birşeyleri muhafaza ettiğini sanan ancak önünü, arkasını açan; teroristlerin, arap şeyhlerinin ayağında giderek bağımsızlığını ve tüm mahremini veren türkiye'dir, ülkem..
türkiye için yeni birşey değildir. "anneziğim tayyip bizi muhafazakar yapıyor anneziğim" nidalarına hiç gerek yok. türk milleti tarihin her döneminde muhafazakardı. (bkz: sakin ol)
yeşil sermayenin güçlendiği,
dinci partilerin oy rekorları kırdığı,
oruç tutmayanların dövüldüğü, öldürüldüğü,
uzun saçlı ve küpeli erkeklerin dövüldüğü, öldürüldüğü
kısa etek giyen kadınlara kezzap atıldığı,
meclise ve çankaya köşküne türbanla girildiği,
aydınların çoğunun 'terörist' damgasıyla hapse atıldığı,
azınlıkların ve gayri müslümlerin tehdit edildiği ve öldürüldüğü,
kökten dinci kişilerin devlette her kuruma*** girdiği.
bir ülke olmuştur türkiye,
ama karşı devrim henüz bitmedi. bir sonraki aşama için
(bkz: malezya)
(bkz: iran)
muhafazakar olmak esas itibariyle aristokratik bir geleneğe sahip olmakla ilşkili bir şeydir. bizimle uzaktan yakından ilgisi yoktur. fakat ülkemizde muhafazakarlığı anlamlandırırken biraz milliyetçilikten biraz ahlaktan biraz dinden türeyen takıntılar ilave edilmiş ve muhafazakar Türkiye anlamlandırılması yapılmıştır. teorik bağlamda neredeyse hiç bir ilgisi yoktur. niçin ilgisi olmadığını anlamak için bir örnek verelim. mesela bir Türk e dedesinin babasının adını sorsan neredeyse hiç biri bilmez ama bir ingiliz aristokratının evinde 16. yy daki büyük büyük dedesinin atının eyeri vardır. o derece muhafazakardır. ingilizce conservative kelimesiyle ilgilidir. biz de muhafaza etmekten ziyade korumak vardır yani preserve etmek vardır. yani çok ihtimam etmeden korumaktır. tüm bu açıklamaların ardından muhafazakar türkiye kelimesinin yerine daha anlamlı bişi bulmak gerekliliği ve çabası bizatihi entellektüel bi çabanın ürünü olacaktır.
Türkiye kesinlikle özkültürünü unutmuş ve unutturulmuş yerine modern kılıfı altında boş bir kültür oluşturulmuştur. Ne modern olabildik ne muhafazar . Muhafazakar Türkiye diyebilmek için harf inkilabından önce yazılan eserleri okuyup anyalabilen bir toplum olmak gerekir. Sadece 80 yıllık eserlere mahkum kaldık. Tarihimizi ve edebiyatımız 80 yıllık gelenek ve kültürlü yazılmış , çevrilmiş eserler var. Bu muhafazakarlık değildir.
tek sorun muhafazakar eşittir islam demek değildir.
%50 muhafazakar dedikten sonra kalan %50'ye marjinal demek nasıl bir beyinsizliktir ben anlamıyorum arkadaş. Madrjinal dediğin kıyıdaki köşedekidir. Burda yarıya yarıya bir oran var. ilk %50 halk, kalan %50 marjinal.
Hangi tavuk çiftliğinde doğup büyüyosunuz siz bi deseniz?
O zaman sadece marjinaller varmış diye debelenmeyeceksin yandan yemiş bey. demek ki %50 çeşitli oluşumların oluşturduğu bir güruh. Senin dediğin muhafazakarlar içerisinde de farklı farklı algılayanlar olacaktır, kendin gibi sığ ve tek tip mi sandın herkesi?
muhafazakar tanımının içi iyice kirletildiği karartıldığı için bu kavramı iyice açıp iyi tanımlamak gerek ancak, halis din söylemi üzerinden konuşuyorsak bu bir öze dönüştür.
din tüccarlığı diyorsanız o zaten hep vardı e tabi ki sistemli hale gelmesini de istemem.
ancak bunu malum zihniyetin devamı olarak söylüyorsanız ciddiye dahi almıyorum. hani türkiye iran olur mu malezya olur mu falan diyordunuz ya.
recep tayyip erdoğan söylemi ile "içki içenler, alkoliktir; bizim partiye oy veriyorsa alkolik değildir." bazı arkadaşlar oranlar üzerinden gitmiş. yahu her yana dönen bir partiye ülkücüsü de oy veriyor, pkklısı da. gariban da oy veriyor, holding patronu da. ölüler de oy kullanıyor, tarladaki çuvallar da. bilgisayar virüsleri de oy kullanıyor, kesilen elektrikler de oy kullanıyor. kendini liberal muhafazakar gibi uyduruk bir yapıştır gitsin, bırakınız şey yapsınlar ideolojisi ile tanımlayan bir partinin türkiye'yi tanımladığını düşünmek abesle iştigal.
ha, türkiye muhafazakar mı? muhafazakar. bıraktığımız yerde işine gidip geliyor. yemek yiyor. bir de uzun uzun uyuyor.
türkiyenin şöyle biraz doguya dogru bakmasi lazim biz dogulu bi milletiz biz islamdan once ve islamin ilk zamanlarinda kadinlara degeer veren ve hatta onlara hukumdarlik veren bi milletken yobazlar sayesinde artik kadin katili olduk ve bundan utanmamiz lazim turk dunyasinin en yobaz ulkesiyiz biz ama ne hikmetse ayni zamanda en guclu ulkesiyiz kadinlarimiz kafasini kapatabilir allahin emridir ancak neden araplarin sitilinde kapatiyonuz yobaz araplarin folk kiyafetidir türban neden allahin emrettigi gibi giyinmiyoruz allah vicudunu belli etmeyen kiyafetler giyin demis bizimkiler alti kerane ustu minare giyyiniyor peki bunudaa gectik neden birbirimizin kiyafetleri batiyo neden ulan azcik turk kulturunu yasatin burasi iran degilki azcik ozbekistana bakin kazakistana bakin azerbaycana bakin bak hicbirinde kadin cinayeeti yok cunki onlar yobazlasmamis. ecevit eger basortuye yasak koymasaydiki basortuyle turban ayri seyler bu tayyip bukadar sukse yapmayacakti eceviti nekadar taktir etsemde biokadarda lanetliyorum.
asla olmayacakolandır her kadın çarşafa dolanmak istemiyor.
herkes kız erkek ayıştrılmakta istemiyor.
öğrenciler evlerine burun sokulsun da istemiyor.
giyinişlerine dil uzatılsın ne içeceklerine karar verilsin istemiyor herkes.
ama istemiyorlar diye kıçı başı açıp dolaşacaklar birbirlerinin üstünden inmeyecekler yedi yirmi dört berduş gezecekler diye yaratılmaya çalışan algı en çok rte tarafından yaratılıyor.
hayvanlara daha fazla yönelindiği, bilim ve akıldan daha çok sapılıp inkar edildiği, yabancı düşmanlığının daha çok dillendirildiği, tahammülsüzlüğün, cehaletin, sıradanlığın, 5. dünya ülkesi olmanın daha belirginleştiği, insanların cehalet ve delilik batağına saplandığı bir türkiye dir. olmaması için elden gelen arda konmamalıdır. bu yola girenler geri döndürülmelidir.
Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı’nın hazırladığı “Turizm ve Seyahatte Çocukların Ticari Cinsel Sömürüsü Türkiye Raporu”nda, turizm ve seyahatte çocuğa yönelik cinsel sömürünün endişe verici düzeyde olduğu ortaya çıktı.
BAKiRELiK YAŞI 8-9
Cumhuriyet gazetesinden iklim Öngel'in haberine göre Antalya’da turizm sektöründe çalışanlarla yapılan görüşmelerde, Türkiye’ye ticari cinsel sömürü amacıyla yurtdışından kız çocuklarının getirildiği, bazı eğlence yerlerinde çocukların fuhuşta kullanıldığı yönünde duyumlara dikkat çekiliyor. Sivil toplum örgütü üyesi bir kadın, yaşadığı tanıklıkları ise şöyle anlatıyor:
“Çocuklar, bazı otellere kimliksiz alınıyor; fuhuş yaptırdıklarına şahit oldum. Zengin adamlarla babalar arasında acenteler aracılık yapıyor. Bazı acenteler yurtdışından gelen şeyhlere, zenginlere tüm hizmeti vermek adı altında ihtiyaçlarını gideriyorlar. Bakirelik yaşı eskiden 18 ile 20 yaş arası iken şimdi 8-9 yaşlarına düştü. Yazın daha fazla olmaktadır”
MASAJ SALONLARI
Raporda Ankara’da görüşülen bir hakimin bazı turizm acentaları ve otellerin yanı sıra kimi masörlerin de “hizmete aracılık” yaptığına ilişkin ifadeleri dikkat çekiyor:
“Çocuklar burada anlaşıp Antalya’ya gidiyorlar. 1 hafta-15 gün fuhuş yapıp geri geliyor. Bir çocuk bir kadının evinde bu şekilde kalıyor. Cinsel sömürüde en dirençli, en güvenirliği düşük olan masörler. Çocuk çalıştığı işlerden memnun. Bilgi vermek istemiyor. Polis müşteri gibi, sonra kız inkar ediyor. Bazı masaj salonunda çoğunlukla oral seks yapılıyor. Zaman zaman cinsel birleşme oluyor.”
KÖLE DÜZENi
Görüşülen Turizm ve Otel işletmeciliği Bölümü öğrencilerinin yüzde 74’ü çocukların turizm ve seyahatte çocukların cinsel sömürü mağduru olduğunu düşünüyor. Otellerde ve rehberlik bürolarında stajyer olarak çalışan bazı kızlar cinsel sömürüye maruz kalıyor. Antalya’da bir otel yöneticisinin anlatımı raporda şöyle yer alıyor:
“Turizmde kalifiye elaman bulmak çok zor. Çünkü stajyer adı altında çoğu öğrenci köle gibi ya belirli bir maaşla ya da parasız otellerde çalıştırılır. Otel departman müdürleri, çalışanlar tarafından da istismara uğrayanlar oluyor. Türk stajyerlerde de aynı durum yaşanıyor. ilk defa denizi gören, çoğu farkındalığı hiç olmayan çocuklar da fuhuşta otel içinde ve dışında kullanılabiliyor. Bunu bu sektörde sürekli duyuyoruz.”
SURiYELi ÇOCUĞU EŞi PAZARLADI
Raporda görüşmeciler Suriye’den Türkiye’ye gelen kız çocuklarının erken evlilik, para karşılığı fuhuş gibi farklı şekillerde cinsel sömürede kullanıldığını kaydediyor. Bir avukat, “Gaziantep’te 14 yaşında Suriyeli bir kız çocuğu erken evlilik yapıyor. Eşi daha sonra fuhuş yoluyla kızı pazarlamaya çalışıyordu” ifadelerini kullanıyor. Raporda bölgede yaşayanların, “Suriyeli ailelerin çocuklarını fuhuşa isteyerek sürükledikleri” gibi izlenimine sahip olduğu belirtilerek hem çocukların hem de ailelerin mağdur oldukları yönünde farkındalık çalışmaları yürütülmesi gerektiği vurgulandı.