Baskete çıkarım kinimi nefretimi öfkemi üzüntümü toptan çıkartırım her şutta biraz daha hafiflerim her driplingte biraz daha rahatlarım her atışta enerjim yerine gelir sonunda top patlarsa kuş gibi rahatlarım eski ben olarak eve gelirim ve uyurum.
Film izlemeyi tercih ediyorum genellikle. bu dünyadan biraz olsun uzaklaşıp başka dünyalara yolculuk yapmamı sağlıyor.
'' o kadar film izlemişsin ki hayatın ne ile ilgili olduğunu unutmuşsun aptal.'' youth (2015)
-kulaklığımı takıp son ses müzik eşliğinde yürüyüşe çıkmak. bu aktivite hava hafif yağmurluysa tadından yenmez.
-evde kalmak durumundaysam arka fonda arabesk bir parçayla tır simülasyonumda diyar diyar gezmek. zira şu an arabam yok olsa da dert dağıtmak için benzin harcayacak kadar zengin değilim.
-en yakındaki kitapçıya gidip personelden kovulmaya ramak kala bakışları yemeye başlayıncaya dek kitapları incelemek. hayır geziyorum bahanesiyle kitap okumak gibi bir derdim yok sadece kitap kokusu ve o ortam bana kendimi güvende hissettiriyor.
yalnız kalmaya, insanlardan uzaklaşmaya (ki buna en sevdiklerim dahil) çalışırım. sakinleşme sürecine girmem gerektiğini düşünürüm. dinlediğim herhangi bir şarkıya takılır, replay tuşuna karşı hoyrat tavırlar sergilerim. hafızamın belirginleşmeye başladığı andan bu yana yaşadıklarımı düşünmeye başlarım ve bulunduğum moral bozukluğundan daha fazla yaşadığım bir moral bozukluğu anımı hatırladığım an; replay tuşunu pause konumuna getirir, acıktığımı hisseder en kısa zamanda yiyecek bir şeyler hazırlarım. zira bu süreci iştahım felaket şekilde kapanmış vaziyette gıda tüketemeden geçirmişimdir. öyle alelade bir sofra oluşturur, yemeğimi yalnız yemeye gayret gösteririm. yemekte olabildiğince et ya da protein içeren gıdalara ya da birkaç parça mevsim sebzesine yer vermeye çalışırım.
birkaç yudum içip sakinleştikten sonra. gitarımı alır, bir sigara yakar, bir nefesten sonra küllüğe koyarım. sigaradan başka nefes alamadan bitmiş olur. sonra uyurum.