müslümanların asla açıklayamayacağı ayetler

entry17 galeri0
    1.
  1. 1.
  2. daha henüz edep öğrenmemiş kimselerin ayetleri cımbızlyarak buraya taşıması ve buna samimi açıklamalar beklemesi. daha kaç kere açıklayacağız delikanlı? ha senin amacın üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi önce onu bi' söye sonrasında ona göre açıklama yapar değerli müslüman kardeşlerimiz. uğranmayan başlıklar diyorsun bak gördün mü bıktırdın artık sallanmıyorsun!
    9 ...
  3. 2.
  4. kuran o kadar güzel bir kitap ki. okuyorum okuyorum ne güzel şeyler yazıyor diyorum. ancak ilk entrydeki ayetlere geliyorum neden böyle yaptın ki diyorum. sonra aslında kuranın günümüze bozulmadan gelen bir kitap olmadığını düşünüyorum. ya da kuranın bazı kısımlarının tüm zamanlar için indiğine bazı ayetlerinde normal olarak o günün yer ve koşullarına göre indiğine karar veriyorum.
    2 ...
  5. 3.
  6. 1- nisa 34 - kadınları dövün:
    endişelendiğiniz konular diyor 1- birisi ile fazla samimi olmasından endişeleniyorsan bu konu da uyar diyor. eğer sen sevgilini herkesle paylaşacak kadar genişsen o da senin bileceğin iş. ben sevdiğim kızın saç telini bile benimserim, saç telini kendimden bile esirgerim. bunun altında da psikoloji yatıyor, güvensizlik değil. Bu endişeler birnevi takıntıdır, insanların hassas noktasından oluşur. endişelendiğin bir sürü konu olabilir bu bir örnek. Dövmeyi tasvip falan da ettiğim yok, şimdi çıkarım yapar kendi kininden beni bir tutar. vefalı sevgilin varsa zaten sözünü dinler, sen de onun sözünü dinlersin egona yenik düşmeyip
    2- - bakara 282 - kadınlar yarım akıllıdır
    bu ayetin hadis kısımı da var. Ve hadis kısımında ise kadınların eşlerini cehenemme götürdüğüne dair bir şeye değiniliyor. bir hadis-i şerifte ise günah işleyenin aklının bir kısmının gittiği söylenir.
    Eğer yarım akıl söz konusu olsa idi, hiç bir kadın böyle bir noksanlığı olduğu için namaz kılamazdı islam bunu emretmez çünkü, başka ayetlerde ise mal konusunda velisini çağırması gerektiğini yazar islam ise kadınlara mal hakkını nafakayı falan tanır.
    diğerlerini iyice araştırıp yazarım.

    parazitli düşünceler rehber olarak kullanıldığında bir algı da, insan elbette çelişkiye düşüyor. Ama Allah hata yapıyor dendiğinde çelişki oluyor, ama ben nerede hata yapıyorum dendiğinde çelişki, umuda dönüşüyor.
    nietzsche'nin dediği gibi.
    3 ...
  7. 4.
  8. biktik bu ayete aciklama getirmekten.
    bazi mallar halen inatla inanmak istedigi seye inaniyor.
    ayet'deki "darabe" kelimesi "yol ver" "uzaklastir" anlaminda kullanilmistir.
    "darp et" anlaminda degil.
    8 ...
  9. 5.
  10. kuran'ın meallerine baktığınızda ayetler farklılık göstermiştir. mesela bu karılarınızı hafifçe dövün ayeti birçokları tarafından bu şekilde çevrilmiştir. bazı kelimeler farklılık gösterir ama nihayetinde olay vurmak ya da dövmeye bağlanır. ancak yaşar nuri ve birkaç başka ilahiyatçı o ayetin o kısmını yazmamışlardır bile. ve ben birçok meale baktım darp et değil de "yol ver" yazanını görmedim.
    dediğim gibi dünyanın bütün meallerini okudum demiyorum ama baktıklarımın hiçbirinde görmedim.
    4 ...
  11. 6.
  12. Açıklasak bile anlamayacaksın Allah istediğini doğru yola iletir istediğinide saptırır .
    3 ...
  13. 7.
  14. Müslüman alimlerin açıkladığı ayetlerdir. ayrıca avam müslümanların açıklamak zorunda olmadığı ayetlerdir. Allah(cc) bizi imtihan etmek için göndermiş. O ne buyurursa bizim başımızın üzerinde yeri vardır. Bize buyurduğu bizim hayrımızadır. Modern dünyanın bunu kabul edip etmemesi umrumuzda değil çünkü modern dünya ikiyüzlüdür. Onlar kadın haklarını koruma görüntüsünde kadının namusundan vücuduna herşeyini bir meta olarak kullanırlar. kadınların ne olduğundan çok onların istediği şekilde olmaları ile ilgilenirler. Yani kadın kullanılıp atılması gereken bir metadır, bir kapitalizm aracıdır. Güzel kadın, güzel vücut onlar için değerlidir. Ona prim verirler, eskiyince atarlar. Sonrasında kadın parasıyla saygı satın alabilirse alır. Yoksa rezil biçimde ölür.

    islam ise kadına beşikten mezara değer verir. Zengin, güzel, çirkin veya zeki olup olmamasıyla ilgilenmez. Ölçü takvadır.
    0 ...
  15. 8.
  16. aslında kadın erkek kim olsa aldatan kişiye gayet de şiddet uygulamak ister bu 2+2=4 gibi bir şey. ama buna allah'ın izin veriyor oluşu oturmuyor kafada. bu ayetleri o gün şartlarında ve arap toplumuna göre değerlendirmeyi tercih ediyorum ben. ama geri kalan her şey cuk oturuyor. perfekto.
    2 ...
  17. 9.
  18. açıklanamayacak ayet yoktur aslında.

    burada esasen kaçırılan nokta şu; islamiyet o dönemki arap toplumunun tüm alışkanlıklarını bir anda değiştirmemiştir. çünkü var olan bir kültürü bir anda yok saymak da insanların inanabilirliği açısından ters etki yaratacaktır. bu durum vahyedilen hemen hemen tüm dinlerde böyle olmuştur.

    örnek vermek gerekirse,

    arap toplumunda bir erkek sınırsız kadınla beraber olma gibi, aşağılık bir kültüre sahipken bunu 4 e indirgiyor ardından da, eşit davranabileceksen diyor. aksi halde 4 te yasak. fakat insanoğlu o dönemden bu yana toplumsal evrim eşiğini atladığından ötürü, bugün geldiğimiz noktada bu sorunu halletti. medeniyet denilen kavramı buldu, geliştirdi. (günümüzde bazı sözde islami anlayışlar halen 4 kadınla evliliği savunur)

    örnekleri çoğaltabiliriz.
    1 ...
  19. 10.
  20. "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az."

    Daha once bu konularda bir cok baslik acildi. Bu basliklara girilen entrylerde yapılan açıklamalar, verilen cevaplar yetersiz kalmış. Çünkü başlığı açma tarzından belli; niyet Müslümanları köşeye sıkıştırmak, ayetleri ve islami anlayabilmek değil. "Asla aciklayamayacagi ayet" bu ne kadar boş bir üsluptur...
    Bu ayetler iman edenlerin imanını, inkar edenlerin inkarini arttırır...
    (bkz: Tevbe suresi 124-125)
    Rabbim ne kadar büyüksun!
    2 ...
  21. 11.
  22. 1- kadınları dövün,

    ayet, senin yaptığın gibi müstakil olarak "kadınları dövün" şeklinde olsa idi islam kadını alakalı alakasız sınırsız dövme hakkı veriyor diyebilirdik.

    ancak ayette aile kurumunun mahremiyetinden bahsedip uyarı sıralamalarını veriyor bu durumun diğer alternatiflerden üstün olduğunu belirtiyor.

    2- kadınlar maldır,

    ayette evlenecek erkeklerin adil davranmak kastı ile evlenebilecekleri kadın sayısı veriliyor. zira islam öncesi arap kültüründe bir erkek 60-70 kadınla beraber oluyordu. nikah akti olsun veya olmasın. ancak ayette adil davranamamaktan korkarsanız bir tanesi ile evlenin diyor.

    burdan nasıl kadın maldır çıkarımında bulundun anlaması güç.

    3- kadınlar yarım akıllıdır.

    ayetteki şahitlik kısmına istinaden yazdığını tahmin ediyorum.

    kadınlardan iki şahit tutulması kadının yarım akıllı olduğu anlamına gelmez. sen orda 1 erkeğe karşılık 2 kadın şahit olarak kıyaslamışsın orda bir kıyaslamadan ziyade kadın utanmasından dolayıdır.

    * rasulallah s.a.v'in hangi kadınlarla nikah kıyabileceği hususu belirtiliyor. "bütün kadınlar sana helal " gibi bir sapkınlığı isnat etmeni cehaletine veriyorum.

    * kafa kesin,

    ayetten bu şekilde nasıl bir anlam çıkardın bu çıkarımı yaparken kelam'ın hangi yöntemlerini kullandın bilemiyorum ama dediğin gibi olsa dünyada şu an müslümanlardan başka kimse kalmazdı. zira o güce ulaşmış devletler çıkardık.
    6 ...
  23. 12.
  24. Her açıdan ele alınması gereken ayetlerdir. En iyi ihtimalle yapılan açıklama şu ki "oradaki kelime darp et anlamına gelmiyor, uzaklaştır mesafe koy vs gibi anlamlara geliyor". Şundan hiç rahatsız olmuyor musunuz, neden bu kitapta aynı hareketleri erkekler gerçekleştirdiği taktirde kadınların takınması gereken tavırlara karşı bir hüküm yok? Örneğin, baş kaldırmalarından endişe ettiğiniz erkekleri çnce bla bla sonra bla bla son çare olarak da "uzaklaştırın". Bu kitabın hiçbir yerinde böyle bir şey söz konusu değildir ve dolayısıyla savunulacak bir tarafı yok. Zaten nisa 34e bakarsanız ayet erkeklerin mallarını harcamalarından dolayı kadınlara üstün ve itaat edilmesi gereken bir merci olduğunu anlatmakla başlıyor. Böyle bir ilkellik kabul edilebilir mi ve buna evrensel denilebilir mi? Bu ayet de ne yazık ki toplumsal olarak kadının ekonomik özgürlüğünün olmadığı ve statüsünün düşürüldüğü diğer bir çok ayetten biridir.
    2 ...
  25. 13.
  26. hangi meali buraya spoiler verdiğine göre değişir.

    nitekim, arapça dan türkçe ye çevrilen ve ilk ayet için yaklaşık 40 ayrı meal vardır. bir dilden bir paragrafı çevirirken bile anlam kayması yaşanırken, örnek; tercümanların (en günceli için maç sonu yabancı teknik direktörlerin söylemlerini çevirenlere bakabilirsin) çevirdikleri, bazen tam manası ile türkçe de karşılığını bulamamaktadır.

    meal kavramına birde çeviren kişinin düşünür olarak yaklaşıp kendi yorumunu eklemesi ile anlam kargaşası olabilir. bazı ayetler öyle mealler ile türkçe ye uyarlanır ki, apışıp kalırsın.

    mesela nisa suresi 34. ayet in bir başka meali;

    --spoiler--
    Edip Yüksel**: Erkekler kadınları gözetirler. Zira ALLAH herbirine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Nitekim erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eğer ve ALLAH'ın korumasını emrettiği (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. iffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.
    --spoiler--

    özetle; soruyu sorma tarzın ve yaklaşımın ile kuran-ı kerim den çeviri&meal yapmak, yazdığınla değil, yazdıran beyin ile alakalıdır.

    mesela bu da bir mealdir.*
    --spoiler--
    Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. ilimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.
    --spoiler--

    (AL-i iMRAN SURESi / 7)
    0 ...
  27. 14.
  28. Dostum senin amacın bilmediğini öğrenmek falan değil, sen duymak istediğini arıyorsun. Buraya 2 sayfalık entry de girilse senin fikrinde bir değişiklik olmayacak, çünkü sen aklını boşa almışsın bir kere. Her entryinde hastalıklı önyargıların bariz belli oluyor. O yüzden cevap vermeye değmezsin bence.
    3 ...
  29. 15.
  30. Bir rivayete göre. Hz Ali'ye sormuşlar ya öbür dünya yoksa demişler.
    O da demiski ya varsa.
    Madem inanmiyorsun ya varsa de bari de kafirce ölme. Zira gunahlarinin cezasini ceker cennete gidersin. Sana niye akil veriyorum ki dilediğin gibi yasa; ama islam diniyle dalga geçme.
    2 ...
  31. 16.
  32. Bu konu ile ilgili kaçıncı başlık bilmiyorum ama olsun maksat eğer ki görebilme isteği ise üşenmeden cevap yazmak faydalı olacaktır. Ben allaha inancı olan biriyim. Bu inançım okumam ve gelişen bilimle birlikte düşünmemden kaynaklı, zaten kuranda okuyun ve düşünün diyor ayetlerde defalarca.
    kuranda açıklaması olmayan ayetler değilde anlaşılması kolay olmayan yani birden fazla anlama denk gelen ayetler var, al-i imran 7. Ayet bu konu da bilgi veriyor fakat bu bir eksiklik değildir belki iyi araştırılırsa bir takım sonuçlara ulaşılabilir yeter ki önyargı olmadan araştırılsın. Bir kıyasla konuyu izah edelim.
    mesela bilim benim içinde son derece önemlidir, bilim bize gökyüzünde yıldızların varlığı hakkında bilgi veriyor fakat sayısını söyleyemiyor şimdi bu bilim için bir eksikliktir dersek haksızlık yapmış oluruz belki ilerleyen teknoloji ile gelecek yıllarda açıklanabilir.
    Başlıkta mülk 5. Ayet Hariç örnek verilen ayetler açıklanamayan ayetlerden değiller çünkü hüküm bildiren ayetlerde açıklama olur 2 ayeti naçizane açıklayayım.

    Başlıkta bahsi geçen nisa 34. Ayeti anlamak için ;

    nisa 34. 35. 128. 130. Ve Bakara 231. ayetler beraber okunmalı, bu ayetler evlilik kurumunun düzenlenmesi için indirilen ayetlerdir. nisa 34. ayette '' itaatsizliğinden endişe ettiğiniz kadınlara... '' ayetin bu kısmı istismar ediliyor buradan şu sonucu çıkartıyorlar, erkekler kadınlardan üstündür erkek konuşunca kadın susacak itaat edecek diyorlar oysa ki aynı ifade nisa 128. ayette bu sefer erkekler için var. ''itaatsizliğinden endişe ettiğiniz erkeklere... '' hiç kimse bunu görmek istemiyor. şimdi buna göre de kadın üstündür denilmesi gerekecek böyle bir tezat olabilir mi? bu iki ayet (nisa 34 ve 128 ) beraber düşünülünce konunun bir cinsiyet üstünlüğü olmadığı anlaşılıyor yani her iki ayette, evliliğin sorumluluklarını yerine getirmeyen erkeklere ve kadınlara hitap var. özellikle nisa 35. (dikkat edin nisa 34 ten sonraki ayet yani konunun devamı) ayette ''karı kocanın arasını düzeltmek için bir kişi kadın tarafından bir kişi de erkek tarafından hakem belirlenir.'' işte konunun evlilik sorunları olduğu bu ayetten anlaşılır ve eşitsizlik olsaydı kadın tarafından hakem istenir miydi?

    nisa 34. ayetteki dövün meselesi, dövün diye çevrilen vadribu kelimesinden kaynaklıdır evet bu kelimenin dövmek gibi bir anlamı var fakat salıvermek, bırakmak vs. gibi anlamları da var yani çok anlamlı bir kelime, türkçede ki "yüz" kelimesi gibi ve çevirilere dikkat edin bu kelimeye farklı anlamlar verilmiştir araştırın göreceksiniz.
    Konunun evlilik sorunu olduğu bildirildiği için bu sorunu nisa 34. Ayette bildirilen yollarla çözün denilir. eğer ayette kastedilenin dövmek olduğu düşünülse, dövülecek kadın için neden kadının tarafından bir hakem istensin? dikkat edin ayette evlilik sorununun çözümüne öğütle başlanılıyor dövmek ile bitirilebilir mi? üstelik dövme ile sorun çözülmez aksine daha çok büyür düşünün kadın tarafından bir de hakem var ve eğer bu çözümler işe yaramazsa, nisa 130. ayette ''eşlerin ayrılmasından'' bahsedilir. madem eşler birbirinden ayrılabiliyor o zaman ayrılan kadın neden dövülsün? ''vadribu'' kelimesi ayet ve konu bütünlüğü bakımından salıverme anlamındadır. Birde "bakara 231. Ayette denilir ki "boşandığınız kadınları iddet süreleri içinde ya iyilikle tutun ya da iyilikle salın" konu yine evlilik sorunu ve bu ayette salın diyor bakara 231.ayette nisa 34. Ayeti konu bütünlüğü olarak destekler.
    not; iddet zamanı yani bekleme zamanı, çünkü boşanma kurana göre tüm şartların ve hakların oluşmasından sonra gerçekleşir. (Boşanma konusu da hakkında yüzlerce ayet olmasına rağmen çok istismar edilen bir konu. Neyse konumuz boşanma değil. )
    Bir diğer ayet bakara 282.
    bakara 282. ayette borçlular üzerinden şahitlik yapılması hakkında bilgi verilir dikkat edin nikah şahitliği gibi değil yani çıkar mevzusu olabilecek bir duruma şahitlik, bu ayet eşitsizlik diye öne sürülür, bakalım öyle mi? ayetin sonunda ''şahitlik yapanlar zarara uğratılmasın'' deniliyor yani şahitleri koruma bildiriliyor ve ayette deniliyor ki "2 erkek şahit getirin eğer ikisi erkek olamazsa bir erkek ile iki kadın şahit getirin" işte eşitsizlik yorumunu buradan çıkartıyorlar. ama
    ayetin devamında "Kadınlardan biri unutunca diğeri hatırlatsın'' denilir, şimdi unutan kadın hatırlamadığını beyan ederse şahitlik konusunda devre dışı kalır böylelikle bir erkek şahit birde kadın şahit olur yani oran 1-1 olur ve eşitlik varolur bu ihtimale neden bakılmıyor? eğer unutan kadın ( hatırlayan kadının hatırlatması ile ) hatırladığını beyan ederse diğer kadını desteklemiş olur ve birbirlerini korumuş olurlar. Her çağda kadınlar erkekler tarafindan istismar ediliyor buna kadına uygulanan şiddet ile günümüzde de tanık oluyoruz şimdi x bir kişi tanıklık yapan bir erkeği mi istismar etmeyi seçer yoksa kadını mı? Ayetin eşitsizlikle hiçbir ilgisi yok, ayet önce borçlulara aldıklarını verdiklerini yazarak eğitim vermeyi sonra korumayı amaçlıyor.

    Mülk 5. Ayete gelince burda
    "yakın alçak göğü takım takım kandiller ile süsledik. onları, şeytanlar için atmalar yaptık..." bu ayeti konu ile ilgili saffat 6.7.8.9.10. ayetlerle birlikte okuyun buradaki konuda gök cisimlerinin gözle görülmeyen canlılara etki etmesinden bahsediliyor fakat bu etki insan için anlaşılmaz bir boyutta çünkü uzay varolan teknoloji ile henüz tam olarak anlaşılmış bir boyut değil ve gözle görülmeyen bir varlıktan bahsediliyor mesela; hava gibi. Dolayısıyla burada açıklanamazlık var fakat dediğim gibi bu bir eksiklik değildir.
    Konu ile ilgili örnek vereyim. Ateistlere deseniz ki Dünyada yerçekimi var, evet var fizik bunu ispatlıyor diyecekler ama devamında deseniz ki neden bu yer çekimi dünyada varda uzayda yok diyecekler ki tesadüf yada dünya güneşe yaklaşırsa veya uzaklaşırsa, dünyada ne olur? diye sorsanız doğru bir cevap olarak diyecekler ki yaşam son bulur devamında sorsanız peki bu dengeyi koruyan ne? Çaresizce diyecekler ki tesadüf. korunan bir denge var bu anlaşılıyor bu korunan denge nasıl tesadüf olur? Bilimde var mı tesadüf? Deseniz cevap veremezler, akıl bize öğretiyor ki hiçbir şeye benzemeyen bir güç var ve ancak herşeyi vareden herşeyi kontrol eder ee bunu bize kuranda söylüyor.
    Umarım yardımcı olmuşumdur.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük