bu ülkede, bir halttan haberi olmadığı halde her dönemde "muhalifçilik" oynayarak ekmek yiyen kifayetsizlerden birisi.
arkadaş yıllarca ekonomi yazarlığı yapmıştı, ancak ne hikmetse uzanların imar bankası ve diğer şirketlerindeki dalavereleri hiç "görmemişti" gazeteci deyimiyle.
o günlerde star gazetesinde ekonomi değil de "gündem yazıları" yazmakta olduğu için görememiş olabileceğini söylüyor, 2013'te verdiği bir söyleşide.
tabi biz de yedik. http://t24.com.tr/haber/k...ler-ensest-patladi,241842
bunu tamamen okursanız, bu ülkede gazeteci olarak nam yapan kişilerin nasıl hokkabazlıklarla yaşamlarını-mesleklerini sürdürdüklerini açıkça görebilirsiniz.
ulusal tv'de kral çıplak diye program yapan gazeteci. kusura bakmasın ama çok tatava yapıyor. öyle olsaydı böyle olurdu. aday beğenmiyormuş. sen kimsin aday beğenmiyorsun? işçi partisi çatısı altına girdin yüzde 1 bile olmayan oy oranı ile aday beğenmiyorsun. bırakın bu entel işleri arkadaş yemiyor millet artık valla bıktık sizin gibi aydın görünen tiplerden.
soma'ya gittiğini an itibariyle ulusal kanal'da izlediğim haberci.
öncelikle, bu zat ile ilgili nötrdüm.
lakin az önce izlediğime kadarıyla, soma'da kardeşini bulmuş bir kadına mikrofon uzatıyor, kadın; "o gün gitmemiş neyseki ama haber vermedi bize" diyor,
mutlu da, "o gün işten mi kaytarmış?" diyor. üstüne bir de, "neden haber vermemiş döveli mi?" diyor samimiyetsizce.
bu nasıl bir mantık? o da mı ölseydi diyorsun yani? nasıl bir yapmacıklık içindesin ki oraya gittin üzülmüş gibi yapıyorsun?
ayrıca, tarikat demeyi bilmeyen "gazeteci".
ta:rikat değil güzel kardeşim, tari:kat.
Vatan gazetesinin eski yazarı Mustafa Mutlu T24e verdiği bir demeçte Kürtlere karşı ayrımcı sözleriyle gündeme geldi. Mutlunun oldukça tepki çeken sözleri şöyleydi:
Kürtler, Kürtçe haber için aldıkları çanaklarla porno izlediler, ensest patladı!
Not: Boyle bir fikir sadece Ensest ilişkiden doğmuş birilerinin aklına gelebilir.
bugün, onsuz ne boka benziyor acaba diye aldığım "vatan" gazetesinin eski köşe yazarı.
köşesine baktım şöyle bi'. ne ince giydirmeler vardı ne de günün sorusundan aldığımız o ince tat.
şimdi sizin "dindar" dediğiniz bu insanlar, kendisine çok özel ve de çok güzel giydiren insanların ekmeğiyle oynuyor ya hani, bu yüzden sorum ustasını çok seven sizlere:
ekmeğiyle oynanan onca insanın hakkını, inanışınıza göre öteki tarafta hangi renk suratla vereceksiniz?
a) mor: ettik bir eşeklik affeyle.
b) yeşil: yanma korkusundan sıçtım, yeşerdim eziyet etme kolay eyle.
c: standart: yüzümüz bile renk değiştirmiyor bak, niye yarattın bizi? empati eyle.
türkiyenin en iyi yazarlarından biridir.
analiz yeteneği gerek rok olsun gerek nagehan alçı olsun... günümüzde "analizci" diye tv'ye çıkarılan herkesten 7 gömlek üsttedir.
analizleri gerçekten zekice ve yiğitçedir.
terbiyesiz kemalistlerden birisi. sürekli ayar üstüne ayar yediği ahmet kekeç'den "kekeç ahmet" diye bahsetmesi de sanırım bulunduğu seviye hakkında biraz fikir verir. star'da yazarken de engin ardıç'dan ayar yerdi habire. ama şu da var; kendi sürekli küfrettiği için ayar verdiğini sanır. okuyan kemalistler de öyle sanır.
Hayatımda dünkü yazısı kadar saçma yazılmış bir yazı okumadım. Bakın dikatatörlüklerde şunlar şunlar olur, bunlar varsa orası diktatörlüktür diye liste vermiş. Bugünkü ortam böyledir demiş. iyi de bu verdiğin liste ya o dönem için de geçerli ise, o zaman sen kabul mu ediyosun o dönemin diktatörlük olduğunu. Bu adam çocukla bile karşılıklı tartışmaya giremez bence. Bir de bunu ayar verme yazısı olarak düşünürsek durum evlere şenlik. Bu yaşta bu zekasına da hayran olmamak elde değil.
müthiş bir yazar olmak için duvar yazısı mı yazmak lazım dedirten kahve ağızlı yazardır. nagehan alçı'yı savunduğumdan ya da mustafa kemal'e diktatör dediğimden değil ama daha iyi, teoriye daha çok oturan cevaplar vermek lazım böyle insanlara, kahve ağzıyla verilen cevaplar gülünüp geçilenlerden olmaya mahkum.
kim tarafından hangi amaçlarla kendisine bir gazete köşesi verildiği bellidir. kaosçuların, darbecilerin, krizcilerin medya ayağındaki temsilcilerinden biridir. sınırdışı edilmesi gerekir.