monte kristo kontu romanında adı sıkça geçen, hatta ana karakterimiz edmond dantes’in (monte kristo kontu) hayatının değişmesinde dolaylı yoldan ufak bir kilit rol oynamış büyük komutan.
mısır'ı fethettiği zaman yayınladığı genelgenin yanında, halk arasında kendisinin müslüman olduğuna dair söylenti de çıkarmıştı ama aslında kendisi dinsizdi derdi rahmetli muşlettin amca.
rusya' da kazak atlı askerlerden kaçan napoleon bir kürk imalatçısının dükkanına girer. ondan yardım ister. kürk imalatçısı da ona kürk yığınının altına saklanmasını söyler. kazak askerler içeri girer, her yeri arar, yığına da kılıçlarını sokar ama hükümdarı ıskalarlar. gittikten sonra kürkçü, tam gidecekken şöyle sorar: '' kürk yığının altında ölüme yakın hissetmek size nasıl hissettirdi ? ''
napoleon : '' sen benim gibi bir imparatora nasıl bunu sorarsın ? '' der ve gelen askerlerine işaret eder: '' şunu kurşuna dizin ''
zavallı adamın gözleri bağlanır ve sadece napoleon' un sesini duyar.
'' silahları hazırla ''
biraz sonra şunu söyler: '' nişan al ''
adamcağız sonunu beklerken bir el gözündeki bağı çıkartır. napoleon gülümsemektedir: '' şimdi anladın mı nasıl hissettiğimi ? ''.
basuru yüzünden koca fransa göt oldu ,napolyon askerdi o kadar.
eğer waterloo'da yenilmese bugün belki fransa diye bir yer olmayacaktı.
yenildi fransa rahatladı.
sanayi ve burjuva devrimlerini, gelişmeyi reddeden o dönemin faşist kafalı birisi idi..
bir ingilizlere bakın birde fransızlara farkı anlarsanız napolyon'u da anlarsınız.
iyi askerdi o kadar.
Kendisi kadınlardan nefret edermiş. Üniversitede iken okuduğum bir makalede görmüştüm efendim.
Bir de kimileri Akka yenilgisi sırasında kendisinin Fransa imparatoru olduğu yanılgısını yaşıyor. Oysa o sırada kendisi beşli direktuvar döneminde bir komutandır. Maalesef bu yanılgıyı lisedeki tarih hocamız da yaşamış ve dersinde bizlere yanlış bilgi vermişti, evet.
Çok zeki bir adammış askeri yöntemleri okullarda ders olarak okutulmuş.en büyük hatası moskovaya yürümesi olmuş allahın manyağı ruslar ebesini tersten göstermiş.
"Beş parasız, neredeyse hiç arkadaşı olmayan Napoléon Bonaparte, altı kardeşi ile annesine bakmakla da yükümlüydü. Bunlara rağmen altı yıl sonra Birinci Konsül ve diktatör, beş yıl sonra ise Fransa imparatoru oldu."