kandan gelen bir ihtiyaçtır . Türk ata binmek ister (binene kadar farketmeyebilir.) . Modern dünyada ata binmek pek mümkün olmayacağından yerine tercih edilebilecek araçtır. (bkz: at türk ün kanadıdır). Elbette güvenliğe , koruma ekipmanlarına çok dikkat edilmelidir.
Tam anlamıyla bir terapi aracıdır, racing kullanmıyorsan; kafan bozulduğunda, sinirli olduğunda, mutlu olduğunda, yalnız olduğunda, üzgün olduğunda, yapacak hiçbir şeyin olmadığında... kısaca bu liste giderde gider. Atla moruk motora çık dolaş 20-30 km/h de böyle yavaş yavaş tak kulaklığı kaskın altından gez dolaş inan bana indiğinde ağzın kulaklarında olucak. Motora kaç yıl binersen bin bu durum değişmez moruk inan bana, şimdi kapat bilgisayarı al bi chopper ya da cruiser kafan rahat olsun.
Dipnot: Racingle pek terapi olmaz moruk benden söylemesi sinirliysen, üzgünsen binme. Bastıkça basarsın, maceranın sonu diğer tarafta biter.
farkedin yazısına rağmen hayvanların farketmediği ve farketmeye de pek niyetli olmadığı hayat kaynağı. kullanananların çoğalmasına rağmen hala kültürü gelişmemiş olan bir güzel araç.
ilhan şeşen'in yeğeni motor kazası geçirdiğinde acile kaldırırlar. ve doktor, ilhan şeşen'in yeğeni olduğundan haberi yoktur. ve şu cümleyi söyler:
- yine motor kazası geçiren serserinin biri işte.
daha sonra ilhan şeşen'in yeğeni olduğunu öğrenir özür mözür diler. kem küm yapar. diyeceğim o ki; doktorun bile motor kültürü olmadığı bir ülkede yaşıyoruz vesselam.
Güvenliksiz ve tekinsiz araç çeşidi. sandalye üzerinde hız yapmak resmen.
artık en dandik arabaların bile arka koltuklarında emniyet kemerleri ve airbagler var.
gün geçtikçe arabalar çok daha güvenlikli hale gelirken, motosiklet denen aracın doğası gereği bu çok zor.
arasıra heveslenip ehliyet için sürücü kursu bakmaya her ne kadar yeltensem de, barkın bey'in videolarını her ne kadar severek izlesemde yok abi hayır, kesinlikle hayır. hatanın affı olmayan bir araç. arabaya göre riski tartışılmaz derecede yüksek. kalsın abi. gerekirse yürürüm ama motora binmem. belkide en baştan beri üretilmesi hata olan bir araç.
kısa bir süredir motosiklet biniyorum. en iyi öğrendiğim şey bunun kesinlikle korkak işi olmadığıdır.
yanınızdan bir karış mesafeyle 160 km hızla transporter geçerken, bunun rengi metalik mi yoksa opak mı lan acaba diye düşünmektir,
hızla bir arabanın bagaj kapağına doğru yaklaşırken korkudan caart diye frene basmayıp, adeta seksi bir hemşirenin bir biskolata
erkeğine iğne yaparmışçasına yumuşak fakat bir o kadar da stabil şekilde fren yapmak gerekirse bir yandan kaçış yolu aramaktır,
anası sikiliyormuş da ona peçete yetiştirmeye gidiyormuşçasına üzerinize araba süren şöferlere karşı soğukkanlı olup kaçış manevrası yapmaktır,
arkanıza birisini bindirdiğinizde onun bütün sorumluluğunu, onun bütün hayatını, ailesini ve yaşanmışlıklarını korkusuzca üstlenmektir. arabadaki gibi kızı yanıma alayım ibreyi dibe dayayıp kıza hava atayım değildir motosiklete artçı almak.
yani motor sürmek cesaret ister daha doğrusu sağlam bir göt ister. götüne güvenemeyen de biner arabasına çevirir kontağı gazlar, viraja gelir yanlar e günün birinde o da patlar.
-zorunlu nedenlerden(sağlık, çocuk, ailevi) araba sürenler ayrı tutularak entry girilmiştir.
cinsellik içermeyen aşktır. yıllarca çin, japon, italyan demeden hepsine bindim. üzerinde yedik içtik, yattık kalktık. ve bigün ayrılma zamanı geldi. satıp araba aldım. okuldu işti derken uzak kalıp yoldan geçen super sport motorların arkasından iç geçirdim. ama bu ayrılığa daha fazla dayanamayarak tekrar bir motosiklet aldım. ve aradan geçen 2,5 yıl ayrılığa rağmen ilk zamanlar da yaşadığım heyecanı tekrar aynı şekilde yaşattı bana. viraj çıkışlarında hala çok tatlı yanlayabiliyorum.
racing türü olan şey. havalıymış kızlar diyor.
bense sote olmada yardımcı alet diyeceğim, bu türe.
tarifi ; saate 240 km hızla giderken kaskın içinde aniden hapşırdığınızı var sayın, bariyerlerde rendelenmiş ağızlardan uzak sote oldunuz demektir.
Tutkudur, aşktır, cesarettir, deliliktir, hevestir, tehlikedir, yetenektir. Kim ne derse desin en güzel duygulardan biridir. Hızını aldığında saçında hissettiğin rüzgar, gözünden akan yaş, ellerinde hissettiğin soğukluk yaşamadan anlaşılmaz. Az ölümden dönmedik, az kaza yapmadık, yeri geldi kurban da verdik bu tutkuya ama "vazgeçmedik" diyemeyeceğim çünkü "can" önemli.
Uzun süredir binmediğim motorlu araçtır. Allah tutkunlarını korusun.
şansıma bu aralar havalar yağmurlu bile değil. doya doya geziyorum. tabi motosiklet işine bir de yoldaş lazım. 2 kişi her zaman daha zevklidir. motorun insanda nasıl bir his uyandırdığını uzun uzun anlatan bir entry de yazıcam yakında