gevende güzelliği..
bir annenin "uyan!" demesi.. ne mor ve ne ötesi tadında bir uyan bu; ne öte ne de beri tadında bir uyan bu; ne kırılgan bir uyan'dır ki bu, nusrat fateh ali khan dinlerken bulursun birden kendini.
gevendenin anlattığına göre şarkıyı orjinal haliyle okuduklarında hiçbir lezzet alamamışlar.sonra kelimeleri tersinden okuyup kaydetmişler.klibi de halen çekoslavakyada grafik okuyan iki türk öğrenci hazırlamış.şarkı insanın içini hem acıtır hem buruk bir mutluluk verir,klibiyse bence göz yaşartıcıdır.bana çocuk sahibi olamayan bir anne babayı anımsatır.
güneşi batırır bu şarkı avuçlarına insanın, kan diye ışık sızar da gökten; sen o aydınlıkta göremezsin önünü!...
şöyle demek ister mesela; ya da mış gibi yapar:
biliyorum beni duymuyorsun onun için anlatıyorum bunları. O kadar çok toprak örtmüşler ki üstüne.. Öpünce seni burnum yanağına değsin yeterdi. Ölürüm yokluğunda ruhun duymaz. Bana yağmur artık. Bana kar. Anlatsam roman olur, ağlasam olmaz.
Mezarlıklarından birinde "o" var dünya... Ve namaz uykudan hayırlıymış. Essalat-u hayrun min el nevm. Uyan!
Rüyama da gelmiyorsun yazık; oysa uykularımı bile sana boyarım ömrün duymaz. ben duyarım ama. ben hep duyarım. sen tek ki; bi' gel; bak bana; çok şey değil...
Şair burada kendini intihar ediyor. Yok kendini cesede benzetiyor. Uyan. Vel-Hâsıl-ı kelam: Nayu~
söylenecek her şey söylenmiş, bize bir şey kalmamış konuyla ilgili. annene mi küfrediyor belli değil dersin ya, bir yandan öyle. ama ne bileyim, anneme bu kadar güzel küfredeni dinlerim ben.