kulağındaki kulaklığı ile çevreden gelen işe yaramaz seslerin %50'sini engelleyen zeki yazardır. tabiki ben buna bir entelektüel kılıf uydurdum, artık onu kullanacak kardeşim. çileli metrobüs yolculugumuzun yılmaz neferidir. *
mekan sulukule'den, vatan caddesi'ne inen bir yol(neslişah)
moonlight sonata: hass..
poisonx: noldu lan?
yavuzum backs: hadi olum hızlı. big boss bekliyor...
moonlight sonata: eldivenleri unuttum.
poisonx: haydaaa... hadi geri dönelim**.
yavuzum backs: hehe.
poisonx: şaka bir yana arayıp söyleyelim mekanda olan birisini, onlardan alırsın.
moonlight sonata: boşver lan. zaten yaz geldi...
fenerbahçenin bugünkü galibiyetini dünya üzerinde hediye etmek istediğim tek insandır; beşiktaş meydanında ağzından köpükler saçarak böğüre böğüre fenerbahçeyi tutanlara küfredenlerin maçtan sonraki suratlarında gördüğüm acının gizli kahramanıdır; ta kendisidir. **
takımı için hasretini çekmesine rağmen memleketinden kaçıp kaçıp gelen, her hafta 5 kişiyle oynamalarına rağmen eşsiz bir çaba gösteren, altıncı kişiyi aratmamaya çalışan ama;
öhöhm işte gelior:
her yenilgi sonrası, 'ya 5 kişiydik ama' bahanesini hazır tutan, *
yense de yenilse de kalbimizde yeri olduğunu bilmesi gereken yazar.
üstüne fazla gittiğimi düşünüp üzülerek, 5 gün sonra oynayacakları sonunculuk maçında başarılar diliyorum.
orada olacağım ve bu kez başaracaksınız biliyorum evlat!
sondan birinci olacağız hadi inşallah... *
kulaklığını maçta bile çıkarmadı, gözden kaçtığını sanmasın.*
eski mirc günlerini hatırlatan bir nicki olan arkadaş güzel insan.
mirc günlerinde tanımıyordum tabi kendisini burdan sözlükten tanıştık iyiki de tanışmışız.
moonlıght diye kanalımız vardı bizim mirc ta. orayı doldurmak için geceler boyu kız taklidi yapıp reklam ederdik. *
bugün zirvede pek muhabbet edemesemde tipinden makara bir şahsiyet olduğuna inandığım yazar. ayrıca sanırım istanbulda okuyormuş. kalkıp kendisine geçen zirveden beri burdamı kalıyosun nan demem ayıp oldu sanki. *
edit: bana anlatılanlar yanlışmış yahu adam keyfi geziyomuş. bizde adamın evini izmire taşıdık okulunu istanbula kaydettirdik. tey allahım.. *
gülmeyi en çok yakıştırdığım sözlük yazarı... ama son zamanlar antrenmansız olduğu çok belli. gülmek istemiyor gibi... tam bu noktada anemi'nin bir şarkısına başlamadan söylediği gibi sesleniyorum kendisine "seni üzeniiiiin, seni üzeniiiiin tak". asılmasındır yüzü ki dert ne olursa olsun vardır kıyılarında bir yerlerinde gülmeye değer bir şeyleri şu hayat denen yosmanın...
konuştuğu her 10 kelimeden 9u bomba etkisi yapan anlatılmaz bir adam.
beyazıt civarında dolanarak süleymaniye camiini arayan saylon ve moonlight, çareyi sora sora bulmakta arar. saylon taksiye binmekte olan bir vatandaşa yaklaşır:
- afedersiniz süleymaniye camii ne nasıl gideriz?
+ bilemicem kardeş.
saylon moonlight sonata'ya döner;
saylon: ulan herife bak koskoca süleymaniye camiinin yerini bilmiyor.
gelecek hayallerine dair, zerre kadar çaban yokken; hala neyin hayallerini kuruyosun?
beynin uçmuş senin artık kendine faydan yok adamım. kusura bakma. insanlara da kızma, kimse bir deliyi bu kadar sahiplenmez...
kendini en iyi yine kendisi tanımlayabilmiş kişi.kendi yazılarıyla.
bilmem kaç ay önce yazmıştım sana üstteki yazıyı. okuduktan hemen sonra kimse öteki yüzünü görmesin diye silmiştim. silik kutusundan uçuramadığım tek yazım...
ah insanlar! birbirinizi çekiştirmeden durmanız ne kadar da zor değil mi?
yaptıgın bir yanlıştan sonra ikinci kazığını yemeyecek kadar akıllı bir kadın ne kadar uzak geliyor değil mi?
kalbin sana verdiğim nacizane sevgiyi farkedemeyecek kadar kara.
yeter.
bu yazıyı ve içimdeki bulut u, yine senin sözlerinle bitiriyorum. umarım okur ve anlarsın. artık senin için en iyi dileğim bu.