bu akşamki bursa açıkhava konserindeki, özellikle cahit berkay'ın muhteşem performansıyla(bağlama,akustik,bas gitar,tambur..), ve "şarkılarını benden araklıyor" temalı kıraç ayarıyla, emrah karaca'nın eller havaya tadındaki popstar muadili solistliğiyle, dila hanım la, ağrı dağı efsanesiyle, tabi ki, illa ki selvi boylum al yazmalımla, konserde söylemediği yolum seninle ile, ve daha neler neler ile aşmış, bitirmiş, kırk yılı devirmiş duayen grup.
bunların bir tane ask sarkısı vardır, yanılmıyorsam; bir yaz askı yasadık, unutulur sandık.. seklinde gidiyordu. cok güzel bir sarkıydı. tamam sözlerini hatırlamıyor olabilirim ama, aklımda güzel olduğu kalmıs en azından..
paris'ten cikan plaklarindaki türk bayraginin askelikle ilgili hos bir hikayesi vardir, grup elemani olan taner öngür oldukca cana yakin ve sevimli bir kişidir. kendisini dinlemek pek guzeldir.
Konserin birinde bir televizyondan bizimle röportaj için geleceklerini duyduk. Konser öncesi provamızı yaparken, sırt çantalı ve elinde kamera taşıyan iki genç gördüm, bizi aradıklarını sanarak yanlarına gittim.
C. Berkay : Buyrun gençler, bizi mi arıyordunuz?
Genç : Yok abi, moğolistan'dan turistler gelicekmiş röportaj için bizi yolladılar...
albümlerine imza atmış olan her ne kadar '94 sonrasında yeniden (ama farklı bir kadroyla) bir araya gelmiş olsalarda aynı tadı ve etkiyi yaratamamışlardır.
moğol imparatoru cengiz han' a en çok neden hoşlandığı sorulduğunda şöyle yanıtlamıştı:
-düşmanımın evini yakıp yıkmak, atına binmek ve karısı ve kızını koynuma almak.
savaşlarda inanılmaz acımasızlardır. savaşların ardından kadın, yaşlı ve çocukları da öldürmekten geri durmazlardı. hatta kent sakinlerinin sahip olduğu hayvanları bile öldürürlerdi. ayrıca kentteki tüm insanları öldürdükten sonra bir müfreze bırakırlardı. bu müfreze saklanan ve kaçanlar kente geri döndüğünde onları öldürmek için bırakılmıştı.
usta binici ve çok iyi ok kullanan göçebe bir halktı. cengiz han yönetiminde tüm asya'yı ele geçirmeye başladılar. daha sonra akraba içinde parçalandı.
bir çok türk filminin müziğini yapmış olan ve belki bizden değil de başka ülkeden çıksa dünyaca meşhur olma potansiyeline sahip, ıssızlığın ortasında parçası ile sivas katliamını hiç unutturmayacak grup...