine getirmemiş bir erkek milletvekili istemiyorum mecliste. sebebi ise yeri geldiğinde mecliste askeri kararların alınabiliyor olması. askerliği bilmeyen, nasıl karar alacak?
-------
--madde 8--
2709 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;
“MADDE 104: Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar. Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir. Kanunları yayımlar. Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar. Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir. Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler. Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder. Milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayımlar. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar. Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir. Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır. Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir. Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir. Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”
--madde 8--
söz konusu maddede; cumhurbaşkanı'nın tek başına bakanları atayabilmesi ve görevlerine son verebilmesi ciddi sıkıntıları beraberinde getirir. günümüz tarihinde yürürlükte olan anayasanın 109'uncu maddesinde bakan, başbakan tarafından seçilip cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. gene başbakan önerisi üzerine görevine son veriliyor. bu aşamalarda bir denetleme, tetkik süreci illa ki yapılıyor ve nedeni ile nasılı soruşturuluyor. ancak yeni düzenleme ile cumhurbaşkanı tek başına istediğini istediği bakan yapacak, istediğinin görevine de anında son verebilecek. beşer şaşar misali, cumhurbaşkanı da olsa önemli kararlar tek bir kişinin yetkisine devredilemez. ben buna karşıyım.
söz konusu maddede; tsk'nın kullanılması cumhurbaşkanı'nın emrine geçiyor. günümüz anayasası 92. maddesi'nde tsk meclis tarafından yönlendirilebiliyor, meclis tatilde iken cumhurbaşkanı'nın meclis adına karar yetkisi bulunuyor. ben silahlı kuvvetlerin vatan savunması haricinde cumhurbaşkanı'nın emrinde bulunmasını istemiyorum. cumhurbaşkanı özel kuvvetleri gibi kullanılmasını istemiyorum. bu durum cumhurbaşkanı kim olacaksa, ona da zarar verir çünkü cumhurbaşkanı'na doğrudan sorumluluk yükler. hesabın genelkurmay başkanına sorulması gerekirken iş cumhurbaşkanı'na kadar uzanabilir.
söz konusu maddede; eskiden tbmm, bakanlar kuruluna kararname çıkarma yetkisi veriyordu. şimdi cumhurbaşkanı canı istediğinde, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler harici olan kısımlar ile ilgili kararname çıkarabilecek, yürürlüğe koyabilecek. ben hayır diyorum. yapının hantal olması, bir kişinin keyfine bırakılmasından daha az zararlıdır ülkemize. oldu bitti uygulamalarına destek veren bir anayasa olabilir mi? olmamalı.
söz konusu maddede; yabancı kavramını inceleyelim. farsça bir ifade olan yaban kelimesinden türemiştir. yaban kelimesi de 'insan yaşamadan ıssız yer(tdk)' şeklinde tanımlanmıştır. türkiye'nin dışında ki devletlerde insan yaşıyor, onlar yabancı değil ki. şuan ki anayasamızda da sabit olan "yabancı devletlere" kısmı, yeni anayasa geçse de geçmese de bir düzenleme marifetiyle "türkiye cumhuriyeti devleti dışarısında ki devletler" veya "dış ülkeler" şeklinde düzenlenebilir.
büdüt: 8. maddede cb nin uluslararası anlaşmaları tek başına yapamaması 5. madde ile teminat altına alınıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak...) şeklinde bu madde.
-------
--madde 9-10 birlikte--
MADDE 9: 2709 sayılı Kanunun 105 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“E. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu MADDE 105- Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.”
MADDE 10: 2709 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“F. Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar MADDE 106- Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir. Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde, kırkbeş gün içinde Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Yenisi seçilene kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır. Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimi de Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yenilenir. Genel seçime bir yıldan fazla kalmışsa seçilen Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim tarihine kadar görevine devam eder. Kalan süreyi tamamlayan Cumhurbaşkanı açısından bu süre dönemden sayılmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinin yapılacağı tarihte her iki seçim birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, 81 inci maddede yazılı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde and içerler. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır ve dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır. Bu kişilerin görevde bulundukları sürede, görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçlar bakımından, görevleri bittikten sonra da beşinci, altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanır. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanır. Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”
--madde 9-10 birlikte--
söz konusu madde 9'da; cumhurbaşkanı, hakkında meclis tarafından soruşturma açıldığında seçim kararı alamıyor.
söz konusu madde 10'da; cumhurbaşkanı, bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir. üst sınırı yok. cumhurbaşkanlığı makamı herhangi bir şekilde boşalırsa, seçim yapılana kadar cumhurbaşkanı yardımcısı cumhurbaşkanlığı koltuğunda vekaleten bulunacak. ama hangisi? belki elli belki yüz cumhurbaşkancık ortaya çıkıyor. birbirlerine girerler. aralarında kimin cumhurbaşkanlığı koltuğuna vekalet edeceğiyle ilgili bir düzenleme yok. önce davranan diğer cumhurbaşkanı yardımcılarının görevine son verir, koltuğu tek başına kapar. 45 günlük süre içinde de ülkeye cumhurbaşkanlığı yetkileri ile kan kusturabilir. bunu engelleyen bir düzenleme var mı? yok. ülke yönetimi, dolayısıyla tsk da, videoda anlatıldığı gibi, yatağından önce kalkanın oluyor.
habur'da yaşananlara.. milyonlarca vatandaşımız açlıkla mücadele ederken sırf kameralara oynayıp komşu ülkeleradeki sefalete gözyaşı dökmelerine..davos'ta israil başbakanı'na kafa tutuyormuş gibi yapmasına..amacı hem hâkim, hem savcı olmak. istediği hâkimleri atayarak, mahkemeleri kendi çıkarına göre kullanmak istiyor. sadece kendi istediği kanunları çıkararak kendi fikrine karşı çıkanları indirmek istiyor. yandaş medya, yandaş müteahhitten sonra, yandaş hukuk sistemi ve yandaş hâkim oluşturmak istiyor. bunun icin hayır...yolsuzluğu, yoksulluğun sebebi kendi evladına villalar, gemicikler alması. yandaşlarına ihaleler dağıtarak, türkiye'nin kaynaklarını yani hepimize ait olan kaynakları yabancı şirketlere peşkeş cekmesiden dolayı hayır..bu anayasa'nın pkk açılımının hukuki alt yapısını hazırlamak istiyor (17 nisan 2010-kanal 24-tayyibin konuşması) bunun için hayır.....
asker yönetsin bu ülkeyi. postal yalamayı çok seviyorum. biz dört kişiydik; devlet bahçeli, abdullah öcalan, kılıçdaroğlu, (öbürü kimdi lan?) hepimiz de ''neden hayır diyoruz?'' bi düşünün işte.
neden ''hayır' dediğini sorgulayabilen onyüzbin seçmenden sadece birisinin sözü.
tanım : hayır diyenlerin, hayır deme sebeplerini anlatma adına sarfedilesi cümle.
hayır diyoruz çünkü, kenan evren in götünü kurtardığı anayasa nın rte ve saz ekibini kapsamaması paralelinde, akp nin kendi çıkarları doğrultusunda hazırladığı bir kurallar bütünüdür. gemicik gibi.. kömür yardımları gibi.. yusuff yusufff gibi..