orhan veli şiirlerini öyle bir okumuştur ki, insanın karşısına sadri alışık'ı alıp boğaza karşı rakı içesi gelir, gereksiz bir melankoliye sürükler ,aşık olma isteği uyandırır.
geçen sene dükkanda şuan da takıldığım gibi bilgisayarın başına kilitlenmişken karşıma çıkıveren güzide sanatçı. benzin için şişe lazımmış efendim kendisine. işimi gücümü bıraktım karşıdan bir şişe buldum hemen. kendimden beklenmeyen bir hızlılıkla hareket etmem yüzümdeki tebessümlerle karıştı. karşılıklı bir saygı bakışı attık öyle. içerde ılgıt ılgıt the animals çalıyor. bu malum saygı içeren bakışmaların akabinde ona şişeyi uzattım. gülümsedi hayli yaşına binaen yıpranmış ve yorgun görünüyordu.evet evet beni o pozisyondan bilgisayarın başından transa geçmişken kaldırabilecek tek tük insandan biriydi. o ses yok mu? kapının önünde dikilmiş silüetiyle size mırıldanan o ses. saygılardan saygı duyma sebebi.
hayal meyal hatırlarım trt yıllarındaki şiir programını. işte o zaman, onun sesiyle, onun mimikleriyle sevdim şiiri, okumayı. alf olarak girdi çoğu insanın hayatına, ve en son hatırladığımsa kung fu pandadaki oogway karakterini nasıl böylesine gerçeğe dönüştürdüğü, sesiyle hayat verdiğidir. bu kadar akılda kalıcı başka bir ses daha var mı bilmiyorum.
türk degil de amerikali olsa bütün dünyanin sanati karsisinda onu yere mi göge mi koyacagini bilemeyecegi büyük deger. en büyük tiyatro sanatcisi. bir dille yapilabilinecek en zor isi, siir okumayi beceren, ama aslinda tiyatro oyuncusu olan büyük adam. itiraf edeyim, ölmesinden korktugum en önemli sahislardan birisi su an türkiye cumhuriyetinde. türkiye´nin en büyük degerlerinden biri, sanat alaninda türkiye´nin yetistirdigi en ciddi tiyatro ögretmeni, türk diline, türk edebiyatina, türk kültürüne en büyük hizmetleri yapmakta olan büyük adam. hic ölmesin hep yasasin istedigimiz büyük insan. onun o sesi var ya...o sesin kullanilisi var ya....ben hayatimda kenter tiyatrosunda kendisini nazim ´in "memleketimden insan manzaralari" yla izleme serefine nail olmustum. bir masa bir sandalye, bir kücük raki, ve bir bardak´la bir kücük kase de leblebi vardi sahnede, sohbet eder gibi cikti ve siirleri okudu. ben hayatimda ondan sonra da önce de cok sahne gördüm cok sanatciyi sahnede izledim, müsfik hoca´nin oradaki büyüklügüne hicbiri erisemedi... alcak gönüllü durusuyla büyüdü hoca,cok büyüdü en son sahneye sigamaz oldu. öyle ki tiyatro meraki olmayan halkimdan herkes oyun bittiginde agliyordu, bak allah bilir ya o an simdi gene aklima geldi, bogazima bir yumruk dügümlendi...o ses, o insan hala kulaklarimdadir, hicbir zaman unutmadim, ve hicbir zaman da unutmayacagim. müsfik hoca "memleketimden insan manzaralari" ni kaset ya da cd´ye okumadi, ben bilmiyorum, eger bilen varsa, o kaydi hic kaybetmesin...sahip olabilecegi en degerli seylerden birisi o kayit o arkadasin hayati boyunca...
usta tiyatrocu, tiyatro yönetmeni, aynı zamanda çok iyi bir seslendirme sanatçısı, bir dönem ilgiyle izlenen alf dizisinde uzaydasn gelen yaratık olan alf'i seslendirmiştir.
sesiyle insanları kendisine aşık eden, aşka inandıran, güzel insan. kendisini sahnede izleyen insanlar için bunun tanrısal bir armağan olduğunu düşündüğün büyük oyuncu.
Yalnız Olanlara;
Aşk bir kelebek gibidir, peşinden koştukça hep senden kaçar..En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir...Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk özeldir,aşkını hak eden birine sunarsan eğer..
Sevgilisi Olanlara;
Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır..
Çapkınlara;
Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme.içinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık
etmektir...
Evli Olanlara;
Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir... neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir... "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir...
ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir...
Kalbi Kırık Olanlara;
Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir.
Aşık Olmaktan Korkanlara;
Aşka düş ama tökezleme, anla ama bekleme, paylaş ama isteme,yaralan ama asla acıyı içinde büyütme...
Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;
Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa,o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir..
Aşkını itiraf Etmeye Çekinenlere;
Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir, sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir..
Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;
Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır...
Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bil ki 10 sene sonra yine hak
etmeyecektir...
Bırak, gitsin...