Ruhi mücerret romanıyla belirsiz anlarda yüzde koca bir gülümsemeye sebep olan yazar.
Kitaptan bir alıntı ;
Benim yaşımda aşk kimin kollarında ölecegime karar vermektir. Aslında her yaşta öyledir.
Aşk,paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. iki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız.Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz.Aşk adil değildi.Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıyısından bile geçmiyordu.Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi.Sana en şiddetli tokatı patlatacak eli okşamaktan ibaretti!
Kendisi kanımca gayet bilgili,oldukça geniş bir genel kültüre sahip ancak katıldığı ve kendisi yaptığı programlarında izlediğim kadarıyla bu kadar bilgiye ek olarak ukala mı ukala ve küçümseyen tavırlar içinde olan yazar ve şairdir.
Aklınca erkek egemenliğini eleştirirken olaya yie erkek açısından bakan biri. Nine bilmemnesi anne kem kümü gibi klasik muhafazakar erkek söylemlerinin yanına sırf sırıtmasın diye sevgili hedehödösünü ekleyen çakma duyarlı.
Aklınca tespit sıçmış, gizli feministfobik.
ot dergisi temmuz sayısında yazdığı "beyaz bluzlu kız" adlı yazısıyla gönlümde taht kurmuş erkek kişisi.
--spoiler--
erkek egemenliğinden ,herif tahakkümüne
neden böyle oldu?
türkiye'de niçin her yerde erkekler boy gösteriyor?
hep erkeklerin sesi duyuluyor.
memleketin üç tarafı testosteron deniziyle çevrili sanki.
burası bir yurt, bir yuva mı,yoksa çakal panayırı mı?
bir anne tembihine, nine nasihatine, bacı öğüdüne, sevgili ikazına
bir kadın tebessümüne, jestine, sesine hasret kaldık.
türkiye'nin "gökkubbesinde hoş seda" filan yok.
böğürtüler, hırıltılar,zırıltılar yankılanıyor.
bu artık erkek egemenlikten öte bir şey.
herif tahakkümü, hödük tasallutu, hanzo taziri.
kelime oyunlarını harika yapan yazar. adeta onlara metinde dans ettiriyor. dublörün dilemmasından sonra ruhi mücerret ve korkma ben varım güzel iki kitap olarak etsede kendisinin bu yeteneğini senaryo yazımınada yansıtmasını bekliyoruz.
ilginç diyalogları ve onur ünlü çekimleri ile bir tarantino, guy ritche karışımı suç filmi çekebilirler.
abartılmış bir yazardır.
kimse bana alınmasın, gücenmesin ama sözlük tabiri ile gerçek bir overrated. vedat özdemiroğlu'nu konuk aldığı programında anladım bunu.
ha tabi seven sever, ama ben tercih etmiyorum kendisini. içi boş ama bir o kadar süslü cümlelerden sıkıldık be olum, bizi de anlayın.
barış, süreç falan değil derdim. bu yazı, murat menteş'in tüyü dikmesi olayıydı, dikti.
yahu kardeşim, abim, güzelim; 1 gün diyarbakır'ı gezdin deyü bu tespitleri yapma hakkına nasıl ulaştın acaba? nasıl yahu?
tamam duygusalsın, romantik adamsın anladık da nedir bu saçmalık. biz yıllarca yaşadık güneydoğu'da da senin bu sıraladığın romantizmlere zor vakıf olduk. 1 günde nasıl anladın, nasıl çözdün o kültürü.
itiraf et murat bey; bu yazıyı sana diyarbakır yazdırmadı. bu yazının diyarbakırla bir alakası yok. söyle bunu.
kötü ya da iyi yazar olması tartışılır. ancak şöyle bir gerçek var ki, çok değil 5 sene öncesine kadar bu adam "underground" bir yazardı. gençlerin yüzde 5'i bile tanımazdı kendisini. sanırım korkma ben varım romanından sonra, özellikle ihl gençliği arasında çok iyi prim yaptı ve pop - yazar statüsüne ulaştı. bunu bilinçli veya bilinçsiz yapmıştır bilinmez, gerçek şu ki "self promotion" olayını çok iyi yapan bir adamdır.
ayrıca, ayşe arman'a verdiği son röportajda kullandığı alıntı cumhuriyet türkiyesi'nin halini özetler; Türkiye, evlatlarının, Türkiyeden başka bir şey düşünmesine izin vermiyor. Evlatlarının mürüvvetini görmek istemiyor."
şuradan afili filintalar'daki yazılarına ulaşılabilecek yazar kişisi yeni bir roman hazırlığında olduğu söyleniyor ruh-i mücerret daha inmeden kitapçıların çok satanlar standından romanı yetiştirse bari.
yeni bir ahmet hakan vakası.
severdik seni murat abi, tamam bizim de yaralarımız var, berkin'e biz de üzüldük, başbakanın nefret dili bizi de kızdırıyor ama dönüp dolaşıp ayşe arman'ın eteğinin altına girmek nedir yahu?
yerini mi yadırgadın, dar mı geldi bizim buralar sana?