erken uyurum.
kapımda kilitler.
benimkisi paranoya olmaktan öteye gider.
helâya gitmem.
sakıncalı her yer.
odamdaki küçük şişe çişim için beni bekler.
korkuyorum ben herşeyden
asla tanışmam yeni birisiyle.
yetinmeyi bilenlerden sayılırım günden güne.
odamda herşey.
dışarısı niye(var)?
bakarsın çürümüş kalbim, yaptıklarımdan kendime.
birinci sınıftayken dersime giren hocalardan birinin tespitine göre evlendikten sonra hakkında en fazla fantezi kurulması gereken yerdir.
\\bakın çocuklar aldınız karıyı ama hatun mutfaktan çıkmıyor ne yapacaksınız, kendinizi mutfak masası ve tezgahına yönlendirin. fantezilerinizin yönünü değiştirin. bir süre sonra mutfaktan sıkılıp yatakta devam ediyorsunuz. yoksa evliliğiniz de tehlikeye girer. kadını çok yalnız bırakmaya gelmez. şimdi dönelim hayat dersinden kendi dersimize... ****
"kadınlar için hem siper hem sığınaktır mutfak ve her zaman bir yuvanın içimizi ısıtan sembolü anlamına da gelmez, yaşayan ölüler haline gelmiş kimi kadınların morgudur aynı zamanda, toprağa verilene kadar bekledikleri yerlerdir, bilirsiniz bedenler sonra ölür"
murathan mungan
beşiktaş'ta, gündüzleri son derece sakin rahat rahat oturup sohbet edilebilecek hatta arada bu sohbete yılmaz erdoğan'ın da katılması muhtemel olan beşiktaş kültür merkezi oyuncularının ve oyuncu adaylarının ders aralarında kantin niyetine kullandığı, zamanla alışkanlık yapan mekan. özellikle mantısı güzeldir, tavsiye edilir.
beşiktaş'taki bkm'nin arkasında yılmaz erdoğan'ın cafesinin adı. alt katında tiyatro kursu veriliyor.kurs için para alınmıyor sadece yetenekli oyuncular sınava tabi tutuluyor daha sonra seçme yapılıyor. cafe çok fazla bir esprisi olmayan bir yer. dışarıdan bir cafe olduğu bile belli değil. ders aralarında tolga çevik , demet akbağ ve diğer tiyatro oyuncularını cafede görmek mümkün.fiyatlar kazık * bundan dolayı tiyatro kursunun neden parasız olduğu anlaşılıyor **
evde misafir varsa, bakar mısın, bende yardım edeyim gibi bahanelerle kişinin çağrıldığı gizli direktiflerin verildiği alındığı, kısa ama pek mühim(!), genelde salonda oturan diğerleriyle alakalı dedikoduların yapıldığı merkez üssü.