Su sıralar içinde bulunduğum durum. Hani 3 dersten bute kalmışım umrumda mı, zerre değil. Nasıl olsa onunla oturup ders çalışacağım. Yemin ederim onunla ders çalışmak bile güzel. Ders aralarında gözlerine bakıp güzelliğini ona hatırlatmak, ona sevdiğini söylemek de sevdaya dahilmiş onu anladım.
bakış açısıyla alakalıdır, ancak polyannacılıkla da karıştırılmamalıdır. altınızdaki arabaya statü göstergesi olarak bakarsanız muhtemelen bi ferrariniz veya bugattiniz olmadan mutlu olamazsınız. ancak işlev gören bir ulaşım aracı olarak bakarsanız modeli ne olursa olsun sizi mutlu eder.
Mutluluk = Seçim
Mutluluk, seçimlerimizin bizi sürüklediği yollardır. Hayat boyu sürekli farklı yollarda farklı tercihler yapmamız gerekir, kimi tercihler mutlu ederken kimileri de mutsuzluğa sürükler. Sonuç olarak insan ne yaparsa kendine yapar mutluysan da kendin sorumlusun mutsuzsan da kendin sorumlusun.
bazen; mutluyum, aha kesin bir şey olup, bozulacak diye bakılan duygu durumudur. bu paranoyaklığa girerseniz psikopata bağlayabilirsiniz ister istemez. şimdi insan düşünür, mutlu olmam için belki de çok sebep yok, mal gibi mutluyum diye saçma sapan düşüncelere girer. gülmek için mutluluğu beklersen, tebessüm bile edemeden ölürsün durumu belki de.
herkesin, hayatında illa ki bir defa, ama nedenlerinin değişik olabildiği duygu çeşidi. değişik olabildiği dedim ama, insan gerçekten bir an mutlu olunca, o an her şeyi yapası, her şeye bir pozitifliği geliyor ya, o duygu bambaşka bir şey işte.
zamanın birinde çok mutsuz bir kral varmış. hayal edebileceğiniz her şeye sahipmiş; ama yine de çok mutsuzmuş. uzak ülkeler dahil her yerden şaklabanlar, sirkler, dalkavuklar gelmiş; ama yine de kralı mutlu edememişler.
kral uzak dağlarda yaşayan bilge adamı çağırmalarını istemiş. derdine olsa olsa o çare olur diye düşünmüş. yaşlı bilgeyi getirmişler, kral mutsuzluğunu anlatmış ve ona mutlu olmanın yolunu gösterirse bilgeye ne isterse vereceğini söylemiş. bilge biraz düşünmüş ve demiş ki:
"kralım sizi mutlu edecek tek şey var: ülkede en mutlu adamı buldurun ve onun bir gömleğini alıp giyin. mutluluğun sırrını keşfedecek ve çok mutlu olacaksınız."
bir giydiği kıyafeti bir daha giymeyen, binlerce gömleğe sahip zengin kral çok heyecanlanmış. adamlarını ülkenin her yanına salmış. adamları tüm ülkeyi dolaşmışlar ve herkes ülkenin en mutlu adamı olarak aynı kişiyi göstermiş. kralın adamları ülkenin en mutlu adamını bulmuşlar ve hayretle görmüşler ki en mutlu adamın bir gömleği bile yokmuş! (şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır - Ahmet Şerif izgören)
bu hikayeyi aslında şunun için yazdım; ekibimle ve diğer çalışanlarla son zamanlarda bir çok toplantı ve çalıştay yaptım. herkes probleme takılmış durumda, kimse çözümü nasıl yapacağına odaklanmıyor ve sürekli mutsuz olduklarından şikayet ediyorlar. aslında mutlu olabilmek için birçok sebepleri var, sadece bunun farkında değiller...
insanın kavuşabileceği en büyük mutluluk, kendi durumundan hoşnut olmasıdır.
Thomas Mann
insan oğlu hep daha fazlasını ister, istediği sürece de mutlu olamaz. Şimdiki koşullar geröekten zor duruyor mutlu olmak için. Belki anlık mutluluklar yaşıyoruz çoğu kez!
Oysa ki mutluluk o kadar kolay ki...
Mutlu olmayı başarmak için öncelikle hayattan sürekli bir beklenti içinde olmayı bırakmamız gerekiyor bence. Gün içerisinde dolu dolu yaşayıp, hayatın bize getirdikleri ile mutlu olmamız gerekiyor...
Ben sürekli uğraşacak birşeyler buluyorum kendime;
işim, işten gelince ailem, küçük gezintiler, evimde tamir işleri, arkadaşlarla sohbetlerim, bilgisayarda biraz oyun, forum siteleri, ...
Gerçekten hiç boş kaldığımı hissetmiyorum. Tv karşısında birbirinden korkunç haberler yada dizilerle zaman geçirmiyorum!
içerisinde bulunduğum zamanda uğraşımı en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Zaten herşey kendisi otomatik geliyor.