Malum partinin vekilinin evinde, Malum partinin vekilinin silahı ile kendi kalbine 2 kere sıkıp intihar ettiği söylenen gariban. Özbekistan dan gelen haberlere göre kurşun girişlerinde yanık izi yok yani silah uzak mesafeden ateşlenmiş. uzak mesafeden kendi kalbine 2 kere ateş edebilecek kadar yetenekli bir insan evladı bu gariban kardeşimiz. Yersen!
Ülke muz cumhuriyeti olmuş arkadaş bu kadar net. Yetkin varsa sokakta insan öldürsen yine ceza almazsın bu ülkede.
Kendi hayatına kendisi isteyerek son vermesi ihtimali olmayan, tecavüze dayanamayıp intihar eden veya bizzat şerefsiz yobaz milletvekili müsveddesi tarafından silahla öldürülen gencecik bir genç kadın.
Caresizligine bakar misin. Bir ailenin kizi saibeli bir sekilde oluyor, kadin buyuk ihtimal suistimal ediliyor, oldukten sonraki gercekler bile aciga cikarilmiyor, laf ederseniz susturuyorlar, belki aileyi tehdit ediyorlar. Turkiye en az afrika ulkeleri kadar yozlasmis bir durumda. Her sey gecer. ekonomik kriz, yoksulluk, dogal tahribat, ama bir kere insanligini kaybedersen siksen yerine gelmez o. Biz ulkece kaybettik onu, artik bu ulke oclerin yogun oldugu, paran kadar ya da tanidiklarin kadar soz hakkinin oldugu siktiriboktan bir ulkedir. Gecmis olsun.
Konu başlığının sahibi Maktül rahmetli nadira kadirovanın kedisi sarman ile hikayede adı geçen kurtla kuzu, Aynı çayırın hayvanları oldukları için istemeden de olsa aralarında bir bağlantı vardır. Tabi malum masallar tamamen hayal ürünüdür. Gerçek hayatla ilişkilendirilemez. Yoksa aşağıdaki hikaye tamamen bağımsız ve Konuyla hiç alakası yoktur...
Kurt su içmek için dereye inmiş. Tam suyunu içececekken, başını çevirmiş bir kuzu görmüş. Körpecik kuzu, gencecik, tüyü yeni bitmişlerden. O da kurdu görmüş, bacakları tir tir titremeye başlamış.
Kurt kaşlarını dik dik çatmış, tepeden tırnağa süzmüş minik kuzucuğu:
“Hiç,” demiş kuzucuk, “su içiyordum.”
“Niçin doğru dürüst suyunu içmiyorsun, peki?”
“Anlamadım,” demiş kuzucuk.
“Anlamamışmış! Ben şimdi sana anlatırım. Benim içeceğim suyu ne halt etmeye bulandırıyorsun; sende hiç utanma arlanma yok mu?”
“Senin suyunu bulandırmak mı? Ama bu olanaksız. Sen yukardasın, ben aşağıda. Irmak da yukardan aşağıya akıyor. Aşağıdan yukarıya değil ki…”
“Demek, öyle…” demiş kurt. “Demek… Ha ha, şimdi tanıdım seni, şimdi. Sen değil miydin, geçen yıl anama bacıma söven, ha, sen değil miydin?”
Kuzucuk şaşırmış:
“Kesinlikle hayır” demiş. “Ben daha bu yı| doğdum, geçen yıl hayatta bile değildim.”
“Öyle mi? O zaman, sen değilsen mutlaka senin kardeşindi.”
“O da olanaksız” demiş kuzucuk. “Benim hiçbir zaman kardeşim olmadı. Ben bir ananın bir babanın tek kuzusuyum.”
“Vay beni yalancı yerine koyuyorsun ha, öyle mı? Saklama, saklama, biliyorum. Çobanlar söylediler, anama bacıma söven sizin aileden biriymiş Artık sız çok oldunuz, yüz verdik diye tepemize çıktınız. Ben şimdi seni bir yiyeyim de bütün kuzuların koyunların aklı başına gelsin!”
Böyle demiş, kuzuyu oracıkta haklamış.
Masaldaki Öğüt: Bir insan güçlüyse, yapacağını yapar, güçsüzün hakkından gelir. Haksız bile olsa, zeytinyağı gibi üste çıkar.
akp medyasında kesinlikle göremeyeceğiniz bir haber. detaylar geldikçe konu daha belirgin hale geliyor. kaçak çalıştırılan 23 yaşında güzel bir kadın sizce neden intihar eder? orada ne iş yapıyordu? koskoca zengin milletvekili neden kaçak işçi çalıştırma ihtiyacı duysun?