https://youtu.be/0V0Q_Fi6iPI evet diyenler arasında neredeyse bütün parti üyelerini örgütleyen birininde son günlerde neredeyse 'hayır' çağrısını yapmasıda cabası. anlayana.
kendine gel türkiye biz bir bütünüz bizim içimizde kürdistan yok lazistan yok türkiye tek dil tek millet var. biz bunun içinmi atatürk'e söz verdik bir gün bölmek için mi ? gidin okuyun şu maddeleri eyalet sistemine geçişte kolaylık sağlamıştır. hadi diyelim tayyip ben olduğum sürece bu söz konusu bile değil diyor. ya sonra gelecek olan kişi ? madem söz konusu değil neden bunu bir madde ile desteklemiyor ? ya sonra gelen başkan eyalet sistemi için gereken kolaylığı kullanırsa ? neden kimse bunları düşünmüyor. düşünün kardeşim beyin bir süs organı değil düşünme organıdır. geleceğimiz söz konusuyken bir şeye körü körüne bakmayın bu parti meselesi değil geleceğimizin meselesi. saygılarla hayırlı geceler.
hep soruyorlardı. referandumda ne diyeceksin diye. evet çünkü tayyip diyordum. ta ki hayırcıların ikram ettiği çorbayı içene kadar. tadı çok güzeldi. bu sebepten hayır diyorum. çünkü bu önceki fikrimden çok daha mantıklı.
2010 referandumunda hayır diyenler gene teröristti tabii ki. evet dediler ne oldu çok güvendikleri kişinin adamları yargıya yerleşti. Peki evet diyenlere ne oldu şimdi içerdeler. Şimdi neden evet diyoruz ki neden diyelim yani kadınları hiçe sayan bir kişiye neden evet verelim. Ben ister çocuk sahibi olurum ister olmam bana ne hakla laf demeye hakkı var ki bu adamın. işine gelince Atatürk'ü anlatan bir insana neden evet verelim. Tecavüzlere susan bir insana neden evet vereyim sevgili arkadaşlar.
aklımızla alay ettirtmemek için.mesela 3 örnekle açıklamak gerekirse:
1-fesihin anlamı olan; meclis yeniden seçime gider yazıyor, fesih yetkisi yok diyorlar.kitapçıklarında kolay anlaşılsın diye fesih yazmışlar.
2-meclisin yetkilerini khk ile bir kişiye vermişler ama meclisi güçlendirdik diyorlar nasıl deyince 550 yi 600 yaptık daha güçlü temsil.
3-yargı denetimi getiriyoruz başkana diyor ama 400 milletvekili bulabilirsen.imkansız bir şey yani.hadi başkanın partiside başkana kıl oldu destek verdi başkan meclisi yenileme yani fesih kararı aldı kurtuldu.hadi diyelim onuda yapmadı anayasa mahkemesinin üyelerinin 5 ini direk atıyor geri kalan 7 sini meclise bırakıyor.oradan en az 1 tanesini bile kendi partisi seçse anayasa mahkemesinde 6 üyesi oluyor ve diğer üyeler suçludur karar verse bile 6-6 oluyor aleyhte karar çıkmıyor.mesela Venezuela da yaşanıyor bu durum şimdi.meclis ve halk başkandan nefret ediyor.meclis rekor oyla görevden alınmasını teklif etti ama başkanın atadığı mahkeme üyeleri meclis kararını iptal etti.görev süresi bitene kadar bütün bir ülke katlanmak zorunda ekonomide çöktü orada bu arada.
Ülkenin bir kesimi sırf Chp-Hdp-Almanya-Hollanda-Gezici ocu bucu Hayır diyor diye evet diyecek gibi(Halk ağızlı söylüyorum) çünkü onlar hayır diyorsa hayır yoktur diyorlar peki benim merak ettiğim bir konu var her ne şekilde olursa olsun bunlar bu ülkede bir şey istemediklerinde harekete geçiyorlar sağda solda bomba o bu şu şimdi neden duruyorlar?
Okumuş (yani akcahil olmayan) kesimin %31'i bu ülkeden kaçmak istiyor. Bu rakam, Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir oran, hele de Türklerin ne kadar milliyetçi ve vatanlarına bağlı oldukları düşünülürse.
Geri kalan okumuş kesim ise, umutsuz; verimsiz çalışıyor, ülkenin geleceğinden umudunu kesmek üzere. Bu, tek tek baktığınızda çok da önemli değilmiş gibi duruyor ama genel olarak ülkenin lokomotifi olan bu kesimin verimliliğinin düşmesi ülkenin temel çarklarında sıkıntılar yaratıyor.
En basit örnek Merkez Bankası. Merkez Bankası, hükümet korkusundan işini yapamaz hale gelince orada çalışan akıllı bürokratlar oradan kaçmaya bakıyor, Yerlerine atanacak aynı düzeyde adam bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Şu anki merkez bankası başkanı profili son yılların en düşük profilli merkez bankası başkanı çünkü bir önceki başkan ayrıldığında yerine atayacak düzgün birini bulamadılar; en nihayetinde yıllardır mb'de pişmiş, credentials'ı süper olmasa da sistemi iyi bilen birine muhtaç kaldılar.
Bundan önce görevi iki üç yetenekli insana teklif ettikleri, onların kibarca geri çevirdiği konuşuluyor. E ne oluyor? Son beş yıldır asli görevi olan enflasyonu indiremeyen, ama bir yandan da hükümetin parasal genişleme, ekonomiyi canlandırma ve işsizliği düşürme politikalarına destek çıkamayan bir mb. içinde bulunduğumuz durumu sadece ekonomik beceriksizliklere bağlamak hata. Babacan'dan sonra ekonominin tepesinde işten gerçekten anlayan insanlar kalmadı. Zeybekçi gibi birinin ekonomi bakanlığından ne gelir? Vizyonsuz, öngörüsüz, piyasa dinamiklerinden anlamayan bir bakan. Böyle olunca hantal, işe yaramaz, sokaktan kopuk bir ekonomi yönetimi var.
Bu son fetö dalgasında fetöcülerle beraber atatürkçüleri yine tasfiye etmeleri bir kez daha aynı sorunla karşı karşıya bıraktı hükümeti: yerlerine koyacak yetkin insan bulamıyorlar. Kendi yandaşlarını koysalar hepsi birbirinden aptal, akıllı insanlar istemiyor veya atatürkçü veya fetöcü diye sepetleniyor.
Hala beğenmedikleri 90 yıllık sistemin kaymağını yiyoruz ama nereye kadar? Bu halda 2023'ü lider bir ülke olarak görme imkanı var mı? Yoksa ucuz, basit, sıradan, eşek kuyruğu gibi ne uzalıp ne kısalan, din afyonuyla uyutulmuş 100 milyonluk andaval bir ülke mi? O 100 milyonu da Avrupa Amerika ekonomik olarak sömürmeye devam edecek.
Alın işte size bir sebep. Sırf bu yozlaşmaya dur demek için bile hayırdan başka çare var mı?