komutanlarını yeni hatırlamış, genel kurmay başkanı... onca zaman geçti tek kelime etmeyen kurmay başkanımız ne zaman ki erdoğan'ın eli ayağına dolaştı hapishanede olan komutanlarını hatırladı... yazık lan...
laikçi tayfasını tek kelime etmeden kudurtmayı başarabilen paşamızdır. bu tayfaya göre rezillik askerin siyasete bulaşmamasıdır. bunların ağa babaları yıllarca bu şekilde saltanat sürdüğü için normal olan bir durumu anormal kabul ediyorlar.
istifa onurlu ve kişisel bir iştir. ahmet mehmet istedi diye istifa etmem diyen genelkurmay başkanı. ilk defa kendisine katılıyorum. istifa onurlu bir iştir, herkes yapamaz. ağzına sağlık sayın genelkurmay başkanının.
normalde onbaşı bile olamayacak darbesever,dine diyanete vicdanlı insanlara savaş açmış çakma vatanseverlerin hedef tahtasına koyduğu görevinin başındaki genel kurmay başkanı.
Eğer sözkonusu olan vatansa, Türk milletinin bekasıysa karşısında olan herkesin sallandırılması gereken şerefli türk paşasıdır. israil ve abd silah şirketlerinden pay alan, ortada pkk varken en büyük tehdit irtica diyerek irtica kisvesi ile kendi halkını düşman olarak ilan eden, medya baskısı altında ezilip hükümete saldırmak zorunda kalan basiretsizler paşa oldu da necdet özel mi olamadı?
Bir genelkurmay başkanımız ses kaydında diyordu ki 'Kum torbalarını üst üste yığıyoruz ve buna 'siper' diyoruz. Bunu bize hükümet yaptırmadı, bunları biz yaptık'. Vatan evlatlarına bunu reva görenler paşaydı he mi! Tabi başörtüsüne karşı verdikleri kahramanca mücadele sayesinde onurlu birer paşa oldular.
Askere ev boyattıran, karısının köpeğini gezdirten biri olmadığı için, kalekollar yapıldığı için, Türk silah sanayiinde önem verdiği için katıksız orospu çocuklarına dert olmuş paşadır.
balyoz davası sanıkları komutanların kendisine şöyle bir mektup yazdığı şu anın genel kurmay başkanı.
en doğru yorumu insanların vicdanları yapacaktır.
"Genelkurmay Başkanı Org. Necdet ÖZELin Balyoz Davasına ilişkin olarak 21 Ekim 2013 tarihinde yaptığı basın açıklaması Yargıtayın 09 Ekim 2013 tarihindeki vicdanları yaralayan ve adaletsizliği onaylayan kararını kabullendiğini göstermiştir. Bu açıklama, işgal ettiği makamın kendisine yüklediği sorumlulukla bağdaşmadığı gibi, silah arkadaşlığının gerektirdiği dayanışma ruhuna da aykırıdır.
Balyoz Davasında yüzlerce subay sahte dijital verilerle üzerine atılan iğrenç bir iftirayla yargılanmış ve hüküm giymiştir. Çok iyi bilindiği gibi, dijital veriler 2003 yılında yapılan seminer kayıtları üzerinden sonradan yaratılan sahte ve düzmece verilerdir. Sürecin başından beri tüm komutanlarımız bu konuda hemfikirdir. Org. Necdet ÖZEL de Ekim 2011 ayı sonunda Hasdal Askeri Ceza Evine yaptığı ziyaret sırasında bu büyük haksızlığı teyit etmiş ve bu konuyu kendi yöntemiyle çözeceğini, çözemezse kendisinin de görevi daha iyisini yapabilecek arkadaşlarına bırakacağını ifade etmiştir.
Biz, Org.Necdet ÖZEL dahil tüm komutanların bu haksızlığı yasal platformlarda devletin en üst makamlarına aktardığını zaten biliyoruz. Asıl sorun da burada yatmaktadır. Bizim isyanımız; bu insanlık suçunun devletin gözü önünde işlenmiş olmasıdır. Genelkurmay Başkanı’ndan beklentimiz yasal sorumluluklarının dışında davranıp bizleri buradan çıkarması değil, kendi ifadesiyle bildiğini söylediği bu haksızlık doğrultusunda en azından bizim suçsuzluğumuza inandığını kamuoyuna açıklamasıdır. Çünkü Balyoz Davası bu kabul edilemez noktaya Genelkurmayın kahreden sessizliği sayesinde gelmiştir.
Türk halkındaki algı şudur:
"Suçsuz olsalardı komutanları sahip çıkardı" Bu algı son zamanlarda değişmeye başlamıştır. Ancak bunda Genelkurmayın hiçbir katkısı yoktur.
Org.ÖZELin yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize verdiklerini söylediği desteğe gelince; Genelkurmay Karargahı ve askeri lojmanlardan birkaç yüz metre mesafedeki Yargıtay binasında yapılan "Temyiz Duruşmaları"na ve her cumartesi yapılan "Sessiz Çığlık" toplantılarına Ankarada bulunan silah arkadaşlarımızdan katılımın olmadığı bilinmektedir. Bu Genelkurmay Başkanlığının yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize ne ölçüde destek verdiğinin bir göstergesidir. Genelkurmay Başkanlığı, Balyoz dijitallerinin sahteliğini teyit eden binlerce sayfalık askeri bilirkişi raporlarının arkasında durmadıktan ve kamuoyu ile paylaşmadıktan sonra hangi destekten söz edilmektedir?
Ayrıca, Org.ÖZELin "TSK personeli arasına nifak sokuyorlar" söylemi son derece talihsiz olmuştur. Tahliye olan karacı subaylar cezaevlerinden Denizci ve Havacı arkadaşlarının alkışlarıyla uğurlanmış, bunların bir kısmı ertesi gün "Sessiz Çığlık" toplantılarına katılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ne nifak tohumları ekenler; bu komployu kurgulayanlar ve uygulayanlardır!
Sonuç olarak; Balyoz Davası TSKnın bekasıyla ilgilidir. Bize yapılanlar tarihe insanlık suçu olarak geçecektir. Bu bilindiği halde "Hukuk Süreci" söylemine sığınıp yapılanlara sessiz kalınıyorsa, gelecekte bu günleri değerlendirecek olanlar bu davranışı tanımlayacak uygun bir sözcüğü mutlaka bulacaktır.
seçilmiş ıktidarin emrinde olması gerektiğini iyi bilen genelkurmay başkanı.
ya ne olacağıdı , kafası bozukdukca brifingler mi vermeliydi veya tanklarla balans ayarı mi yapmalıydi yada gayrı meşru yapılanmalarla darbe planlari mi ??
adam gibi adam necdet özel.
tsk nin artık normalleşmeye başladıgini bize gösteren paşadir... cami ziyaretleri ile ise bizdeki memetçik mefhumunu canlandırmıştır. allah ondan razı olsun.
askeri zekasını, o makama yakışıp yakışmadığını falan değerlendirebilecek kapasiteye sahip değilim. benim bu adamda hoşuma giden önceki genelkurmay başkanlarına göre daha az medyada gözükmesidir. hemen her siyasi olaydan sonra gazetecilere yorum yapan, üstü kapalı şekilde seçilmişlere göz dağı veren genelkurmay başkanlarına göre tercihimdir.