Okan bayülgen lolita maceralarını paylaştı bizimle. Daha sonra, gazetecilerin hakkında yazmış olduğu yalan haberler olduğunu söyledi. Tüm sözlük bir oh! çektik. Bu hususlar haricinde anketin yaş kısmı error veriyor.
edit: 4. sorudan sonra baya, baya anket takılı kalıyor.
COCUK oyunlarının, adı üzerinde cocuklara ait olduğunu, kurallarının ve uygulamasının cocuklar tarafından yapılabileceğini, büyükler müdahale ettiğinde özelliğini kaybedeceğini, bilmesini istediğim insanların konuk olduğu program.
sen federasyonunuda kursan, olimpiyatınıda düzenlesen, mahallede topu olan çocuk takımı kurar, kuralları koyar.
ne zaman bitecek bu çocukluk özlemi aceba. dünya değişiyor çocukta bu doğrultuda değişir; yok çocuğu tanımıyorum. çocuk bana yabancılaşıyor. bırakın artık bu saçmalıkları. daha önemli sorunları tartışın.
sezen hülya hanımın telefonla bağlanıp dayak manyağı olduğunu anlatmıştır. paylaştığı şeyler doğru ve güzeldi yanlız iki kelimenden biri dayak olunca yaşadıklarını etkisinde değil yediği dayağın etkisinde kaldığını tespi ettim.
bu haftadaki bölümünde çocuk oyunlarının gündemde olduğu programdır. oldukça hoş ve beni geçmişe götüren bir program olmaktadır.
bu programın entellektüel seviyesi yüksektir. ancak yayın saati itibariyle yarın iş olması gerçeği bizi uykuya sürüklemektedir. allahtan digiplus üyesiyim bu programı kaydediyorum ve daha sonra seyrediyorum.
seçim sistemi çok sayıda oy'un meclis dışında kalmasına neden oluyor. dokunulmazlıkların kaldırılması ve seçim sistemiyle ilgili hiçbir hükümet bir çalışma içinde olmadı bugüne değin. olacağını da sanmıyorum çünkü hiçbirinin işine gelmez...
ve bu seçimde de (yine) sevgili aziz nesin'i andık...
arayan kişinin bu derece dertlenmesi canımı sıkmıştır. daşşak mı geçiyo acaba diye düşündürtmüştür. şu an programı, yalnızlığını bir nebze dindirmek için kullanmaktadır. bıraksalar saatlerce telefonda ağlar diye düşündürtendir. biraz daha hatta kalırsa kanalı değiştireceğimdir.
çok mühim bir konuyu umarım güzel işleyecek olan program. konuyla ilgili şunu söylemek lazım ki bu ülkenin her yerinde böyle olmasa da ben bizzat kendi gözlerimle gördüm ki genç yaşta insanlar "faça" denilen kesik izleriyle gurur duyuyor bununla hava atıyor kavga etmenin ve buradan yara almanın ve burdan edinilen yaralarla gurur duymanın bile bu konuyla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. ayrıca şu konu atlanıyor ki insanlar sadece aç kalarak kendilerine zarar vermiyorlar çok yiyerek hatta yemek yiyerek başkalarından hıncını alırken kendine zarar veriyor. "kendine zarar vermek" bilinçli olmadığı sürece aslında toplumda yüksek oranda var olan bir durum ancak bilinç kazanması kesinlikle hastalık olarak algılanmalı mı bunu da bilmiyorum. örnekse ergen diyebileceğimiz yaşta ki insanlar bu durumu tatmak için kendilerine bilerek acı veriyor sadece denemek için burada bilinç nereye gidyor ?
yarınki sınavım dolayısıyla ders çalışırken verdiğim ara esnasında televizyonu bir açayım deyip programın adına uygun bir biçimde gerçekten kral konukları görmemle defteri kitabı kapatmama sebep olmuş programdır. ama olsun her dakikasına değecektir.