Aşk,paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. iki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız.Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz.Aşk adil değildi.Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıyısından bile geçmiyordu.Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi.Sana en şiddetli tokatı patlatacak eli okşamaktan ibaretti!
Ruhi mücerret romanıyla belirsiz anlarda yüzde koca bir gülümsemeye sebep olan yazar.
Kitaptan bir alıntı ;
Benim yaşımda aşk kimin kollarında ölecegime karar vermektir. Aslında her yaşta öyledir.
özellikle terör örgütlerine sempati duyan inançlı/ inançsız gençlerin bu yazarı okuması gerekiyor. çünkü murat menteş ölümü değil hayatı kutsuyor, savaşı değil barışı anlatıyor.
yeni ve olması gereken türk aydınına yaklaşmış bir isim. mutlaka okuyun.
dengesizin biri.
sol tarza özenip aynı zamanda da ne kadar boktan olduğunu farkettiği için solcu olamayan, sağ cenahta ise bu özentisini yaşatamama kaygısıyla aidiyet kuramayan, değişik şeyler yapayım derken asla klasikleşemeyecek sığ eğlencelikler üreten, hakan günday gibi ortaokullu çocuğun film izleyip kurduğu hayal dünyası ve nevrotik genç iç heyecanını roman diye yazan birinin kitaplarına onlarca kez baskı yaptırtan seviyesiz memleket ergenlerinin sevdiği bir yazar.
yıllar önce şehrengiz, merdiven gibi dergiler çıkaran hakan arslanbenzer ve etrafındakilerin "yeni birşey uyduralım" diye oturup salladıkları "neo-epik" edebiyat grubuyla beraber takılıp o dönemde adını duyurmaya başlamıştır. o zaman yazdığı şiirler fena değildir.
30undan sonrakilerin okumaya tenezzül etmeyeceği bir isimdir.
Kısa bir dönem yazmış olsada yeni şafaktaki yazılarından da anlaşılacağı gibi iyi cümle kurmanın ötesine geçemeyen ama gene de afili ve vicdanlı hergelenin tekidir. Yapı söküm akımı da sanki onun için doğmuştur diye içimden geçip atlas okyanusu na karışıyor.
Romanlarını okumak nefis zevk veriyor ancak gözlemlediğim kadarıyla yapmacık bir tarafı var. sanki konusurken kendisi degil, düşünceleri kendisine ait değil gibi.
--spoiler--
Soru: Aktör Tamer Karadağlının önce Sayın Cumhurbaşkanından korkuyorum deyip bir gün sonra Onun müthiş karizması çok etkileyici gibi sözler söylemesi ne anlama geliyor?
üsküdar kitap fuarında gelmemesinin nedeni: https://www.youtube.com/watch?v=rdEV8V1Q4mk
biraz daha uzun olanı anlaşılır: https://www.youtube.com/watch?v=BK7DZRuvo1g
tamamı internette yok herhalde bu videonun varsada ben bilmiyorum.taa mayısın 25 inde yapılmış bu konuşmayı niye şubatın sonuda kırpıp sadece hükümete sadece başbakana ağız dolusu saydırdı sövdü bunun için bişey düzenledi gibi pompalıyosunuz lan bazı man kafalarda bunun vineını yapmış akpiçler orosbu çocukları sizi anlamadan dinlemeden
bida hepsinden ayırı olarak şu tiviti anlamadım https://twitter.com/kilic...status/567312002243383296
neden talihsiz kardeşim biri bana bi anlatsın hele
na günlere kaldık amk.
hızlı tüketilen cinsten üç romanı, 2 şiir, 2 de deneme kitabı yazarı kimse.
bir şey anlatmaya koyulduğunda anlattığı şeyi unutup anlatmaya dalıyor sanki. o yüzden kendini yazarak anlatsın isterim.
dün itibarı ile "dublörün dilemması" kitabını bir çırpıda okuyup bitirdiğim zeki bir yazar.
kitap başlangıç olarak vasat başlasada olayların kenetlenmesi ile belli bir düzene giriyor.
kalemi sağlam, üslubu özgün fakat kurgu ve olay akışı zayıf bir yazar. kitapta belli ince noktalar göze çarpıyor bunlar zeka pırıltıları diyebileceğim göstergeler, bu yönü ile beni kazandı.
ahmet mithat gibi hikayeyi bölmesi hoşuma gitmedi bunu belirtmem lazımdı.
sonuç olarak eğlenceli kitaplara imza atan, belli bir kitlenin desteğini almaya da çalışmayan nev-i şahsına münhasır bir zât. okuyun.
hayranıyım. aydın nasıl olmalı'nın canlı örneği bu adam. sadece insan olmanın önemini, ideoloji köleliğinin sakıncalarını çok güzel anlatan biri ve ben ilk defa bir yazarla tanışmak istiyorum. kalemine kuvvet...
Geçenlerde dublörün dilemması'nı okuyup neden daha önce okumadım diye kendime kızdığım, en kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak istediğim, zihninde kültür festivali kopan, ilginç bir beyne sahip yazardır.
sağdan sağdan popüler kültürün bi parçası olmaya doğru yol alsa da, ilk kitabını okuduğumda kullandığı dili, seçtiği kelimeleri, kafa yakan betimlemeleri yüzünden derinden sarsıldığımı hatırlıyorum, her cümleyi tekrar tekrar okumak istemiştim. sonrasında o dil bağımlılık yapıyor, kitapları bitmesin istiyorsunuz.