--spoiler--
Tanrım! Değiştirebileceğim şeyler için değiştirme cesareti ver, değiştiremeyeceğim şeyler için ise kabullenme gücü.. Ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver…
--spoiler--
her sene mutlaka 1 veya 2 kere izlerim. dün aksam yine izledim etti 12.
kevin Costnerdan hala eski performansını bekleyenlerin ön yargı ile yaklaşıp geri plana attığı 2007 yapımı bir gerilim filmi. Son derece iyi kurgulanmış ve Coster'da karaktere çok yakışmış; konusu ve sürükleyiciliği de son derece iyiydi, finaliyle ile de benzerlerinden ayrılıyor. Filmden aldığım tat Dexterdan aldığıma benzer bir tattı ve iyi ki izledim dedirtti.
iyi film,hoş film, hatta çok hoş bi film.siz gelin beni dinleyin ve izleyin bu filmi..
kurgusu güzel,senaryosu güzel, oyunculukları muazzam.
izlerken sık sık dexter'ı hatırlayacaksınız.
bu filmi daha önceden izlemiştim beğenmiştim. bugün yeniden izledim ve son zamanlardaki saçma filmleri düşününce daha çok beğendim. oyunculuk ve konu adına aşmış bir yapım.
kevin costner olmasaydı o karakteri kim daha iyi canlandırabilirdi bilmiyorum. araştırmadım ama eğer oscar almadıysa çok yazık etmişler adama.
kurgusuyla, görüntüsüyle ve karakterlerinin derinliğiyle son 30 yılda yapılmış en iyi filmler arasında olabilecek, en uç bağımlılıkla savaşan bir insanı anlatan filmdir. trailer : http://www.youtube.com/watch?v=BQERrAfoNFk
of of süpermiş denecek kadar güzel olmayan* ama izlediğinizde de arşivinize güzel bir film daha katmış olmanın mutluluğunu yaşatacak bir film mr. brooks.
demi moore'dan çok, bir zamanlar kanıt peşinde adlı dizide oynamış ajda pekkan kılıklı ablayı görmek sevindirdi beni*
bu filmin varlığını bile unutmuştum. hatırlatıp izlememe vesile olduğu için revenge'e özel teşekkürlerimi sunarım.
--spoiler--
be salak adam, katili görmüşsün, bulmuşsun. normal insanlar gibi kaçacağına adamın ayağına gidiyorsun. mal mısın anlamadım ki.
--spoiler--
izlerken sanki var mısın yok musun'da kutu açılıyor hissi uyandıran bunun nedeninin var mısın yok musun'daki müziklerin bu filmden alınması olduğu daha sonraki izleyişlerinizde ortaya çıkan film. ayrıca vizyondan kalkmadan kanal d'de yayınlanmıştır. ki bu bir ilktir. ayrıca demi moore'un da o yaşta hala taş gibi olduğu gördüğümüz film. de mi moore?
çok kötü, inandırıcılıktan uzak bir senaryoya sahip film.
b film olsa affedilirdi belki.
--spoiler--
adamımız şak diye brooks'u buluyor fotoları çektikten sonra. peki nasıl? adamımız siktirik bir ödül aldı ya en başta, bütün gazetelerde resmi varmış meğer. bizim röntgenci mühendis de gazetelere manşet(!) olan başarılı iş adamlarını kaçırmıyor demek ki... ne biliyim, fotoları çekince aşağı insin, takip etsin, evini bulsun vs araştırsın; neymiş, gastede görmüş. bütçe düşüktü herhalde.
demi ablamız mühendisimizden direkt şüpheleniyor, niye peki, hiç, içinden bi ses öyle demiş, takip ediyor gece gündüz...
alt komşu diyo ki mühendis karşıdaki çiftin fotolarını çekermiş de, anlatmış ona da... yok artık, hadi bunlar arkadaş olsa takılsa bar mar anlarım, demek ki bütçe kısıtlı
adamımızın seramik atölyesi var evinde. yahu bi parça seramik göster, karısı merak etsin en azından, yok,
kızını kurtarmak için sen git kampüse birini öldür. nasıl öldürdün ustam, kimi öldürdün, yok.
daha tonla zırva var da yoruldum ulan. inandırıcılık sıfır.
--spoiler--
ve evet kısa bir süre düşünüp karar verdim kevin costner ın canlandırdığı seri katil tripleri kadar beni etkileyen başka bir katil tiplemesi hiç olmadı sinema karakteri olarak...hannibal lecter falan hikaye şu an gözümde..hadi anam hadi sahur vakti..gerçek hayat başlasın..
nefis bi film. whitney houston'ı koruyan adam olarak tanıdığım adamın kanı donuk bir seri katili canladırması heyecan verici gerçekten. ayrıca mr brooks'un yaptıklarından önce ve sonra ettiği dua da etkileyicidir:
''tanrım, değiştirebileceğim şeyler için bana değiştirme cesareti ver, değiştiremeyeceğim şeyler için ise kabullenme gücü. ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver.
iyi kurgulanmış özgün bir yapıya sahip film. lakin bazı sahneler femme fatal olayını çok abartmış. mesela atwood(demi moore) bafford'un yeni taşındığı evine girmeden önce hangman ve onun kız arkadaşı ile silahlı çatma yapıyor. bir çizik bile almadan o ünlü seri katil ve sevgilisini öldürüyor. bu çok saçma olmuş... bari omuzundan ya da bacağından filan vurulsun da saçma olmasın... bruce evans biraz fazla güçlü bir femme fatal çizmiş yani...
sonunda mr brooks'un gördüğü kabus çok güzel olmuş, gerçek sandım. filmin devamı gelebilir. izlenmeye değer özgün bir film.
devam filmi çekilecekmiş gibi biten son zamanların en iyi filmlerinden birisidir. seri katilli, polisli, şizofrenik ve demi moore lu filmlerden hoşlanan bünyelere tavsiye edilir.