dine,ahlaka,kurallara aldırış etmeden özgürce hareket etmektir.ne zaman ki bunları hayatımızdan çıkarınca gerçek mutluluğu yakalamış oluruz.mesela diyelim domuz eti yemek günahmış ama bence değil çok mantıksız ve saçma işte her neyse yedik ama günah olduğunu düşünüyoruz yani şu anda tam anlamıyla mutlu değiliz demektir bence.
güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.
mutluluk öfkelenmemekte ve öfkelendirmemekte.
bu bir hakikattir.
denemeside bedavadır.
bir tüccar mutluluğun sırrını öğrenmesi için oğlunu bir bilgenin yanına yollar. delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra bir tepenin üstünde buluna güzel bir şatoya varır. söz konusu bilge burada yaşıyormuş.
bir ermişle karşılaşmayı bekleyen oğlan, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşır. tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş. dünyanın dört bir yanında gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve ancak iki saat sonra oğlana sıra gelmiş.
delikanlının ziyaret sebebini dikkatle dinlemiş bilge ama mutluluğun sırrını açıklayacak vaktinin olmadığını söylemiş. gidip sarayda dolaşmasını, iki saat sonra gelmesini salık vermiş. ''ama sizden bir ricada bulunacağım.''diye eklemiş. delikanlının eline içi iki damla sıvıyağı dolu kaşık vermiş ve bu yağı gezerken dökmemesini söylemiş.
delikanlı sarayı gezmiş, kaşığın içindekinin dökmemeye dikkat etmiş,gözünü ondan hiç ayırmamış. iki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. ''güzel'' demiş bilge. ''peki acem halılarını, bahcıvanın on yıl emek verdiği muntazam bahçeyi, kütüphanedeki güzel parşömenleri gördünmü?'' . delikanlı utanmış, yağı dökmemek uğruna bunların hiçbirine dikkat etmemiş. ''öyleyse git ve evrenimin harikalarını tanı'' demiş bilge ''oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.''.
içi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp saraya gezmeye çıkmış. herşeye dikkat atmiş, gördükleri karşısında şaşkına dönmüş. gezdikten sonra bilgenin yanına dönmüş ve herşeyi anlatmış ona. ''peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?'' demiş bilge. kaşığa bakan delikanlı, yağın döküldüğünü görmüş. ''sana vereceğim tek öğüt var.'' demiş bilgeler bilgesi ''MUTLULUĞUN SIRRI DÜNYANIN BÜTÜN HARiKALARINI GÖRMEKTiR; AMA KAŞIKTAKi iKi DAMLA YAĞI UNUTMADAN.''...
Pennsylvania Üniversitesindeki Pozitif Psikoloji Merkezi''nin direktörü Martin Seligman''in yürütmüş olduğu bir araştırmanın sonuçlarına göre, mutlu olmanın yolu bireyin kendisiyle barışık olması, çalışmayı sevmesi ve her gün daha iyi bir şeyler yapmayı istemesinden geçiyor. La Repubblica''da yayınlanan bir incelemeye göre, mutluluğun altı tane önemli kriteri var: -Dostluklar ve sosyal ilişkiler -Evlilik -Kendinden daha önemli bir olguya inanmak -Kişinin değerlerine uygun ve ayni zamanda ona zevk veren hedeflere sahip olması -işte veya okulda başarılı sonuçlar elde etmek -Sağlıklı olmak. Küçük mutluluklar yaratmak içinse şu on maddeyi yerine getirmek yeterli: -Haftanın üç günü yarim saat spor yapın, -Her günün sonunda, çevrenizdeki birine teşekkür edebileceğiniz beş şey bulun, -Haftada bir saat, yakin akrabalar veya arkadaşlarla bir sohbet fırsatı yaratın, -Bir bitki veya çiçek ekin, -Televizyon önünde geçirdiğiniz saatleri azaltın, -Hiç tanımadığınız birisine selam verin, -Bir arkadaşınıza telefon edin, -Her gün en azından bir kez kahkahayla gülün, -Her gün, kendinize biraz zaman ayırın, -Her gün en az bir kez birisine, kibar ve hoş bir jest yapın. Kaynak: http://www.kariyerm.milliyet.com.tr
aldığın nefesin bile kıymetini bilmek kafidir. bilinçsizce milyonlarca kez yapılan bu eylemi bile astım benzeri hastalıklarından dolayı yapamayan, envai çeşit ilaç kullanan insanların varlığını unutmamak gerekir.