Atatürk'ün iddiası değil ingiliz bir subayın iddiasıdır güneş dil teorisi ve türk tarih tezinden yıllar önce ortaya atılmış bir hikayedir hikaye diyorum çünkü gerçekçi bir yanı yok
atatürk'ün konuyu bıraktığı filan yoktur avrupanın yazdığı tarih yani bugünkü tarih aslında gerçek tarih değildir onlara göre tarih 7-8 bin yıllıktır ama gerçekte bunun daha eski olduğu mu kıtası denilen bölgede okyanus altında bulunan geometrik cisim ve elle yapıldığı net olarak anlaşılan heykellerde yapılan tarihsel araştırmalarda. bunların en az 10000 yıllık olduğu saplanmıştır. yani gerçek dünya tarihi mu kıtasından başlayıp ordan orta asya ordanda diğer bölgelere yayılmıştır. tabi buna şimdi inanmak saçmalık söyleyene de deli demek mümkündür. çünkü emperyalizmin kültür ayağı bunu emreder. avrupaya göre kendileri ari diğerleri sarı ırktır ve küçümserler sarı ırkı. fakat gerçek olan doğu kökenlilerin dünyadaki medeniyeti kurduğudur. avrupalı kafatasçıların yazdığı bugünkü tarih ile gerçek tarih farklı olmak zorundadır. kanıtı ise yapılan kazılardadır.
"Mu Kıtası varsayımının bilimdeki kabul derecesi
ilk kez J. Churchward tarafından ortaya atılan, geçmişte üzerinde ileri bir uygarlığın bulunduğu, Pasifik Okyanusunda bir kıtanın varlığı konusundaki görüş, çeşitli belge ve bulgular mevcut olmakla birlikte, henüz arkeologlar arasında yaygınlık kazanmamış bir görüş veya bir varsayım olmaktan öteye gidememiştir. Türklerin Mu Kıta sından geldiği söylentileri de varsayım olarak eklenmiştir
Churchward'un iddiası
Churchward'un iddia ettiğine göre Mu uygarlığını araştırmasına başlaması, Batı Tibet'teki, adını vermediği gizli bir tapınağın arşivlerinde bulunan, çok eski bir dilde yazılmış olan Naacal Tabletleri'ni okumasıyla başlamıştır. Söylediğine göre, bu tabletleri okuyabilme becerisini de yine o tapınakta bulunan bir
Tibet rahibinden öğrenmiştir. Churchward sonraki yıllarda, Amerikalı jeolog William Niven'in
Meksika'da ortaya çıkardığı tabletler üzerinde çalışmıştır. Churchwarda göre, günümüzde
Mexico Müzesinde bulunan, 19211923 yılları arasındaki kazılarda keşfedilen bu 2600 tablet, Tibette öğrendiği
Naga-maya dilinde yazılmıştı. Churchwarda göre bu tabletler 15.000 yıl önce yazılmıştı.
Varsayımı savunanların görüşleri
Yaklaşık 50 yıl boyunca 20den fazla ülkeye giderek Mu uygarlığı hakkında veri toplayan James Churchwardun ve Mu varsayımını destekleyenlerin Mu uygarlığı hakkındaki görüşleri kısaca şöyle özetlenebilir:
Yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı kıta Mu kıtasıdır.
Mu kıtası kuzeyden güneye 3000 mil, doğudan batıya 5000 mil kadar uzanan,üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtaydı.
Günümüzde Polinezya, Mikronezya ve Melanezya takımadalarını oluşturan adalar, muhtemelen bu kıtadan arta kalan kara parçalarıdır.
Bu kıta, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, yaklaşık 12.000 yıl önce 64 milyon nüfusuyla birlikte sulara gömülmüştür.
Bu kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu. Aynı tarihlerde Mu'lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ki, anavatan dışındaki en büyük imparatorluk, başkenti günümüzde
Gobi Çölünün uzandığı bölgede bulunan Uygur imparatorluğuydu.
Mu dininin öğretimini Naakaller adı verilen rahipler üstlenmişlerdi ve sembolizme dayalı bir öğretimleri vardı.
Mu dininin esası, Tanrının tek oluşuna ve ruhsal gelişim için sürekli olarak tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.
Atlantisteki din Munun tek tanrılı dininden başka bir şey değildir.
"Ra" sözcüğü güneş anlamına gelirdi ki, daire ile ifade edilen güneş sembolü, bir ad ve sıfat vermek istemedikleri, "O" diye hitap ettikleri Tek Tanrı'yı simgelemede kullanılırdı; Mu imparatoru da Munun güneşi anlamında Ra-Mu adıyla ifade edilirdi.
Ra sözcüğü sonradan diğer kıtalara ve Atlantis yoluyla Mısır'a da taşınmıştır.
Dört ırktan oluşan Mu'lularda yazı dilleri farklı olmakla birlikte, konuşma dilleri ortaktı.
Mu'lular günümüz uygarlığına kıyasla manevi alanlarda çok daha ileriydiler.
Telepati, durugörü, çift bedenlenme, astral seyahat gibi, uygarlığımızda ancak kimi medyumlarda ve mistiklerde görülebilen olağanüstü yetenekler Mu'lularda olağan yetenekler olarak mevcuttu. (Bu, Churchwardun değil, bazı izleyicilerinin görüşüdür)
Mu uygarlığının en önemli çöküş nedeni, teşevvüş adı verilen, bir aşamadan diğerine geçilirken yaşanan kargaşa dönemini atlatamamasıdır. (B.Ruhselmana göre)
Genelde bu iddiaların herhangi birini destekleyecek arkeolojik veya antropolojik bulgu bulunmamaktadır. Mu dinine, kolonilerine (örneğin Uygur imparatorluğu kolonisi fikri) ve Mu kıtasının nasıl battığına ilişkin iddialar Mu varsayımını savunanlar arasında da genel geçer kabul görmemiştir ve farklı düşünceler mevcuttur. "
eflatun bahsetmiştir ilk defa. zannederim yazılmamış; mısırlı bir keşiş solon’a anlatmıştır; solon dropides’e o da torunu kritas’a... bir sohbette sokrat’a anlatıyor ve yazılı olarak sokratı ondan öğrendiğimiz eflatun bu bahsi aktarıyor; mısır’dan yunan’a gelirken bilgiler kolay anlaşılsın diye isim ve yerler yunan kültürüne has bir biçimde telaffuz edildiği için mekan mevzuunda bir anlaşmazlık vardır. ... mu ve atlantis’in bilinmesi ve aranması böyle başlamıştır. uzun bahis. bir ara eklerim detayları: esasen (bkz: atlantis) bahsi üzerinden gitmek lazımdır. Çünkü, mu için Atlantis kolonisi denilmektedir.
ezoterik bilgilerde insanın ana yurdu olarak geçen bugünkü filipinler ile havai arasında kalan kıta sonra bakmışlar ki kıtanın sonu gelmekte asya atlantis ve amerika kıtasına koloniler atmışlar işte sora atlantisteki koloni mısıra yerleşmiş öle olmuş böle olmuş agartada yerleşikmiş şimdi bu arkadaşların bozulmamış soyu, e tabi bunlar ışığın çocukları olunca bir de denge hesabı kötüler olmalı yani şambala (tabi burdaki iyilik kötülük göreceli), öyle olunca böyle oluyo az kalmış altın çağa bu arada vede munun sırlarının açıklanmasına ...
lan ne diyoduk konu dağıldı, ha tamam mu kıtası a mu na koyim sana bişe olmasın 70000 yıl önce batmış la koca ada şimdi bizi niye geriyo ki.
uzun zaman sonra eksileyen kişiye not: lan bu entry yi bilmem kaç zaman sonra eksiliyen at boku yalan mı söyledik sikik mu hakkındaki bilgilerden sana özet yaptık sen tut eksile neyi battı sana a mu na koyim kısmımı it.