mustafa

entry340 galeri3 video1
    190.
  1. mustafa filmi..
    Atamla ilgili bir şeyler izlerken ilk kez tüylerim ürpermedi..
    ilk kez gözlerim dolmadı..
    ilk kez içim burkulmadı..
    ilk kez Türk olduğum, AtaTÜRKçü olduğum için gururlanamadım..
    bu muydu MUSTAFA ?
    yapmayın sevgili yurttaşlarım kemikleri sızlar Atamın ve Vatanım için şehit edilen yiğitlerin..
    5 ...
  2. 189.
  3. Mustafa zaman gazetesine abone olmus aptal bir taksicidir.
    0 ...
  4. 188.
  5. aslında kendisiyle alakalı en süper laf bugün şahsımla aynı salonda filmi izleyen entelektüel kılıklı bir teyze tarafından dile getirildi.

    "atatürk hakkında 30 tane kitap okudum bu filmin atatürk ile alakası yok."

    e be güzel teyzeceğim o okuduğun 30 kitabın yanlış bu filmin doğru olabileceği gerçeğini niçin aklına hiç getirmiyorsun? hem atatürk hakkında sırf senin okuduğun 30 tane kitap varsa demek ki en az 30 farklı pencereden izlenebilecek bir insanmış bu şahıs. aynı görüşte istersen 300 tane kitap oku ne farkeder?

    dolayısıyla bu belgeselde anlatılanlardan mesela atatürk'ün inançlı mı inançsız mı, korkusuz mu yoksa karanlıkta uyumaktan korkan mı, diktatör mü demokratik mi biri olduğunu sittinsene çözemedik, çözemeyiz. bu tıpkı hz. muhammed'in söylediği iddia edilen uydurma hadislere benzer. insanlar aynı onları da işlerine geldiği ölçüde kullanır.
    5 ...
  6. 187.
  7. " Bir zaman gelir, beni unutmak ve unutturmak isteyen gayretler
    belirebilir. Fikirlerimi inkar edenler ve beni yerenler cikabilir. Hatta bunlar, benim yakin bildigim ve inandiklarim arasindan bile olabilir. Fakat, ektigimiz tohumlar o kadar ozlu ve kuvvetlidirler ki bu fikirler,Hint'ten, Misir'dan doner dolasir gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur."
    M.Kemal ATATURK
    5 ...
  8. 186.
  9. genelkurmay arşivlerinden yararlanıldığı söyleniyor, turgut özakman hocamız bu iddialara cevap verdi. mustafa filmini her anlamda çürüttü...

    özakman'a inanmamızın birincil sebebi can dündar'dan daha güvenilir bir tarihçi olmasıdır. tarihi adım adım bilmesidir.

    film bu dedikodulara ön ayak oldu...

    filmin dışında medyaya eleştirilerim şunlar. can dündar çok ayıp etti. mustafa ve kemal diye iki ayrı kişilik yaratıldı... filmin ötesine geçenler var, hurafelere sığınanlar, atamızı övüyormuş gibi görünenler...

    ah atam hurafelerle özel hayatını konuşuyorlar... tarihin dedikodusunu yapıyorlar... çocuklarımıza kurtuluş'u değil, senin içkini sigaranı anlatıyorlar... fikirlerine ulaşamadılar hala (!) ideolojini kavrayamadılar... fikriyatını kavrayamadan neredeyse yaptıklarının hesabını soruyorlar.
    3 ...
  10. 185.
  11. Can Dünda'ın yeni belgesel filmi. Kim ne derse desin ben belgeseli çok sevdim. Atamızın farklı yönlerini anlatan güzel bir yapıt.
    0 ...
  12. 184.
  13. 183.
  14. Yobazları bir hayli keyiflendiren,can Dündar'ın ve şakşakçılarının(ya da destekçilerinin) haddini aştığı bir film.Neymiş insani özelliklerini görelim hele holo kardeşiz.Peki görelim insani özelliklerini bir problem yok.Ancak insani özellikleri kisvesiyle Atatürk'ü aciz,alkol ve kadın düşkünü,karanlıktan korkan biri olarak göstermek işte bak bu olmaz.Fetocu tayfa da çok sevindi bu filme.Yalamalar sizi.
    1 ...
  15. 182.
  16. iki tane profesorun -ki turkiye kadar bu unvanin yerlere dusuruldugu ikinci bir ulke var mi acaba- film hakkinda dava acmasiyla hakkinda gunlerdir suren ilkokul 3 seviyesindeki suclamalarin doruk noktasina ulastigi film. http://yenisafak.com.tr/G...2008&c=1&i=149470

    aptalligin, ahmakligin bu kadarinihaketmek için m. kemal napti acaba, ne gunahi vardi ki dunyanin en ebleh en kifayetsiz insanciklari onun arkasina sigindilar. bilseler ki ataturk adina yapilan hersey bugun azicik kafasi basan insanlarca sadece g.tleriyle guldukleri sacmaliklar haline geldi. daha fazla yazik etmeyin bu adama artik.
    1 ...
  17. 181.
  18. herkes gibi bi insan oldugunu göstermeye calismis ama basarisiz olmus bir filmdir. zira mustafa filmine gidecek kitle sırf atatürk'ü yakından tanıyan insanlar değil, daha yeni yeni atatürk kavramını öğrenmeye baslayan cocuklar, cahil insanlar yada atatürk hakkında belgesel olarak izlemek için bunu seçmiş olan yabancılarda vardır. bu açıdan bakıldığında bazı tabuların bu filmde yıkılması yanlış olmuş, çünkü hele bu zamanlarda, atatürk konseptinin bozulmaması ve atatürk'ün herkesin örnek alacağı ve izinden gitmek isteyeceği bir ikon olarak kalması gerekmektedir. fakat filme giden bir çocuk, yada bilgisiz bir insan, bu filmden çok rahatlıkla atatürk'ü hayatının çoğunu yanlız geçiren, alkolizmin kurbanı ve en yakın arkadaşlarını da acımasızca hapise göndermiş bir diktatör olarak tanıyabilir. ve kusurlarını göstermek adına bunun yapılmasını yanlış buluyorum, kusurlar bukadar üstüne basmadan da gösterilebilirdi.
    0 ...
  19. 180.
  20. mustafa kemal'in de herkes gibi bir insan olduğunu, büyüklü küçüklü hatalarının, yanlışlarının olduğunu, zaaflarının, korkularının olduğunu gösteren filmdir. kusurlarıyla, hatalarıyla yüzleşmek atatürk'ün de bir insan olduğunu unutan, ilahlaştıran kişilerin hoşuna gitmeyecektir haliyle. ama izleyin bu filmi. sağda solda söylenen öyle tırt film böyle tırt film safsatalarına kanmayın, izleyin. görün lider nasıl olurmuş. yüreğiniz el verirse feto ya da bilimum yobaz çete reisiyle mustafa kemal'i kıyaslayın ki bunun düücesininin bile ne kadar abes, ne kadar terbiyesizce olduğunu anlayasınız. her yanı işgal altında olan bir halka nasıl özgürlüğünün verildiğini, ilk 10 yılda katedilen ilerlemeyi görün. peki hiç birini öldürmedi mi? evet öldürdü/öldürttü. kaos günlerinde ya da savaş halinde yaptı. gericileri, yobazları susturmak için yaptı. halkın refahı, kalkınması için yaptı.

    sonuç itibariyle hatalarıyla, başarılarıyla, eleştirilebilecek yönleriyle bugüne kadar bize tanıtılandan, gözümüzde mükemmelleştirilenden farklı bir mustafa'ydı karşımızdaki. asi, isyankar, başınabuyruk ama ne olursa olsun gelmiş geçmiş en büyük lider.
    1 ...
  21. 179.
  22. Film hakkında yapılan olumsuz eleştirileri görünce aynı filmi izleyip izlemediğimizden emin olamadığım bir can dündar filmi.Benim izlediğim filmde Atatürk alkolik olarak gösterilmiyordu.Eleştiren insanların anladığı gibi bir yalnızlığı da vurgulanmıyordu.Neden filmin en can alıcı bölümünü kimsenin vurgulamadığını anlayamıyorum.Atatürk bir akşam dostlarıyla oturduğu akşam yemeğinde bir üstadın söylediği "o kadın" parçasında efkarlanıyor.Onun bu halini gören masadakiler onu yalnız bırakıp odadan çıkıyorlar.Bir sonraki sabah Sabiha Gökçen ona dünkü halinin nedenini sorduğunda işte Atamızın cevabı "Gökçen ben milletimi çok seviyorum.Öyle çok seviyorum ki bazen onlardan ayrılacağım geliyor aklıma.işte bazen böyle şarkılar benim bir gün onlardan ayrılacağımı hatırlatıyor.Efkarlanıyorum..." işte onca eleştirilen filmden çıktığımda benim aklımda kalan sahne buydu.Onun milletine bağlılığı,sevgisi.
    2 ...
  23. 178.
  24. filmle ilgili bir tek şey söyleyeceğim. atatürk'ün, yalnız bir adam gibi gösterildiğini eleştirenlere: evet o yalnızdı. çünkü en önde koşandı. ne demek önder. en öndeki demek. kürsüde, en üst basamakta birincinin yanında başkası olur mu?
    2 ...
  25. 177.
  26. hz. muhammed mustafa ve mustafa kemal atatürk'ün ortak adı. bu ismi taşıdığım için gurur duyuyorum.*
    0 ...
  27. 176.
  28. dünya bağımsız sinemasına yaptığı katkılarla sinema otoriteleri tarafından mahallenin muhtarları sinema ödüllerinde ömür boyu onur ödülüne layık görülen usta türk yönetmenin cumhuriyet üçlemesinin ilk filmi. daha sonra kemal ve atatürk filmlerini çekerek bu kutsal teslisi pardon üçlemeyi tamamlamayı düşünüyormuş; ismini açıklamak istemeyen bir paşamızdan duyduğumuza göre.
    1 ...
  29. 175.
  30. ''belgesel film'' olduğu tartışılabilir fakat unutulan kısım gerçekten de şudur: mustafa! hiç mi dikkat etmediniz insanlar; beyni patlayasıcaya dek düşünen bir genç var orda bir adam var; mustafa! evet içiyor, rahatlamak için olduğunu da söylüyor zaten. düşünme eylemi yalnız yapılır, siz mustafa yı kendiniz gibi sıradan mı sandınız? pardon ama o zaman kahraman tanımınızı yenileyin lütfen! mustafa yalnız, yapayalnız çünkü özel biri, kendi dengini -ne kadın ne erkek- bulamaması normal değil mi? mustafa bin dokuz yüz bilmem kaçta, kimbilir neler söylemiştir, her zaman ufkunuz açık olsun hiç bir şeye saplantılı olmayın gelişime açık olun da demiştir, işte o zaman? söyledikleri değişebilir başkalaşabilir yahut aynı da kalabilir. o, filmi kıçından tutup anlayanlar yani işte o kesim -içinden kıs kıs gülen!ler- bu film yapılmamış olsaydı da onlar yine aynı insanlar olmaya devam etmeyecekler miydi? bırakalım bence bunları, sizinde gülesiniz gelmiyor mu? hangi kesimin! hoşuna giderse gitsin, önemli olan filmden kendi mustafanızı hatırlayabilmeniz/tanıyabilmeniz! hiç tarih okumadıysanız, okuma hevesiniz bile yoksa bence izlemeyin mustafayı, anlamayabilirsiniz.
    1 ...
  31. 174.
  32. gösterime girdiği ilk gün gittim ben bu filme ve henüz ortada bu kadar ön yargı, eleştiri vs yoktu. filmden etkilendim evet çünkü doğduğu şehre duyduğu özlem ile ölen bi ata'm vardı, kudretini gökten indiği sanılan kitaplardan değil, akıldan, bilimden aldığını söyleyen bi ata'm vardı, tıpkı benim gibi senin gibi bizim gibi karanlıkta uyumaktan korkan bi ata'm vardı, tıpkı herkes gibi sevişen, aşık olan, bi kadının kollarında geçirdiği gecenin etkisinde kalan bi ata'm vardı. her şey iyi güzel evet birden bi patlama, aman allahım can dündar linç edilecek, sokakta görseler suratına tükürmekle kalmayıp, kafasını ezecekler sanki. yok dedim bu işte bi gariplik var ben çok dogmatik mi baktım? tabusal mı yaklaştım? 2. kez gittim filme. gözlerimi dört açtım, bütün değer yargılarımı, tabularımı bi kenara koydum başladım izlemeye. izliyorum izliyorum bi bok yok. hani teknik açıdan falan yorum yapmıyorum çünkü zayıftı ama içerik olarak ben eleştirecek bir şey bulamıyorum.
    böyle yapa yapa halktan uzaklaştırmadınız mı siz atatürk'ü? asıl mesele o'nu o olduğu için sevmek, her şeye rağmen sevmek değil miydi? yaptığı devrimi korumak için yalnız kalışı çok mu koydu size? eleştirenlere söylüyorum, hani en yakın arkadaşlarını idam sehpasına gönderdi diye eleştirenlere sözüm ; hangi arkadaşlık, hangi ikili ilişki bi ülkenin geleceğinden daha önemlidir, hangi can devrimden daha önceliklidir ya da bi ülkeye duyulan vefa duygusu ne zamandır arkadaşlığın altında eziliyor?

    biz buraya devrim yapmaya geldik sinyorita mı? hadi canım sen de!.
    3 ...
  33. 173.
  34. can dündarin sıkı bir atatürkçü olduğunu düşünürsek. göklere çikarilmiş, tek olumsuz cümle kurulamayan, ilahlaştirilmiş bir liderin insan yönünü göstermeye çaliştiği, düşünüldüğü gibi onu karalamak değil onunda bizden biri olduğunu anlatmaya çalıştığı, belkide bizden saklanan bir çok yönünü ortaya koyan gerçekçiliğinden şüphe edilmeyecek belgesel.

    not: herkez gibi mustafaninda korkmaya hakki var lütfen..
    2 ...
  35. 172.
  36. aslında özellikle üzmek, duygusallaştırmak için yapılmış bir sahne yoktu bence. ama buna rağmen hem benim, hem de beraber gittiğim arkadaşımın pek çok yerde gözleri doldu.
    babasını kaybetmiş, okulda mutlu olmayan küçük bir çocuğun hayattan ne beklentisi olabilirdi ki...
    bazıları belki vay efendim atatürk nasıl karanlıkta uyuyamaz, diye sataşmalar yapabilir ama ben atatürk'ün ben karanlıkta uyuyayam dediği sahnede öyle duygulandım ki. hayata belki pek insana göre çook eksilerden başlamıştı ve sağımdaki solumdaki adamlar gibi zaafları, korkuları vardı.
    buna rağmen inancı ve vatan sevgisi ile neler yapılabildiğini gösterdi.
    1 ...
  37. 171.
  38. filmin adı atatürk değil mustafadır çünkü onun da atatürkten önce bir insan olduğunu insanlara anlatmak için böyle bir film yapıldı ama genç bakış'da gençlerin film hakkındaki görüşlerini izlerken televizyon başında ben utantım yok işte atatürk sarhoş, içkici ve kadınlara düşkün olarak lanse edildi falan..

    yahu siz hayal dünyasında mı yaşıyorsunuz ? bu kadar çok seviyorsanız da sevinin atatürkle ortak yanlarınız var, seviyorsanız bu kadar zaaflarına da sahip çıkın...
    2 ...
  39. 170.
  40. bu ülkede atatürkü tanrısallaştıranlar(atatürkçüyüm.laiğim diye prim yapanlar mı demeliyim?) yüzünden tam anlamıyla sevemediğim mustafa kemal atatürk'ü; sevmemi sağlayan belgesel. mustafa kemal'i senin benim gibi insan olduğunu gösteren can dündara teşekkür ediyorum.
    2 ...
  41. 169.
  42. Can Dündar'ın son günlerde CHP sıralarından fazlaca ses getiren Atatürk hakkındaki belgeselinin adıdır.
    2 ...
  43. 168.
  44. mustafa kemal'i sadece tarih kitaplarından bilen, hakkında hiç araştırma yapmayan, insan üstü özellikleri olduğunu zanneden insanlar için izlediklerinde şok olacakları, hayal kırıklığına uğrayacakları bir film.

    ama mustafa kemal'i gerçekten seven, tüm hayatını okuyan, onu gerçekten tanıyıp anlayanlar için son derece başarılı bir film.

    bu filmin, mustafa kemal'in de içimizden biri gibi zaafları olduğunu öğrenip onu daha da benimsememizi sağlaması gerektiğine inanıyorum. teşekkürler can dündar.
    3 ...
  45. 167.
  46. fragmanıyla tüylerimizi diken diken edip, tamamını izleyince dudak büktüğümüz, bittiğini bile anlayamadığımız, insani özellikleri kırpıp kırpıp kısmi özellikler haline getirilmiş, 15 yıldır atatürk,hadi "insani kimliğiyle mustafa" diyelim, üzerine çalışan bir insandan çıkmaması gereken filmimsi, belgeselimsi, ardarda görüntüler ve can dündarın sesi bütünü.youtube için yapılmış hissi uyandırıyor.
    1 ...
  47. 166.
  48. nedense muhafazakar kesimin pek beğendiği film. şahsım adına yorum yaparsam:

    yapım: 7/10
    müzik: 6/10 (özellikle final sahnesinde çalan müzik iğrençti. o sona daha iyi bir müzik yapılabilirdi)
    çekim tekniği: 8/10
    grafik-animasyon: 9/10
    kurgu: 10/10
    konuyu işleyiş: 3/10

    genel: 6/10

    peki neden?

    "atatürk'ün insani boyutu" diye lanse edilen bu filmde gizli gizli yapılan siyasi göndermeler özellikle filmin ikinci yarısında beni oldukça rahatsız etti. filmin ilk yarısı kesinlikle mükemmel. ancak ikinci yarısında "mesaj verme kaygısı" mı desem; filme ön yargıyla gelip gardı düşen seyirciye ard arda kendi bakış açısını enjekte etmek mi desem, öyle bir şey yapmış ki can dündar bu kadar tartışmanın tüm doneleri 2. yarıda yatıyor.

    atatürk'ü kadın düşkünü olarak yansıtmakla başlıyor enjekte süreci. şahsen pek takmadım bunu, çünkü her erkeğin, her normal insanın içinde karşı cinse arzu vardır. yıllarca askeri lisede okuyan bir gencin istanbul gibi bir şehre gelip bir tane bile kadınla tanışmadan gitmesi abes olurdu bence. fikriye hanım'la evlenmemesi de örnek bir lider görüntüsü verme gerekliliğinden başka bir şey değildir.

    alkol hadisesi elbette olacaktı. sonuçta kimse içki içmediğini iddia etmiyor. ancak abartıldığını veya filmde fazla yer verildiğini söylemek mümkün. rakı masası muhabbetini yarım saat göstereceğine kadim dostu ali fuat bey'le neden yollarının ayrıldığından, suikastle ilgili yargılamalarda dostlarını nasıl kurtardığından veya bursa'ya ziyareti'nden bahsedilebilirdi. hele ki bursa nutku gibi önemli bir hadiseye hiç değinmemesinde art niyet arıyorum.

    filme dair en hoşuma gitmeyen hadise ise atatürk'ün hilafeti kaldırmasıyla vaktizamanında hocasının atmış olduğu tokadın intikamını aldığı ironisi. can dündar'ı zeki bi insan zannederdim. böyle bayağı bir ironi hiç yakışmadı.

    filmde insanlara verilmeye çalışılan bir başka mesaj da halkın durumu kötüyken atatürk'ün balolarda partilerde gezdiği. atatürk'ün anadolu gezisine değinilmiş, halkın kendisine şikayetleri iletmesi ve etrafındaki dalkavuklar yüzünden hadiseleri görememesi gayet iyi işlenmiş. ancak filmin devam eden bölümünde atatürk önce ankara'ya, ordan istanbul'a geçiyor ve küt diye savarona mevzusu açılıyor. algı kişiye göre değişen bir olay elbette. art niyetle bakıldığında gayet yanlış düşünceler çıkabilir bu işleyişten. oysa ordan oraya atlayacağına atatürk'ün tren yolculukları boyunca ve hasta olmasına rağmen 5 yıllık kalkınma planını tasarladığından bahsedilebilirdi. ama can dündar bahsetmemiş ve "meclisin aldığı savarona", "ata'nın yeni oyuncağı" sözlerini güzel yerlere serpiştirmiş. öyle bir serpiştirmiş ki zannedersin atatürk o yatı kendi mal varlığına geçirdi, yatla gezilere çıktı falan. oysa 54 gün kaldı sadece yatta. ve 1milyon250bin dolara alınan geminin asıl maliyeti hiç söylenmiyor. merak eden araştırsın, bulsun. peki maliyetini söylemeden sadece gemiye verilen paranın söylenmesi ne kadar etik? çok değil.

    filmin 2. bölümünde çaktırmadan verilen bir başka mesaj da atatürk'ün daima din düşmanı olduğu, can dündar'a göre bambaşka olan emellerine ulaşmak için dini kullandığı. bunu özellikle atatürk'ün türklük-islamiyetle ilgili yazdığı notlarla ilgili olan bölümde görebiliyoruz. ata'nın kastettiği "islamiyetten önce de türktün ve güçlüydün, gücünü islamiyetten değil kanından alıyorsun. farket bunu" iken can dündar "islamiyetten önce de türktün, salla olm islamiyeti ne gerenk var" benzeri bir bakış açısı vermiş.

    son olarak beni rahatsız eden bölüm can dündar'ın bastıra bastıra, defalarca söylediği "muhalefetin temizlenmesi" bölümü. oysa çok partili seçim sistemini de isteyen atatürk. oysa bu partiyi kurmasını istediği kişi de kadim dostu ali fuat bey. oysa TERAKKiPERVER CUMHURiYET FIRKASI'nın amacından sapması nedeniyle kapatilmasını talep eden kişi de ali fuat bey. idamlardan dem vuruyor can dündar ama dünyada bu kadar kısa sürede böyle başarıya ulaşmış bir devrimi karşılaştırabileceği bir benzeri olmadığından yapıyor bence bu hatayı. netekim az buçuk benzerlerinde bile isyanlar çok daha sert bastırılmıştır. izmir suikastinden bahsediliyor ancak suikast nedeniyle yargılananların şeyh saite üstü kapalı destek de verdiğinden bahsetmiyor.

    filmde genel olarak siyasete girdiği konularda tamamen can dündar'ın sçtığı kanaatindeyim. oysa filmin ilk bölümü gayet iyiydi. hatta film arasında "neyini eleştiriyo lan bu insan bu filmin?" dedim yanımdakilere. gizli mesajlar 2. bölümdeymiş ve bazılarının(!) neden bu filme bu kadar sahip çıktığı 2. bölümde gizliymiş.

    yeni nesillere tanıtmak istedikleri kadın düşkünü, alkolik, halkı sürünürken zevk sefa peşinde koşan, en yakın arkadaşlarını astıran, din düşmanı, hasbel kader vatan kurtaran hatta o fikri bile vahdettin den alan bir atatürk filmin 2. bölümündeki.

    son sözüm de genç bakış programını sürekli özel üniversitelerde yapan abbas güçlü'ye. kendisi herhalde konuklarının sorular karşısında pek zorlanmasını istemiyor ya da can dündar yakın bir arkadaşı ki odtü gibi, yıldız teknik gibi, itü gibi "devlet" üniversiteleri yerine böyle bir konuyu özel üniversitelerde tartışmak istemiş. "her konuda olduğu gibi". dışarıdan öğrenci de bildiğim kadarıyla alınmıyor bu tür durumlarda. şimdi özelde okuyan arkadaşlar alınmasın ama devlet üniversitesinde okuyan öğrenciler o salondakilerden kat kat daha zekidir. haybeye özelde okumuyorlar yani. sıkıyorsa yukarıda yazdığım okullarda yap. hadi onları geçtim yaw gel afyon kocatepe üniversitesi'ne de soru gör. 5 dk önce sorulmuş soruyu tekrar sorabilen öğrencilerin bulunduğu bi salonda yaptığın programla övünüyor musun merak ediyorum.
    8 ...
© 2025 uludağ sözlük