galatasaray'ın en iyi transferi belki de. o olmasa keita, elano, arda, ve diğer hucüm oyuncularımız bu kadar etkili olabilir miydi acaba. oyunun iki yönünü çok iyi oynayan, muhteşem dengeli bir oyuncu.
yanındaki usta ayaklarla futbolu her geçen gün yükselen adam. içeri bindirmeleri ile çok can yakacak demiştik keza öyle de oluyor. ofansif bir defansif orta saha 6,5 numara *
16 sırt numarasını gördükçe de daha bir seviyorum kendisini. mental yönüyle de olgun bir adam olduğunu gösteriyor her fırsatta.
son 2 sezon oynadığı maçları çıplak gözle ve bursaspor formasıyla seyrettiğim mustafa, dün akşam gs. forması ile izlediğim mustafanın yanında mustafa topaloğlu gibi kalır, futboluyla o derece şaşırttı beni. bir an düşündüm, yap mustafanın saçlarını örgü, kısalt boyunu bir 15-20 santim, tak kerim abdül cabbar gözlüklerini ve rengini çikolata yap aynı edgar davids! yürü be mustafa, giydiğin 16 numaralı formanın hakkını ver!
bu sene iyi bir performans gösteren ve bunu sürdürdüğü takdirde uzun süre milli takımda oynayacabilecek ve ileride avrupa'ya transfer olabilecek galatasaray'ın defans oyuncusu.
gösterdiği performansla, mehmet aurelio'un da olmadığı bir dönemde milli takıma büyük ihtimalle seçilecek olan futbolcudur, ki kendisi sonuna kadar hakediyor bunu. sezon başında falan, çoğunluk bu adam ancak iyi bir yedek olabilir gözüyle bakıyordu kendisine, ama böyle her maç üstüne koyarak oynamaya devam ederse bu adam formayı bırakmaz. yanında da m.topal ayhan ikilisi değişmeli oynar gibime geliyor.
transferi sessiz sedasız gerçekleşen ve iyi ki gerçekleşen futbolcu. özverili bir futbol sergiliyor lakin dikkat çeken daha doğrusu benim dikkati mi çeken bir husus maçlarda ki tutumu aynen necati ateş'in ilk dönemlerinde ki gibi kırk yıldır bu takımdaymış gibi pozisyonlarda en fazla itiraz etmeler hakeme aşırı itirazlar filan bu açıdan daha dikkatli olması gerekmektedir.
galatasaray kendisini geçtiğimiz sezon sonu bülent korkmaz'ın tavsiyesiyle tranfer ettiğinde hiçkimsede en ufak heyecan kıpırtısı olmamıştı. ki şahsımda da aynı hissiyatlar mevcuttu. lakin gün geçtikte ve resmi maçlar başladığından bu yana görülen şudur ki , çok yerinde bir iş olmuş galatasaray'ın mevcut kadrosuna dahli.
savaşıyor. çalım yiyor yılmıyor . koşuyor. çırpınıyor. duran toplardan gol arıyor. sınırlarını zorluyor galatasaray'a bir şeyler vermek ve kadroda yer bulmak için. frank rijkaard'da bunun farkında ki barış özbek'i artık ondan sonra düşünüyor.
umarım gayreti ve başarısı daim olur. ve eminim ki taraftar ilerleyen günlerden kendisini daha da çok sevecektir. bu tip adamların hep ayrı bir yerleri vardır zira gönüllerde...
galatasaay taraftarına sezonun ilk maçında büyük güven vermiş oyuncudur. kritik müdehaleleri, gerekli yerdeki temiz top çalmaları, isabetli ve hücum şekillendiren paslarıyla mevkisinde iyi olduunu göstermiştir. güzel oyununu bir de golle süslemiştir.
9 ağustos 2009 gaziantepspor galatasaray maç sonu röportajında izlerken bir futbolcuya göre konuşmasının gayet iyi olduğunu farkettiğim kişi. ayrıca altıpas civarına sokulmayı sevdiğini söyledi. az evvel de youtube'dan kariyerindeki gollerine baktım; hakikaten kumaşı iyi. defansın önünde yatan önliberolardan farklı. kadro derinliği açısından da faydalı olacağını düşünüyorum.
sezonun tamamını sakat geçiren linderoth ve yarısını sakat geçiren mahmet topal'ın önünde fazlaca forma şansı bulması muhtemel futbolcudur. bulamasada iyi bir yedektir fena değildir.
tobol maçında ileri doğru yaptığı bir iki çapraz koşu ile dikkatimi çekmişti sonradan bir kaç videosunu izledim bunu bolca yapmış . bu tarz defansif orta saha oyuncusu azdır. genellikle boş alanda bekler dururlar.
sırf bu özelliği için alınmış olamaz tabi ama kötü olmadığını söyleyebiliriz. sakatlıklardan vb sorunlardan çok çeken galatasaray kadroyu zengin tutmak istiyor şeklinde yorumlanmalıdır mustafa sarp'ın transferi. keza gökhan zan'ı da aynı kategoride incelemek lazım.
11 temmuzda oynanan leverkusen maçında maldonado'yu andıran galatasaraylı futbolcu. üşenmedim istatistik çıkardım. aldığı topların %95 ini geriye oynayarak değerlendirdi. pres yok, yaratıcılık yok. umarım böyle gitmez.
bonservis bedelsiz alınmış oyuncudur. giderken son haftalarda hatta ikinci yarıda hiç oynamaması ve bedava gitmesiyle bursaspor taraftarlarının iyi sözlerini üstüne almıştır. ofansif özelliği yok denebilir. defansif özelliği de uzun boyundan kaynaklanan kaleciden gelen degajları kesmektir. hızlı değil ama sağlam diyebiliriz. başka bişey yaptığını görmedim.
galatasaray ile prensipte anlaşmış futbolcudur. transfer sezonunun açılmasıyla birlikte mukavele imzalaması yüksek olasılık. şimdiden hayırlı olsundur.