vakti zamanında her gece dinlediğim dj. hey gidi günler ne de çok severdim bu adamın konuşmalarını. bir kaç kere yayınına bağlanmıştım, bir keresinde yüzüme kapatmıştı hatta. çok zaman geçtikten sonra bir gece denk geldim yine aynı muzo aynı şekilde devam ediyordu sonra da pek dinlemedim zaten.
lise yıllarında çok dinlerdim. kızın biriyle şöyle bir konuşma geçmiştir,
- erkek arkadaşınızla öpüşmeniz ne kadar sürer?
+ vallahi belli olmuyo elektrik alırsam 10dk falan sürer.
- nerden alıyon kızım o kadar elektriği, götünde trafo mu bağlı.
özgüveni yüksek türkiyede gelmiş geçmiş en iyi radyoculardan biridir. pozitif enerjisiyle bizi yerlere yatıran muhteşem kişilik. hiç değişmeyen gece yayını ve yıllardır değişmeyen ses tonu sayesinde kanal değiştirse de kolaylıkla bulunabiliyor. şimdilerde kralpopta 23:00-01:00 arası yayın yapıyor. yayın kısıtlamaları rtürk etkisinin altında program eski tadını yitirsede muzo her daim dinleniyor.
kral pop'un web sitesinde her radyo programcısı için kısa bir tanıtım vidyosu çekmişler. resmen bir tanıtım vidyosu.
radyocu-dinleyici bağı farklıdır. dinleyicinin her yayın saatinde programcıyı dinlerken radyo ortamını, programcının ne şekilde konuştuğunu, konuşurken elinin kolununun nerede olduğunu merak eder. onlarsa bu bağı gözardı ederek radyoculardan kendi programlarını tanıtmalarını istemişler belli ki.
diğerleri kasıntı birşekilde tanıtırken, muzo kameraya bile bakmamış, bu olaydan hoşlanmadığını her mimiğiyle göstermiş bahsettiğim vidyoda http://www.kralpop.com.tr...ramcilar_detay.asp?djid=2
muzaffer güsar candır, candan ötedir. bir insan bir insanla iletişimini kısıtlı kelimelerden oluşan bir dille ne kadar sürdürebilir? bu adam isterse saatlerce yapabilir, ama o kısa kesmeyi seviyor. 'nasılsın, ne yapıyorsun, çalıştığın yer'' gibi sıradan sorulardan kaçınıp muhabbetin dibine vururken eğlendiriyor. dalga geçilmeye layık kişiyle dalgasını geçiyor, kız-erkek arkadaş rollerine bürünüyor, kimi zaman da çaktırmadan bilgilendiriyor. belki o gün -çok bahsetmediği- eşinden ayrıldı, kızı kaza geçirdi, annesi hasta oldu vs. bunları dinleyicisine bir nebze olsun hissettirmeden her zamanki şenliğiyle yıllardır sürdürdü programını, sürdürüyor da.
kral pop'a geçişinden sonra çok takip edemedim, ancak şunu fark ettim, önceden gece 10da girdiği yayınına 11e kadar gündemi yorumlarken telefon numarasını verir, ''11e kadar arayabilirsiniz, sonra vay kaçırdık vay niye böyle oldu demeyin, babanızın radyosu değil burası'' derdi. şimdi ise mütemadiyen telefon numarasını veriyor. akıllara dinleyici sayısında düşüş mü ola ki sorularını getiriyor. böyle olmaması temennim.
tanıma gelince, geçen yıl programıyla aynı ismi taşıyan muzo'yla yastık sohbetleri kitabını çıkaran, 1993ten beri radyoculuk yapan, kendi yazdığı güzel müzikli fonlarla birleştirdiği jingleları olan -kendi tabiriyle- megolaman kel.
radyo tatlıses' e transfer olduğu ilk zamanlarda arayanlarının çoğuna bu soruyu soruyordu ve birine daha sordu:
- beni bulmanız zor oldu mu? ne de olsa yeni bir radyoda yayın yapıyorum.
+ ben ilk defa bu gece dinliyorum sizi.
- ehe.. pehe.. isminiz?
şimdi kral pop da yayın yapıyormuş, böyle konuşmalar oluyor mu bilmiyorum, hiç dinlemedim yeni radyosunda.
ayrıca seyirciye endeksli değildir çoğu radyocu gibi, kendisi alıp programı sonuna kadar taşıyabilir sıkmadan. severiz kendisini; ama eski tadı yoktur vesselam.
1995 yılından beri dinlediğim, gittikçe kişilik olarak kendisine benzediğim, herşeye muhalif, kel, sempatik, zeki, dünya tatlısı ve neyin ne olduğunu bilen ender insanlardan.
Radyo D' de Muzo ile yastık sohbetleri özlenmiş bir radyocudur. Uyumadan önce dinlenilesi zeki insanlardandır. Lakin radyo tatlıses'e geçtikten sonra dinleyici kitlesi'nde azalma söz konusu olmuştur. Evet o terkeden dinleyiciler arasında bu yazar da.
bir cingılda; sonu -izm ile biten milyonlarca kelimeyi arka arkaya süpersonik hızla sayıyor, ve en sonunda:
amprizm, en çok bunu seviyorum azizim diyor.
büyüten, sınavlara hazırlayan, mezun eden, evlendiren programcıdır. bu adamı 10 seneden üzün süredir dinlerim belli aralıklarla. iki senedir dinlemiyordum fırsat bulamamaktan. bugün açtım dinliyorum ve özlemişim. anılar canlanıyor. radyo dünyanın en özel eşyasıdır. ses. insanı görmeden ona bağlanabilirsiniz. bu büyüyü sadece radyo verebilir.
an itibariyle yaran radyocudur. yarım saattir adama fi.. fi.. deyip firavun kelimesinin bilmesi için dinleyiciye kopya veriyo o mal da anlamıyo, yarıldım *
grup hepsinin "ahhhhh sen üzgünn ahh ben üzgün o da üzgün yapma..." diye devam eden şarkısıyla bi hayli dalga geçen radyocu. nedense böyle kalmış aklımda. annesi ve anneannesiyle ilgili anlattıklarına çok gülmüşümdür.
lise yıllarının vazgeçilmez radyo programcısı. yorgan altında kahkaha atma sebebiydi bir zamanlar. yıllar geçtikçe insan dinlemeye fırsat bulamıyor sanırım. hayatın yorucu temposu olsa gerek.
hayatımızda sadece ses olarak kalsaydı diyebileceğiniz kelime cambazı. bir zamanlar, sesi güzel olanın yüzü güzel olmaz tezini doğrularcasına televizyonlarda boy göstermişdi. Diğer hayal kırıklığı ise kadir çöpdemir'dir.