MÜSLÜMANLIK ya da diğer dinlerin mensupları hepsi paraya menfaate çıkara hizmet ederler.
gerçekten kendini Tanrı'ya adayan adam, 50 tane dairesi varken 51. sini istemez. Cimrilik etmez. Hak yemez. Hile yapmaz. Başkasının hakkına tecavüz etmez. Gösterişten hoşlanmaz. Gereksiz tüketimi sevmez. Komşusu açken tok yatmaz. üç kuruşun hesabını yapmaz. Ama yok gibi bir şeydir bu türden insanlardan. Bütün dinlerin Tanrısı para ve menfaat olmuştur.
Dinden en çok bahseden adam dindar değil dincilerdir. Dinci olmak din üzerinden toplumu kontrol edilemsine katkı sağlamaktır.
Yasaklanan ahlak adına ahkam kesilen konulara bakılacak olursa kızların eteği baş örtüsü kıçı başıdır. Bunun arkasında yatan nedenler kadınların baskı altına alınmadığında bilinçlenmesi durumunda kontrolün tamamen ellerinden kaçıp, toplumun yapısının değişeceği düşüncesidir. Muhafazakar siyasetçiler tamamen bu kaygı ile kadın üzerinde baskı oluştururlar. Seçmenlerine de bu kaygıyı aynen geçirirler.
Gerçekte ahlak adı altında uygulanan baskı ve kurallar ahlaka değil siyasi amaçlara hizmet eder. Yani sorun hiç bir zaman kadının ne giydiği nasıl davrandığı değil onun yaşam biçiminin değişmesinin toplumda dengeleri bozacağı kontrol edilemeyen bir güç haline geleceği düşüncesidir.
Buradan hayvanlara gelirsek,
gerçek anlamda hayvan sevmenin pratikte sağlayacağı bir fayda olmadığı için, hatta bütün canlıları eşit görmenin kapitalist menfaatçi sömürücü düzene ters düşeceği için bu türden bir sevgiyi kabul etmezler. Gerçek anlamda yaradılanı yaradandan ötürü seven insanlar da değiilerdir çünkü.
müslümanlığı oruç tutmak,namaz kılmak, kapalı giyinmeye indirgemişlerdir.
Toplumda o kendini müslüman olarak tanımlayan insanların büyük bölümü dincidir. Dindar görünen sahtekarlardır. Milleti namazla oruçla hipnotize ederler.
Hayvan sevmenin toplumu kontrol etmeye, siyasi ve sosyal amaçlara hiç bir katkısı olmayacağına göre, hiç bir derinliği gerçek anlamda doğa ve tanrı sevgisi olmayan bu sığ insanlar için hayvan insanlara hizmet etmek için dünyaya gelen biçare bir varlıktır.
Klasik kapitalist, sömürücü mantığın uzantısıdır bu insanlar. Müslüman görünümünde düzene hizmet ederler. Ne gerçek bir müslümandır ne gerçek bir insan.
sevgisiz insan olabilir ama o insan müslümansa bunu islama mal etmek te daha büyük sevgisizlik daha büyük saygısızlıktır, din ve dindarlara duyduğu nefreti bu şekilde dolambaçlı anlatmaktansa direk söylemek istediğini söylese kişi, bence daha daha samimi olacaktır.
bir kaç müslümanın yaptığı şeyler geneline mal edilmemeli çünkü herkes kendinden sorumludur. eğer genellemeye hitap ediliyorsa birçok hayvan sever var o zamanda onlara müslümanlar hayvanları çok seviyor demeliyiz. toplumda çok farklı insan var ama şunu unutmamak lazım ki hayvanlara mutlaka merhamet edilmeli hepimizi Allah yarattı.
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah(aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. içine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: "Bu köpük de benim gibi susamış" deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti."
Resûlullah'ın yanındakilerden bazıları:
"Ey Allah'ın Resûlü! Yani bize hayvanlar (a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Evet! Her "yaş ciğer" (sahibi) için bir ücret vardır" buyurdu." [Buhârî, Şirb 9, Vudû 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, (2244); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23, (2, 929-930); Ebû Dâvud, Cihâd 47, (2550).>
çürük bir iddia. peygamber efendimiz müslümanlar için en önemli örnektir. hayvanlara merhametiyle ilgili onlarca hadisi şerif var. gidin başka kapıya. buradan size ekmek çıkmaz.
--spoiler--
inanamıyorum. hiç böyle bir dine mensup olduğumun farkında değildim. resmen hayvanlara değer verilmiyormuş. yaşadığım olayı anlatayım da siz de şahit olun ey dostlar;
bugün saat öğlen 1 sularında iftarımı yapmak için lokantaya doğru ilerliyordum. sahurdan beri tek bir lokma bile yememiştim ve gerçekten çok açtım. fakirlerin yaşadıkları acıları idrak ettiğim an orucumu açarım ben. öyle akşam ezanına kadar beklemeye gerek yok. bu yüzden uyandıktan sonra en fazla 2, bilemedin 3 saat niyetli kalıyorum.
neyse işte, tam parkın yanından geçerken 70 yaşlarında bir amcanın yanına gelen bir köpeğe bastonuyla 'det' yaptığını gördüm. inanamadım. hemen yanına gidip diyaloga girmek istedim sözlüğe yazabilmek için;
- amca napıyorsun sen hayvana öyle yapılır mı?
+ peşimden geliyordu ama evladım.
- lütfen dedecim. müslüman mısın sen?
+ evet müslümanım evladım elhamdülillah.
- şimdi çok iyi anlıyorum. nasıl da kanmışım. yazık.
hemen ateist olmak için gidip bir müslümanla taşak geçtim ve artık ateistim. ilk iş olarak da iftar için öğlen ezanını beklemeyip sigaramı yaktım oracıkta. şimdiye kadar tuttuğum oruçlara, kıldığım cuma namazlarına yanıyorum vallahi.
--spoiler--
aziz nesin; "türk halkının yüzde bilmem kaçı aptaldır" dediğinde nasıl ki o yüzdenin içinde olan "aptallar" ayağa kalkıp, o sözlere tepki verdiyseler(*), bu başlık altına yazan hayvan düşmanı, sevgisiz sazanlarda kendilerinden bahsedildiğini anlayıp "kendilerince" tepki verdiler.
tey allam ya !
o halde, sahipsiz bir köpeğin başını okşayan bir insanın mükafatının cennet olduğu bir dine inananların, nerdeyse yarısından fazlasının cehenneme gideceği gerçeğide var.
genelleme yapmaktır. sevgi noksanlığı islam dan uzaklaşıldığı oranda azalır vede anlam kaymasına uğrar. sevgi noksanlığı kadar, yanlış sevgide o kadar zararlıdır.
bizim abdestimizden şüphemiz yoktur.
özellikle o "köpeği" insafsızca döven canlıyı bir tahlil ederseniz yaşantısınında islama uygun olmadığınıda görürsünüz. (bkz: görünen köy kılavuz istemez)
yoruma gelince düşüncesizce söylenmiş bir entry (bkz: #11369799) dir.
çocukluğu kedi köpek le bilimum hayvanlarla haşır-neşir geçmiş birisi olarak söylüyorum; insan etrafına sevgiyi küçüklüğünde öğrenir. muhtemeldir ki bu mahluku öyle yetiştirmişler, muhtemeldir ki kendiside o "köpek" gibi vaktinde dayaklar yemiştir. hayvanca muamele gören insanca muameleyi öğrenememiş demektir.
vesselam...
(#11369799) ilgili entry referans gösterilerek bütün müslümanları karalayan bir yaklaşımdır. peki bir canlıya karşı merhametli olmak için o canlıyı sevmek mi gereklidir? hayır arkadaş.
ben şahsen köpekleri, kedileri besleyecek kadar sevmem hatta kuşları da ortalığı feci pislettiklerik için sevmem. ama benim bu hayvanları, onlarla samimiyet kurabilecek kadar sevmiyor oluşum bu hayvanlara eziyet etmemi gerektirmez. elime tüfek alıp kuş avlamıyorum ve saldırgan bir tavır içinde olmadıkça köpeklere bulaşmıyorum.
yazın en kavurucu olduğu günlerde kapımın önüne büyük bir tas su koyarım ki susayan hayvan gelsin içsin, kışın en soğuk zamanlarında kar yağdığında balkon camı kenarına ve zeminine kuşların yiyebileceği büyüklükte yiyecek* bırakırım ki kuşlar gelip yesin. sonrasında kapının önüne koyduğum suyun bittiği görüp, kışın balkondaki kar üzerindeki kuşların minicik ayak izlerini görüp mutlu olurum sevinirim. bir canlıya faydalı olabildiğim için sevinirim. ama bunun için o hayvanı sevmeme gerek yok. sevmiyor olmak o canlıya düşman olmak değildir zaten. içimdeki merhamet duygusu bana yeter ve sevmesem de ihtiyacı olan birisine yardım edebilirim. ediyorum da.
ve sevgi asla yardım ölçütü bir duygu değildir. bu ölçüt merhamettir ve insanlıktan kaynaklanır. savaştığı düşmanı esir aldığında bile ona en iyi koşullarda bakan insanların, bir hayvanın* köpeği dövmesi üzerine yazılmış bir yorumdan yola çıkarak, bütün müslümanları kapsayacak şekilde kötü bir manada nitelendirilmesi çok acı.
gelelim hayvan sevgisine. hayvan sevgisi kişisel bir iştir ve hem kişiye hem de hayvanına göre değişir. şahsen evde hayvan besleyecek olsam balık veya kaplumbağayı tercih ederdim. kedi, köpek değil. ayrıca müslümanlardaki hayvan sevgisizliği diyerek müslümanları hayvan düşmanı gibi göstermek de islam'ı bilmeyen ve yaşamamış kişilerin hayal ürünüdür.
hayvanları sevmediğimizi iddia eden kimse hayvanları çok seviyor olacak ki, alsın sokak köpeklerini evinde beslesin bakalım, görelim hayvan sevgisini.