mouse

    15.
  1. sol tuşu bir yazının üzerinde 3 kere arka arkaya tıklayınca bütün satırı seçiyormuş. bir yaşıma daha girdim.
    5 ...
  2. 40.
  3. Fare denmesi tercih edilir. bilgisayar teknolojisinin gidişatını değiştirmiştir.
    Bunun yakında eldiven gibi olanları çıkacak görürsünüz.
    Şimdilerde piyasada dolaşanların büyük bir kısmı minicik. Acil olarak uygun rakamlara büyük eller için mouse üretmelerini istiyorum. Evet büyük eller için büyük mouselar var fiyatı iki katı anasını satayım
    2 ...
  4. 4.
  5. bazen ilerlememekte direnirler. aslında kendileri ilerler de imlece "birader gel yukarı çıkıyoruz" demez. puşt aslında her şeyin farkında olur ama sırf ibnelik olsun diye yapar. bu durumda klasik kullanıcı tepkisi "mouse"u bulunduğu yerden 2 ila 4 santim kaldırarak hızla olduğu yere koymaktır. başka bir deyişler vurmaktır. bu aynı bir annenin çocuğu yaramazlık yaptınığında kıçına hafifçe vurması gibidir. asla zarar görmesi istenmez ama "bak kardeşim, git dedim mi, imleç midir ne boktur onu da alıp gideceksin" mesajını vermektir. bu ultimatomu alan "mouse" derhal işinin başına döner alır imleç kankasını hayatına devam eder. gel gelelim; çok sevdiğimiz, normalde gözümüz gibi baktığımız mouse bu kısa süreli ibneliği yaptığında, yaptığı latife olarak algılanmalı, lisede sıraya yaslanmış dururken pandik atan arkadaş gibi düşünülmelidir. nasıl arkadaşı alıp duvardan duvara vurmayıp sadece "senin mına korum" diye ufak bir tepki gösteriyorsak, "mouse"a da benzer bir tepki gösterilmeli ya da "blöfünü gördüm" diye kendisine bu "bozulma numarası"nın yenilmediği açıklanmalıdır.

    hadi her şeyi geçtim, o "mouse" alınıp fatura ele geçtiğinde bir nevi evlilik sözleşmesi yapılmış olmuyor mu? o "mouse"a "iyi günde, kötü günde" diye söz verilmiyor mu? her şey tıkır tıkır işlerken o "muhteşem" mouse, en ufak bir hatasında neden bu hareketlere maruz kalıyor?

    işte bu sorular "mouse"a yapılan o vahşi ve cani "masaya vurma" hareketinden önce düşünülmeli ve ona göre yapılacak harekete karar verilmeli. ayrıca son olarak; güzel kardeşim sen öyle pat pat vurursan o "mouse" daha çabuk bozulmaz mı?
    2 ...
  6. 16.
  7. 1964'te ilk prototipi bill english* tarafından yapılmış olup adını turtle koymak istemişler ancak çalıştırıp ekrandaki hızına bakınca bu ad kabul görmüş.

    (bkz: http://en.wikipedia.org/wiki/SRI_International)
    2 ...
  8. 1.
  9. 39.
  10. ilk kez 1964 yılında stanford araştıma enstitüsü'nde ahşap gövde ile tasarlanmış, günümüzde içerisine yerleştirilen tarayıcı sayesinde basit tarama işlemlerini yapabilir hale gelen, çoğu bilgisayar kullanıcısının elinin uzantısı gibi hissetmeye başladığı bilgisayar donanımı.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/437371/+

    1 ...
  11. 8.
  12. bilgisayarların en mazlum girdi cihazı. zira herhangi bir olumsuzlukta tepeine tepesine vururuz. ayrıca ucuz olmalarından dolayı duvara fırlatılması da mümkündür.
    1 ...
  13. 7.
  14. bilgisayar kilitlendiğinde ya da bir web sayfası açılmadığında refleks olarak şiddete maruz kalan, masaya kısa aralıklarla defalarca vurulan edevat.
    1 ...
  15. 32.
  16. kesinlikle dandik markalardan alınmaması gereken harici bilgisayar donanımı. a4tech olur, logitech olur, microsoft olur, paranız varsa en iyisi apple olur ama asla çin malı 10-15 liralık bir şey olmaz. elinizde parçalanır yani parçalandı oradan biliyorum. mousepad sahibi olmayanlar için padless'ları bile var lan bu aletçiklerin.
    1 ...
  17. 3.
  18. yokluğuyla klavyedeki kısayollara çabuk alışmanızı sağlayan geç bulup çabuk kaybettiğimiz yüreğimizde yaşattığımız her bilgisayara lazım nesne.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük