hiçbir kurgusal güzelliği olmayan, oyunculuktan kastı çırılçıplak kadın soymak olanların övmeye çalıştıkları tamamen zavazingo diye nitelendirilebilecek bir filmdir. yazıktır. günahtır.
yazıktır, insanların zamanını ve parasını boşu boşuna almış oldukları için.
günahtır, elin s.kini kaldırmanın derdi size mi kaldı.
değil türk sinema tarihi dünya sinema tarihinde bu film kadar başka bir iğrenç film yapılır mı bilmiyorum. ve, açıkcası sanmıyorum.
Hande Ataizi'nin gencecik bir kızken, senaryo ve yönetimdeki tüm aksaklıklara rağmen, çok iyi bir performans sergilediği, usta oyuncu Halil Ergün'e kesinlikle yazık edilmiş, kadın duyarlığını yakalama kaygısıyla yapılmış ama fazlasıyla özenti kalmış bir film. Teknik açıdan o günün koşullarında yine de eli yüzü düzgün denilebilir.
Mum kokusuyla başlayıp bol ketçaplı kan kokusuyla biten , Hande Ataizi'nin çıplak görüntüleriyle insanı erotizmden soğutan , son on dakikasının öldürülen sapık babanın cesedinden kurtulma fikri ve eylemiyle geçtiği , Halil Ergün'ün o alışılmış ses tonuyla film boyunc farklı rollerde karşımıza çıktığı irfan Tözüm yapımı film .
1940'lı yılların ikinci yarısı Beşiktaş'ta bir konak'ta Firuzan Hanım ihsan adını koyacağı bir erkek çocuk dünyaya getirmek üzeredir. 1950'li yıllar. Firuzan Hanım, Fatma adında 5-6 yaşlarında bir kız çocuğunu evlat edinir. ihsan ve Fatma iki kardeş gibi büyürler. Robert Kolej'de okumakta olan ihsan, Natalie ile büyük bir aşk yaşamaktadır. Natalie'nin konsolos olan babasının ülkesine dönmesi Natalie'nin intiharına, ihsan'ın da odasına kapanmasına sebep olacaktır. 1970'lerin ihsan'ın annesinin ölümü üzerine aile tamamen çökmüş bir durumdadır. Fatma evlenmiş ve Belkıs adında bir kızı vardır. ihsan ise kapanmış olduğu odada yaşamını sürdürmekte ve Fatma'nın yardımlarıyla ayakta durabilmektedir. Film böyle devam ediyor.