işsiz kalmaktır. Devlete girmek gibi bir hayaliniz varsa kadro az verildiği için bazıbölümlere 50 ile atanılınırken 90 alıp atanamamaktır. Üstüne üstük konu komşu tarafından yüksek puan almanıza rağmen atanamadığınız için hor görülmektir. Özelde işe girseniz bile devlette işe giremediğiniz için bir türlü beğenilmemektedir.
Millet gezerken derslerle uğraşmak, sözel bölümlerdeki arkadaşların son gün çalışıp 80 alırken senin 15 gün calıştığın dersten 30 alman ve sana bazen gerizekalı muamelesi yapmaları, o kadar çalıştı 30 aldı.
Mühendislik sınıflarında ders esnasında çıt çıkmazken sözel bölümde okuyan arkadaşın sınıfında sanki hoca yokmuş gibi konuşma ve kahkaha seslerinin gelmesi.
Onların sınavları yarım saat sürerken senin defter kitap açık şekilde 2.5 saatlik sınav olman beyninin yanması, bi de üstüne "Aaa açık sınav mı, eee ne var herkes 100 alır" gibi tavırlar. Eğer hoca defterden sorsaydı zaten açık sınav yapmazdı.
Bazı basit derslerin hocalarının sırf egolarını tatmin etmek için dersi eksik anlatıp sınavdan düşük almanı sağlamaları ve not için kapılarına gitmene sebebiyet vermeleri.
Okuması bir dert çalışması ayrı dert.
Eğer sağlam torpilin yoksa (bkz: referans) adi şirketlerde 3 kuruşa çalışmaya başlarsın, bi bakmışsın okulu senden 3 yıl sonra bitiren arkadaşın büyük bi şirkete torpille girmiş senin 3 katın maaş alıyor.
bilgisayarcılar için hacker olma hayali
inşaatçılar için yapılmayan gökdeleni yapma
kimyacılar için breaking bad etkisi
makineciler için araba üretimi okurken hayalleri ile başlayan fakat okul bittiğinde koca bir hayal kırıklığıyla gerçeğe dönülen durum.
bir cihaz gördüğünde "lan bu nasıl çalışıyor acaba?" diye içinden geçirmiyorsan yapmaman gereken eylem.
yoksa:
(bkz: adamın götünden kan alırlar kamil kan)
inisiyasyondur. insani duygulardan arınıp oduna dönüşmektir. trip, naz, mecaz gibi karmaşık insani ilişki ve diyaloglarını unutmak demektir. okuma işinin sonuna yaklaştıkça daha fazla materyalist mantıkla düşünmek ve en fantastik koşullarda bile soğukkanlı olmaktır. unutmayın mühendisten sanatçı olmaz. ancak mühendislik okuyup şansa kadere bitirmiş sanatçı olur.
Salaklıktır, keşke okumasaydım. En güzel zamanlarım boktan bir üniversite kafesinde batak oynayıp şantiyelerde koşuşturmakla geçti. Bu devirde aklı olan gidip sanayide bir kaportacıda çalışmaya başlar, 2 sene sonra da para biriktirip tüplü şahin alır gençliğini yaşar. Dert yok, tasa yok, sabahlara kadar ders çalışmak yok, çalışmaya başlayınca sen yeni mezunsun seni biz biraz silkelim diyen patron yok.
eğer elektrik-elektronik müh okuyorsanız istisnasız tüm üniversitelerde en az iki zor hocası olmasıdır. bitirmiş biri olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim sevmediğiniz bir bölümü hiç okumayın.