izlenmesi gereken filmler listesinde mutlaka bulunması gereken film. küçük ayrıntılar ile insanı mutlu etmeyi başaran bir filmdir ayrıca. şimdiye kadar kim düşünebilmişti ki unutuş melekleri'ni?
konusuyla olduğu kadar dijital efektleriyle de şaşırtan filmdir. uzayda ve gelecekte geçen sahneler hiç beklenmeyecek kadar bayağı ayrıntılı. ayrıca yetişkin, gençlik, çocukluk dönemleride iyi yansıtılmış. enteresan sahneler var, bisikletlerin dağıldığı sahne mesela.
kısacası, bilim kurgu ve aşkın bir arada olduğu, hatta ana temanın bence aşk olduğu ama romantik olmayan 2 saat 35 dakikalık filmdir.*
filmseverlerin arşivine 'bi film izledim hayatım değişti' kontenjanından girmesi gereken bir film.
verdiği mesajlar almasını bilene büyük nimet.
ha bir de ben film boyunca 'fransız filmi gibi lan,çok fransız işi' deyip durdum,durdum film bitiminde jenerik akarken bir dolu fransız ismi gördüm.bak ne oldu şimdi? jared leto ve diane kruger'ın yıldızlaştığı,kafaları kurcalayan bir yapım.
yapılan seçimlerin sonuçlarının her şeyi etkileyeceğini anlatan film.
herkes beğenmeyebilir, bu beğenmeyenler de filmin konusunu tam olarak kavrayamayan ve yarısında kapatıp(çok uzun olduğu için) sonunu izlemeyenlerdir sanırım.
mesela bir arkadaşım var benim. bir tane değil bir sürü var da bunların arasından bir tanesi. yalnız biri değilim yani yanlış anlaşılmasın. boş zamanlarımda da türkü dinlerim. pardon konu saptı. neyse bu arkadaşla* çoğu zaman birbirimize film öneririz. genelde de ben öneririm. neyse geçen yine sordu işte film izlicem önerin var mı diye. benim de aklıma önceden de mr nobody gelmişti ama film uzun olduğundan ve konunun biraz karışık olmasından dolayı bu filmi önermemiştim. şimdi de aklıma film gelmedi amk sadece mr nobody geldi. ben de söyledim ama sakın yarısında sıkıldım kapatayım deme, sonunu izle dedim. neyse filmi izlemiş arkadaş, fakat sonunda hiçbir şey anlamamış. uzun bi' mesajla açıklamak zorunda hissettim kendimi. yine de saçma geldi film kendisine.
yani deyeceğim o ki bu filmi arkadaşlarınıza önerirken bir kez daha düşünün.
filmin içeriğine gelirsek; alınan kararların doğurabileceği sonuçların nerelere kadar varabileceğini gösteren, bunu en iyi şekilde anlatan bir film. eğer dış etkenleri bilseydik, yaptığımız tercihler sayesinde geleceğimizi bilebilirdik gibi bir mantık üzerine kurulmuş.
--spoiler--
kısaca özetlersek; karakterimiz annesi ve babasının ayrılması üzerine zor bir seçim yapmak zorunda bırakılıyor filmde. ya annesini seçecek ve annesiyle olası hayatını yaşayacak, ya da babasıyla kalacak ve babasıyla olası hayatını yaşayacak. bu seçimin doğuracağı şartlar sonucunda yeni seçimlerle karşılaşacağını tahmin ederek hatta daha da ileri gidip o seçimlerin de doğuracağı olası sonuçları da görerek yapacağı her iki seçimin de bok yolu olacağını fark edip, iki seçimi de yapmayıp kendine 3. bir seçenek yaratarak koşarak uzaklaşır karakterimiz.
--spoiler--
seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür.
aylardır çözmeye çalıştığım film ne anlatıyor aq haykırışlarımıza cevap olacak belki de en yakın belki de doğru da olanı bu olsa gerek... *
--spoiler--
Unutturma meleklerinin atladığı nemo geleceği görme yeteneğine sahiptir ve geleceği gördüğü zaman altına kaçırır.Annesi ile babası ayrılınca Nemo'nun birisini seçmesi gerekir ve tren garında annesinin bindiği trenin peşinden koşarken babasının yanında mı annesinin yanında mı kalcağına karar veremezken yine altını ıslatır ve tüm seçimlerinin sonuçlarını görmeye başlar filmin uzun olmasıda bu yüzden. Nemo bütün sonuçları görür lakin yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal durumuyla karşı karşıyadır Annesiyle de gitse babasıyla da kalsa mutsuz olacaktır. Satrançta buna "Zugzwang" denir.O anda en doğru hamle hiç kıpırdamamaktır, Nemo da ikisinide tercih etmez araba yolundan koşar bir yaprağa alır ve üfler yaptığı bu küçük şey bir kelebek etkisine neden olur ve ilerde Annayla karşılaşır.Sonunda bu yoldan gitmeye karar verir(Bunu yaşlı halinin Anna deyip gülmesinden anlıyoruz)Nemo seçimini yapar ve büyük patlama ve entropi biter ve büyük sıkışma başlar sonuç olarak nemo tren garına döner ve mutlu olacağı seçimi yapar. Bu ihtimallerden hepsi çöker ve sadece birisi yoluna devam eder. Ama diğer tüm ihtimaller üst üstedir. Onlar farklı boyutlarda ilerlemeye devam eden zaman çizgileridir.Sen bu yazıyı burada okurken, bir başka sen bilgisayarının başına hiç geçmedi, bir başka sen dışarda arkadaşlarıyla, ve milyonlarca sen hiç doğmadı, hiç var olmadı.Yumurtaya doğru ilerleyen milyonlarca başarısız spermden birisiydi diğer sen. Ya da, annelerinden birisi buzul devrinde kurtulmayı başaramadı ve sen hiç doğmadın. Ya da baban çok küçükken bir trafik kazasında öldüğü için hiç doğmadın ya da annenle baban hiç karşılaşmadı. Bu nedenle aslında sen yoksun, milyonlarca sen hiç doğamadı. Ama tüm bu ihtimaller içindeki sen, belli bir yaşa kadar devam edeceksin yoluna. Bir başka sen, daha fazlasını yaşayacak, ama bu hikaye senin hikayen. işte bu hikaye Nobodynin hikayesi.Tüm kararlarının sonuçlarını görebildiği için, asla adım atmayacak birinin hikayesi. Eğer gerçekten geleceği görseydik o yol ayrımında asla adım atamazdık. Bu film, bunun hikayesi. Biz de Nemo'nun Annesini mi babasını mı seçeceğine karar verirken yaşadığı bütün hayatların sonucunu görmesinin hikayesini film olarak izlemiş olduk.Ek olarak filmin müziklerine ve renklerine hayran kaldım.Film kelebek etkisi kuramı, sicim kuramı,entropi konularıyla harmanlanmış güzel bir film.
--spoiler--
aslında bir hayal dünyası bu film hepimizin bir zamanlar yaşadığı bir hayal dünyası ya da dünyaları. arada çok sağlam bilgileri paylaşmış, ince detaylara yer vermiş bir film. bu nasıl bir film ya hiç beğenmedim diyenlerin o ince detayları anlamadığını düşünüyorum. filmin en sonunda ise o tren istasyonunda kalan çocukta giden çocukta siz oluyorsunuz.
Bir şehirler arası otobüste tanıştığım film. ankaradan kalkan kütahyaya giden lanet otobüslerden biri *. otobüslerde olan şu elektronik zımbırtıdan vardı o otobüste de, bende açtım filmlere bakmaya başladım direk bu filme atladım hani yabancı olsun bide ilginç bir şey olsun da 4 buçuk saatimin birazı güzel geçsin diye. neyse izlemeye başladım ilerledikçe bu kadar güzel bir filmi buraya koyduğu için sempatimi kazanan otobüs firması, filmin sadece bir saatini oraya koyduğunu gördüğümde ve film yarıda kesildiğinde az küfür yemediler benden. spoilerımsı
her neyse sonra filmi bulup izledim ve tanıdığım tanımadığım herkese önerdim, film açıkçası çok etkiledi beni. filmde ki aşk o kadar hoş ki, anna ile nemo nun yatakta birbirlerine bakışları, birbirlerine sözler verişleri.. hangimiz yapmadık ki bunu? daha ufacıkken bilmediğimiz bir gelecek hakkında sözler verdik. neyse yine konudan sapıyorum film şahane. spoiler
orjinal ismi mr.nobody dir. 2009 yapımı olup 2092 yılında 117. yaşını yaşamakta olan nemo nun yorgun hafızasıyla anlattıklarından olusan bir filmdir. film bittikten sonra bile neler olduğunu tam anlamıyla anlayamayız ki yönetmenin istediği de budur. kader, hafıza, zaman gibi kavramları sorgulattırır.
ilk izlediğimde pek anlamadığım ama gerçekten çok etkilendiğim bir film. Bir kez daha izlediğimde olayı biraz daha kavradım. Ayrıca bu söz ile beni çok etkilemiştir "you have to make the right choice. as long as you don't choose, everything remains possible."
hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biridir. evet abartmıyorum izlediğim en değişik, en samimi, en mükemmel filmlerdendir. gece vakti canım epey sıkkınken çoktan indirip arşivde tuttuğum bu filmi sırf zaman geçirmek için açtım ve izlemeye koyuldum. süresi 2 saat kadar olan filmin yarısına bile gelemeden sıkılıp kapatmak istedim. aslında insanda filmi izlerken bir merak oluşuyor ancak konuyu çok dağınık işledikleri için bir süre sonra ben ne izliyorum böyle diyorsunuz. tabi sabredip filmin devamına baktım. izledikçe film hakkındaki görüşlerim değişmeye başlıyordu. işte o zaman anladım ki karşımda bir şaheser durmakta. sahneler film ilerledikçe birbirleriyle bağlantılı çıkmaya ve bir bütün olmaya başlıyor, ve siz izlerken şaşırmaktan kendinizi alamıyorsunuz. oyunculuk, kurgu, müzik, senaryo, kısacası bir filmi film yapan sayamadığım birçok şey bu filmde tam anlamıyla mevcut durumda. neyse çok uzatmadan internette denk gelip bulduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum. keşke ben yazsaydım bu yazıyı dedirtti bana. o derece duygularıma tercüman olmuş bir yazı...
alıntı
kesinlikle başyapıt, öylesine sürükleyici ve düşündürücü ki insan kendine bazı soruları sormadan geçemiyorum doğrusu. hani lunaparka gidersiniz ve en sevdiğiniz en mutluluk duyduğunuz oyuncağa binersiniz en nihayetinde de finalinde gelmesini hiç istemezsiniz...evet evet karar kıldım bu başyapıt, benim sinema dünyamındaki lunapark ve hiç ama hiç inmeyeceğim, inmek istemeyeceğim en gözde oyuncağımdır...kesinlikle izlenmeli izletilmeli...10/10
alıntı
--spoiler--
seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür.
--spoiler--
everyday it's a-gettin' closer
goin' faster than a roller coaster
love like yours will surely come my way
a-hey, a-hey-hey
everyday it's a-gettin' faster
everyone said, go ahead and her
a-hey, a-hey-hey
everyday seems a little longer
every way love's a little stronger
come what may
do you ever long for, true love from me
everyday it's a-gettin' closer
goin' faster than a roller coaster
love like yours will surely come my way
a-hey, a-hey-hey
everyday seems a little longer
every way love's a little stronger
come what may
do you ever long for, true love from me
everyday it's a-gettin' closer
goin' faster than a roller coaster
love like yours will surely come my way
a-hey, a-hey-hey
love like yours will surely come my way
filmdeki rakamlara dikkat etmek gerek. 1235811321 mesela fibonacci dizisine benziyor, 13'ten önceki 1 sayısını saymazsak tabi. 123581321; bu fibonacci dizisi yani sayılar birbirleriyle oranlandığında altın oran ortaya çıkar ve her sayı kendisinden önce gelen iki sayının toplamıdır. fibonacci dizisi herhangi iki sayıdan başlayabilir.
"hesaplamalarım doğruysa, 12 şubat 2092 saat 05:50'ye kadar hayatta olman gerekiyor" diyor yaşlı adam. yani, olaylar ile sayılar arasında bir bağlantı olduğunu kendisi söylüyor.
gene aynı sayının tersi; 123 118 5321 oluyor. adam 118 yaşında ölüyor.
dizi devam etse 21'den sonra 34 ve sonra 55 sayısı geliyor. filmde de adam en son 34 yaşını hatırlıyor.
09.02.1975'te doğup, 12.02.2092 05.50'de ölüyor. gene filmde geçen diğer rakamlar; 6, 9, 10, 215, 14.400, 14:12 vs.
bir de o filmde başrol oyuncusunun anaa* diye bir bağırışı var tam giflik tam böbilerlik.
editi de şöyle olmalı diyecektim ama bence o sahne fenomen olmalı edit üstüne edit yani.