romanın neresinde bilmiyorum da elimde yalnız kadın kitabıyla uyumuşum. gün boyu taşıyorum, her yalnız kaldığımda okuyorum. romandaki yalnızlık kadına ait değil ama. öyle olsaydı ben şimdi burada olmaz, gün soğurken inciraltında kitabın kopan ön sayfasını masada unutmazdım.
kendisinin oyunlarından biri olan derya gülü adlı oyunu aynı salonda izleme fırsatına nail olmuşken ne üzücüdür ki yine aynı oyunu izlemeye gittiğim günlerden birinde * ölüm haberini tiyatro sahnesinden duyduğum büyük usta. *
cogumuzun ilkokul yillarinda görmüs yada okumus oldugu, memleketim derdim memleketim dagina tasina seslenirdim diye baslayan siiri ne kadar hosuma gitmisti hala hatirlarim.
iste o siir:
Dünyada hiç bir yer bence
Türkiye kadar güzel değildir
Madem emeğimi toprağına harcadım,
Madem yorgunluğum göğüne dalmakla diner
Bir gün bağlardan, bahçelerden yürüdüm.
Zeytinlikler, ardında çam ormanları,
Birden bir tepeye varınca esmeğe başladı
Kır çiçekleri, kayalar, fundalar üzerinden
Oracıkta şehit olanların anıları.
Oracıkta şehit olanların kanı
Karışmıştı çimenlerin yeşiline,
Güler gibiydi her biri bir taşın gerisinde
Rumeli'nin, Anadolu'nun bize benzer adamları.
Orada uzandım çimenlerin üzerine,
Orada çocukluktan gençliğe geçtim,
Orada anladım ölmez insanı,
Ölülerin inancıyla yaşar,
Ölülerin inancıyla ölürse.
ağladığını istemem ben ölürsem
beni en sevdiğin halimle hatırla
uzak bir yerde çalıştığımı düşün
hayatta olduğuma inan
bir gün gelir kendiliğinden
geçer bütün üzüntün
her yeni gelen günü
yeni bir ümitle beklemeli
her yeni gün
yeni havalarla gelir
gece, yağan yağmurla uyursun
sabah bir de bakarsın odan güneşli
her gelen vapuru, treni
yeni bir ümitle beklemeli
her gelen vapur, tren
yeni insanlarla gelir
ben esmerdim güzelim
bu sefer bir sarışını seversin
aşk yaşayanlar içindir.
Türk şairi ve yazarı. Florina'da doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi'nde yüksek öğrenimini tamamladı. Memurluk, avukatlık, basın ataşeliği, radyoda redaktörlük gibi çeşitli görevlerde bulundu.
Edebiyat alanına 1939 yılında Urla Halkevi Dergisi'nde yayımlanan bir şiiri ile girdi. Bir süre çeşitli sanat dergilerinde şiirleri yayımlandı. Daha sonra hikaye ve sahne oyunları alanında isim yaptı.
Şiirlerinde çoklukla yaşama sevinci, yaşama bağlılık gibi temiz duyguları dile getirir. Dünya Savaşı'nın genç insanlar üzerinde uyandırdığı tepkiyi ve üzüntüyü Harbe Gidenlerin Şarkıları başlıklı şiirlerinde ustalıkla işlemiştir. Hikayelerinde ve sahne oyunlarında özellikle Ege Bölgesi halkının dertlerini, yaşantılarını akıcı bir dille yansıtır.
Kazandığı bazı ödüller şunlardır :
1957 Sait Faik Armağanı (Değişik Gözle), 1977 Sait Faik Armağanı (Makedonya 1977), 1979 Türk Dil Kurumu Ödülü (Yağmurlu Deniz).
Başlıca kitapları :
Kızılçullu Yolu, Harbe Gidenlerin Şarkıları, Mayıs Ayı Notları, Güzel Aydınlık, inbatla Gelen, Güneş Çizgisi (şiir kitapları), Yalnız Kadın, Değişik Gözle, Ay Büyürken Uyuyamam, Dila Hanım (hikayeleri), Tütün Zamanı, Aşk da Gezer (roman), Boş Beşik, Susuz Yaz, Mine, Nalınlar, Derya Gülü (oyunları), Memleket Özlemi, Apollinaire'den Şiirler (çevirileri).
necati cumalı birinci yeni nin dayandığı halk kültürüne ulaşabilmek için kasaba kültürüne önem veren yazarlarımızdandır. eserlerinde töresel aksaklıklara , sorunlara değinmiştir. akla gelen ilk eserleri boş beşik ve susuz yaz dır.