1500 kişilik islam ordusuyla 200 000 kişilik bizans ve suriye ordusunun karşılaştığı ve halid bin velid in askeri dehası ve allah ın yardımı ile müslümanların aleyhine sonuçlanmayan savaş..peygamberimizin evlatlığı zeyd,amca oğlu cafer ve abdullah bin revaha bu savaşta şehid edilmişlerdir..kaynaklara göre sadece 13 müslüman şehid edilmiştir..
islam ordusu medineden çıkıp mute'ye ulaştiginda karşılarında bizansın desteğinde hristiyan araplardan oluşmuş yaklaşık 10000 kişilik bir ordu bulmuştur. savaşta önce zeyd b. harise sonra da cafer b. ebi talib hayatıni kaybetti. komutayı devralan abdullah b. revaha'nın da ölmesi üzerine askerlerin isteği ile komutanlık halid b. velid'e verilmiştir. halid b. velid bizans kuvvetlerini durdurdu ve ordusunu toparlayarak yavaş yavaş medineye çekilerek islam ordusunu sağ salim geri getirdi.
629 yılında islam ordusu ile doğu roma ordusunun çarpıştığı ve birkaç gün süren savaştır. halid bin velid bu savaşta kahraman olmuştur. islam ordusunun araplar dışında savaştığı ilk ordudur.
muhammed in katılmadığı bir savaştır. müslümanların; 100 bin kişilik bir ordunun karşısına 3 bin kişiyle çıktıkları söylenir.
müslümanlar muhammed in ağzından çıkacak savaş iznini bekliyorlardı. gönderilen son elçiye de zeval edilmesinden dolayı artık savaşın çıkacağına kesin gözle bakılıyordu. ve sonunda muhammed allah rızası için savaşma talimatını müslümanlara söyledi.
ve sancağı zeyd bin harise ye verdi. muhammed sanki olacakları önceden biliyormuşçasına zeyd bin harise nin sancağı kaybetme durmunda sancağı cafer bin ebi talip almasını eğer o da ölürse sancağı abdullah bin revaha almasını müslümanlara söyledi. sonra; abdullah bin revaha nın da sancağı kaybetmesi durumunda sancağı "allah ın kılıçlarından bir kılıç" almasını müslümanlara telkin etti.
savaş başladıktan sonra ilk başta zeyd bin harise öldü. ondan sonra sancağı muhammed in dediği gibi cafer bin ebi talip aldı. iki kolu kesilen ve kesik iki koluyla sancağı tutmaya çalışan cafer bin ebi talip de öldükten sonra sancağı abdullah bin revaha aldı. ve bu büyük savaşta ölen birçok kişi gibi abdullah bir revaha da öldü.
allahın kılıçlarından bir kılıç yani seyfullah yani halid bin velid yere düşen sancağı kılıcıyla alıp omzuna sardı. bu andan sonra savaşın seyri de değişti. yenilmek üzere olan islam ordusu halid bin velid in başarılı komutasıyla savaştan verebileceği en az kayıpla ayrıldı. kimi alimlere göre islam ordusu mağlup oldu, kimine göreyse de bu savaşta kazanan bir taraf yoktu.
savaşın cereyan ettiği sırada muhammed cafer bin ebi talip in evine gitti, çocuğunun saçını okşadı, ağladı ve eşine cafer in şehit olduğunu söyledi. hiç bir iletişim cihazının bulunmadığı bu dönemde bu olay tabiki bir mucize olarak belleklere kaydedildi.
ordu savaştan döndükten sonra kaçtıkları düşünüldüğü için bazı kimselerce protestolarla karşılandı. bu durumun yanlış olduğunu söyledi.
peygamber cafer in kesilen iki koluna karşılık allah ın ona iki kanat verdiğini söyledi. bu savaştan sonra cafer bin ebi talip, caferi tayyar olarak anıldı. daha birçok detayından bahsedebileceğim bu savaşın önemli ve araştırılıması gereken bir savaş olduğunu düşünüyorum.
islam ordusunda peygaremizin tayin ettiği üç komutanında şehit olduğu, sayısı katlarca üstün düşmana karşı galibiyet değilsede neticede bir zaferdir "mute".
velhasıl halid bin velid'in orduya getirdiği yeni taktik düşmanların korkmasına ve kaçmasına sebep olmuştur.
bazı eziklere kapak olan savaştır. neden kapak oluyor? şimdi arabistan çöllerinden çıkan 3.000 tane yiğit, kendisinden misillerce fazla bizans'ın "imparatorluk ordusu"nu bozuyor. bozmakla da kalmıyor, şam (suriye) ve mısır üzerinde tam bir hakimiyet kuruyor, kısa süre sonra buradaki bizans artıklarını da tepeliyor ve bölgeleri islama açıyor.
şimdi teknik olarak baktığın zaman, islam tarhindeki buna benzer zaferlerin tek örneği değil bu... yüzlerce bu türden zafer var. sayıca düşmandan çok az lunduğu halde kazanılan savaşlar... aslında hayret edilecek olan mute değildir. islamın, birkaç on yıl içinde bizans ve sasani gibi dünyanın en güçlü iki imparatorluğunu tepelemesi ve fransa sınırlarından hindistan sınırlaına kadar dayanmasıdır.
evet, akılalmaz derecede kısa bir süre içinde oluyor bu. üstelik çıkış yollarında, bizans ve sasani gibi iki dev var. önce birini dağıtıyor, sonra diğerini tamamen yok ediyor ve hem batı'da, hem doğu'da son sürat ilerliyor. şimdi buna bakmıyorlar da, mute'de 100.000 kişiyi mi yenmişler, 80.000 kişiyi mi onu tartışıyorlar. bunun hiçbir önemi yok. önemli olan, bizans imparatorluk ordusunun orada, 3.000 sahabi tarafından alt edilmesidir.
islam kaynaklarında geçtiğine göre, bu savaşa bizans'ın yerel kuvvetleri değil, imparatorluk ordusu gelmiştir. sayının büyüklüğü bu bakımdan mantıksız değildir. ama ben bilmem yine de, 100.000 mi, 80.000 mi, daha mı az, daha mı fazla... kimse tek tek saymamıştır, eski savaşların tümünde olduğu gibi tahmini rakamlar verilmiştir. ve bu, mana olarak çok önemli bir savaştır. çünkü "yenilmez" gibi görünen bizans, ilk kez bu savaşta darbeyi yemiş ve bizansa karşı diğer zaferlerin önü açılmıştır.
allah resulü'nin dediği sıraya göre, tek tek denilen sahabiler şehid oluyor. en sonunda halid bin velid ortaya çkıyor ki, bu savaşın bir önemi de odur: harp tarihinin en büyük generallerinden biri olan halid bin velid, esasen bu savaşta doğmuştur. müthiş bir taktikle, karşısındaki onbinlerce kişilik bizans ordusunu bozmutur.
bu savaşı farklı değerlendirmeye yol açan sebeperden biri de sanıyorum budur. burada 3 bin kişinin 100 bin kişiyi kılıçtan geçirmesi gibi bir şey yoktur. bir süre için bozması, dağıtması ve toparlanmasına fırsat vermeden onların önünden kurtularak medine'ye geri dönmesi vardır. onlardan birkaç binin tepelemesi ve sadece 12 kayıp vererek geri dönmesi...
harbin ne demek olduğunu bilenler için, çok büyük bir başarıdır bu. diyelim ki, karşısındaki düşman 100.000 değil de 30.000 olsun... yine de 3 bine 30 bin ço büyük bir dengesizlik... karşında düzenli ve tam teçhizatlı bir imparatorluk ordusu var: onların önünden bu kadar az bir kayıpla kurtulman bile büyük bir hadise...
kaldı ki, karşılarından kaçılmış da değil... kendileriyle ciddi bir savaş veriliyor, bozguna uğratıp geriletiliyorlar, 3000'e yakını gebertiliyor ve bundan sonra ricat yapılıyor.
bence ne olursa olsun, manası çok büyük bir zaferdir. bütün diğer zaferlerin yolunu açmış bir zaferdir!