ben 9 yaşında ilkokul 2. sınıf öğrencisi iken aldığım kuşum 18 yaşında üniversiteye hazırlanırken öldü. hayatımın yarısını onunla beraber geçirmiştim. bazen hevesleniyorum alayım bir tane daha ama biliyorum benden önce ölecek.
seni özlüyorum lan circus. yazıldığı gibi. circus. hala benimlesin.
dudak meraklısı hayvanlardır resmen gelip ağzına yapışırlar. hele o kafayı çılgınca sallamaları yok mu. konuştu mu susmak bilmeyen ama tatlı mı tatlı şeylerdir.
--spoiler--
Yeni olan her şeyi sonunda kabullenerek yemeye başlayıncaya kadar aylar alabilir. ASLA ANi BESLENME DEĞiŞiKLiĞi YAPMAYINIZ, kuş, yemeyi reddedip açlıktan ölebilir. Nasılsa acıkınca yer şeklinde düşünmeyin, kuşlarda mantık bu şekilde yürümez. Onlar, bu besinleri kendilerine zarar verebilecek bir şey olarak görür, bundan dolayı yemeyi denemezler. Gıda değişimini çok yavaş gerçekleştirin.
--spoiler--
son derece oyuncudur. asılı zillerle oynamaya, onları söküp kafesin dibine atmaya bayılır. ayrıca evde bir köpeğiniz varsa zaman zaman onunla bakışırken yakalayabilirsiniz.
çok cana yakın, eğlenceli hayvanlardır. istediğiniz kelimeleri birkaç gün kafasını şey ederek öğretebilirsiniz ama istemediği kelimeleri söylemezler. ( bir ay yırtındım başkası bir saat çirkin dedi anında tekrar etmeye başladı.)
zil çalınca kapıya koşar, su sesi duyunca çemkirir, dışarıda kuşları görünce cici cici ötmeye başlar, üstünüze yapışır evden çıkamazsınız. ( babamın muhoyla-muhittinle-kuşçemle balkonda mangal yaptığına şahit olmuş insanım)
bir de salak olurlar, aynadaki aksini başka kuş sanarlar ve aynalarla sevişirler. nerede tencere, çaydanlık, parlak bir cisim anında yiyişmeye başlarlar.
evin içine ederler, ciddi anlamda her yer kuş bokundan geçilmez. genelde en çok bok götüren yer avizelerdir.
çiçeklerin üstüne konarlar, kendilerini avustralya'da zannederler. oraya tüneyip kalırlar.
aynı odada kaldığınız gecenin sabahında tak tak seslerle uyanırsınız. kuşçeniz sizden önce uyanmıştır ve kafesin kapağını açmaya çalışıyordur. sinirlenirsiniz, kafesi alır kapınının önüne koyarsınız.
ilgi beklerler, kendileriyle sessiz sessiz konuşulmasına bayılırlar. konuşurken kafasınızı ne tarafa dönerseniz oraya doğru koşarlar. ses çıkaran oyuncaklarla ve toplarla oynamaya bayılırlar. top peşinde uçmadan pıt pıt koşarlar. çıkardığı seslere bayılırsınız.
kafesinin yeri değiştirildiğinde asabileşirler, eski yerine gider çemkirmeye başlarlar. bu "evimi istiyorum lan allahsız'' anlamına gelir, sussun diye istediğini yaparsınız.
her bir haltı yerler, yemeklerin içine girerler. gidip yıkadığınızda havlunun içinde uyurlar. çikolata vb. tatlı şeylere bayılırlar. bi keresinde çikolatamı bitirdim diye ağzımı ısırmaya başlamıştı şerefsiz.
karanlıkta gözleri görmez, oraya buraya çarpa çarpa giderler, sizi bulmaya çalışırken altına sıçarlar. kağıtları kemirirler, uzun zamandır uğraştığınız ödevinizin üstüne sıçabilirler. mücehverlerinizin olduğu kutunun kapağını gagasıyla açıp küpelerinizi aşağı atarlar. bir de attıktan sonra bakarlar, onu yerde görünce sevinir bir iki öterler. siz küpenizin eşini arar durursunuz.
kafeslerine ihtiyaçları olmadığı sürece pek uğramazlar, yemek yemeye girdiklerinde siz hazır girmişken kapatayım şunu diye kafese odaklanırsınız ve bu cici kuşlar anında anlayıp gagasından yemlerini düşüre düşüre çıkarlar.
uykuları geldiğinde mala bağlarlar, amaçsızcasına gezerler. sarhoş gibi olurlar.
ısırdıklarında suratını üflersiniz. sonra o da sizin suratınıza hapşırır. hasta olduklarında öyle bir hapşırırlar ki ayna kuş salyası olur. hastalandıklarında sadece hapşırır, sümükleri akar, uyuklar ve tünerler. bu hallerinde evinizde neşe kalmaz, sizi eğlendiren bu yaratığın keyfinin de yerinde olması lazımdır.
kısacası insan gibidirler, ilgiyi severler. ilgisiz kaldıklarında dikkat çekmeye çalışırlar. siz onsuz kaldığınızda sıkılırsınız onlar da siz olmadığınız da.
sevimli yaratıktır. kafasını kaşıtırken pek daha sevimli olur, gözleri küçülür ve kendinden geçer. 2 yıldır bir papağana iki kelime zor öğrettim bu 3 ayda alıştı aşkım falan demeye başladı. birde buna eş lazım tabi.
tüneği plastik değil ağaç dalından olsun. ayda birkaç defa taze sebze-meyve verin. düzenli olarak odaya salın. tek bırakmayın onu, sakın... mutlu olsun istiyorsanız bunları yapın.
insanın hayatını bu denli değiştiren, bu kadar tatlı bir hayvan sanırım yok... kendinizi biraz yalnız hissediyorsanız bir çift muhabbet kuşu alın. cennetten düşmüş gelmiş gibiler dünyaya. esnemeleri, kuluçkaya yatmaları, içgüdüleri, insana olan yakınlıkları, insan kadar hassas kalpleri, çıkardıkları sesler, paytak paytak yürüyüşleri...
--spoiler--
1. Gün : iyi beslenmesi durumunda , ilk gün doğum ağırlığının iki katına ulaşır.
ilk Birkaç Gün: Yavrular gece gündüz sırtüstü düz halde beslenirler.
4-6. Günler: Yavrular, beslenme çağrıları için öne doğru yarı yan otururlar , beslenmek için gene sırtüstü yatarlar. Gözler açıktır.
6-8. Günler: Sırtlarında ince ayva tüyleri gelişmeye başlar.
8. Gün: Beslenme için oturur vaziyettedirler. Geceleri fazla beslenmezler.
8-9. Günler: Başlarını dik tutabilirler ve etrafı keşfetmek isterler.
9. Gün: Kuyruk tüyleri belirmeye başlar.
7-10. Günler :Kanatlardaki tüy çubukları belirmeye başlar.
10. Gün: ince ayva tüyleri daha yoğunlaşır.
12. Gün: Kafasında tüy çubukları belirmeye başlar.
15. Gün Bedeni neredeyse tümüyle ince tüylerle kaplanmıştır.
20. Gün: Baba, bu aşamadan itibaren gerek duyulması halinde yavrularla ilgilenmeye başlar. Hangi renkte olabilecekleri de bu aşamada belirlenebilir.
21. Gün: Yavrular birbirlerini beslemeye ve kaşımaya başlar.
22. Gün: Yuva içinde araştırma yapmaya başlar. Tüylerdeki küçük parçalar düşer vs.
28.Gün: Doğum ağırlıklarının 28 katı kadar ağırlığa ulaşmışlardır. Bazı yavrular yuvadan çıkar.
29.Gün: 4-5 haftalık olduklarında kanat tüyleri toplam uzunluklarının ¾ üne , kuyruk tüyleri de 2/3 üne ulaşmıştır.
30. Gün: 28. Günde yuvadan ayrılan yavrular hem kendileri beslenip hem de geri dönerek daha küçüklerin beslenmesine yardım edebilirler.
33. Gün: Yavruların çoğu yuvayı terkederler.
35. Gün: Kendilerini besleyecek düzeye gelmişlerdir. Uçuş kanat tüyleri tam uzunluktadır. Renk ve işaretleri ilk tüy değişimlerinden sonraki düzeyde olacağı kadar net ve parlak değildir. Cere renkleri cinsiyet belirlenebilecek düzeyde değildir. Dişi kuş muhtemelen yeni kuluçkaya yatacaktır.
Yenidoğanların çıkmasından sonraki ilk birkaç günde, birbirlerine sokulmuş, biraradadırlar. Anne onları tamamen örter. Önceki yavruların , daha yeni yavruları korumaları da bu şekildedir. Onlar, birbirlerine dayanarak boyunlarını dinlendirler, anneleri yuvaydan çıksa da bu davranışlarını sürdürürler. Bunun nedeni, onların beden temasına aşırı ihtiyaçlarıdır. Kalabalık olmak bu teması sağlar, sıcaklığı en üst düzeye çıkarır ve çok iyi dinlenebilecekleri konum sağlar.
Yaşamının ilk haftası boyunca yenidoğan yavru, beden ısısının korunması açısından annesi ve kardeşlerine tümüyle bağlıdır. Bir haftalık olduğunda "Sıcak Kanlı" hale gelir ve yiyeceklerinin oksitleyici etkisi ile vücut sıcaklığını koruyabilir.
On dört günde bile anne kuş, kanatlarıyla yavrularını sararak yatabilir. Yavrular daha çok hareket ettikçe ve en küçük yavru16. gününe ulaştığında artık anne kuş yavrularla birlikte oturmayı azaltır hatta keser.
ilk birkaç günde anne sadece, ağlaması ve bacakları ile tekmeler atması halinde yeni yavruyu besleyecektir.
Eğer bir yenidoğan, yumurtadan çıkmak için aşırı güç harcaması nedeniyle beslenme için ağlayamayacak kadar güçsüz düşmüşse ölebilir.
Onları beslenmeleri için gayrete getirme amaçlı olarak anne; gagasını onların bedenleri üzerinde gezdirir. 10-12 günlük olup beslenmek için oturmaya başladıklarında da yemek için seslenmeyi sürdürürler ancak bu kez başlarını annelerine çevirirler ve annenin kanatlarının altına doğru emeklerler. 3 hafta civarında, annelerinin beslemesi için yuva içinde peşinden dolaşırlar.
--spoiler--
sevmek için parmağınızı kafesten içeri sokup karşılığında parmağınıza yediklerini bırakıyorsa bu parmağınızı potansiyel eş olarak görüyor anlamına gelir ve özetle teklif eder.
--spoiler--
Eş seçimi için diğer kuşlarla bir araya getirme (en çok etkilenenler uzun süre tek yaşayan kuşlardır),
*Kuluçka süreci (hem erkek ve hem dişi için) ,
*Hastalıklar,
*Nedensiz ve ani karanlık,
*Aşırı ve ani ışık,
*Aşırı ve ani yüksek sesler,
*Tüy değişimi dönemleri,
*Uzun süreli veya tekrarlayan yalnızlıklar,
*ilgilenecek nesne azlığı,
*Aksesuar ve yem değişiklikleri,
*Sık sık eş değişimi (özelikle seçme olanağı tanınmadan yanına karşı cinsten sık sık kuş konulanlar),
*Yakın temasla tedavi, gaga/tırnak bakımı,
*Kafes/oda/ev değişiklikleri,
*Kafes konumu ve düzenlemesinin uygun olmaması,
*Eğitim sürecinde yapılan hatalar,
*Kanat kesme, tüy çekme gibi ağır müdahaleler,
*Sıkışma, takılma,çarpma, düşme, yüksek ısı ile temas,
*Yem / su yetersizliği veya tükenmesi,
*Yeterli ve uygun tüneme alanı bulamama,
*Yeterli ve uygun yuva bulamama,
*Eş tarafından ihmal,
*Hatalı eşleştirme sonucu diğer kuş tarafından reddedilme.
--spoiler--
diz üstü bilgisayarın klavyesinde gelip, yazı yazmanızı engelleyen, orada uyuyup kalan, mause ile sürekli didişen sevimli yaratıklardır.
kafesten çıkarmanız için ölü taklidi bile yapabilirler. sürekli dışarıda dolaşmak isteyen, yüz verdikçe arsızlaşan ancak vazgeçilemeyen sevgi pıtırcığıdır.
--spoiler--
Bu kuşlar için kuru tohum ağırlıklı beslenmek sağlıklı değildir. Veterinerler, evcil kuşlar için şu yiyecekleri önermektedir:
* Tam tahıllar ve küçük parçalı besinler: Horozibriği çiçeği, arpa, kuskus, keten, küçük makarnalar, yulaf, quinoa, buğday, yabanî ve normal pirinç.
* Yenilebilir çiçekler: Karanfil, papatya, frenksoğanı, kara hindiba, gün zambağı, okaliptüs, meyveli ağaç çiçekleri, hatmi, hanımeli, camgüzeli, leylak, güngüzeli, hercai menekşe, çarkıfelek, gül, ay çiçeği, lale, menekşe. Bu çiçeklerle kuş beslenirken dikkatli olunmalıdır. Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.
* Yeşillik ve otlar:
o Ana besin olarak; Çin lahanası yaprağı, brokoli, karnabahar yaprağı, lahana, kara lahana, kara hindiba yaprakları, yosun, hardal yaprağı, su yosunu, tere.
o Yan besin olarak; Horozibriği yaprağı, pancar yaprağı, karambola, pazı, maydanoz, ıspanak, şalgam yaprağı. Tüm bu besinler yüksek oksalik asit içerdiğinden aşırı tüketim sonrasında kuşlarda kemik gelişiminde olumsuzluklar doğurabilmektedir. Kimi nadir vakalarda iç organ hasarları gözlemlenmiştir.
* Meyveler (toksik etki yapan avokado hariç): elma, muz, taneli meyveler, turunçgiller, üzüm, kivi, mango, kavun, nektarin, papaya, şeftali, armut, erik. Tek çekirdekli meyvelerin ve turunçgillerin çekirdekleri, kuşlara verilmeden önce çıkarılmalıdır.
* Baklagiller: Badem, bakla, mercimek, bezelye, fındık ve tofu.
* Hububat ve bakla tohumları: Adzuki taneleri, yonca taneleri, karabuğday, mercimek, Mung fasulyesi, barbunya, susam tohumları, ay çekirdeği. Normal fasulye ve Lima fasulyesi toksik olduğundan kuşlara verilmemelidir.
* Sebzeler (pişmemiş patates, pişmemiş soğan ve her türlü mantar hariç): Pancar, brokoli, karnabahar, havuç, hıyar, her türlü lahana, marul, taze bezelye, yabanî havuç, tüm biber türleri, balkabağı, tatlı patates, domates, şalgam, kabak.
* Özel karışımlar
* Diğer yağsız, sağlıklı ve besleyici insan yemekleri.
dünyanın en güzel, en sempatik ve en şirin hayvanı olsa gerek. depresyona girer arada insan nasıl mutlu edeceğini şaşırır o süreçte bu hayvanları. kafa sallaması, dans etmesi ve konuşmasıyla tam bir mini papağandır.
dün getirip bana hediye edilen kuştur. pek salaktır kendisi. ısırıp durur. allah'tan televizyonu açıp yanına koyunca susuyor da pek sorun yaratmıyor. konuşmayı da öğrenebilecek gibi durmuyor.
ha bir de aramızdaki muhabbet çok iç açıcı ;
wanted1: fıstık de fıstık
haydut:cik cik cik
w1:fıstık
h:cikkk
w1:fıs
h:ciiiiiiiiik cik cik cik
w1:f
h:cak cak cak cak cik cik cak cak cak
kuluçkaya yatan başka bir kuşun yuvalığını abluka altına alır ve sürekli oraya bakar durur. üstelik sizle beraber. öpersiniz başından ve kımıldamaz bile. öyle duygusal şeyler bunlar. salak bunlar ya. böyle tatlı bir hayvan daha olamaz.
ciddi anlamda isimlerinin hakkını veren hayvanlar bunlar. eş tutmuş bir çift muhabbet kuşu sabah akşam bıkmadan sevişebilir. öyle de güzel sevişiyorlar yahu. küçük papağanlar sizi.
parmakları kendi cinsleri zannederek onlarla flört ettikleri görülmüştür. ayrıca bazı türleri oldukça oyuncudur, fizik kurallarını alt üst edecek hareketler yapar, başaşağı dolaşırlar.