insanların iç seslerini izlemek çoğu zaman can sıkıcıdır. okumak, daha da can sıkıcıdır. akıcılığı alır çünkü genelde.. bu yüzden betimlemenin genelini kısa cümlelerden oluşturmalı ki, kişinin dikkati sabit kalsın. bir kadının iç sesinin asgari seviyede sıkıcı cümleleştirildiği bir hikaye olmuş.. bazı cümleleri çok zorlama çıkmış olsa da, sıkılmadım ben..
ama konuşma cümlelerinin tırnak içinde belirtilmemesi yordu biraz.. öyküyü "gidip çay koydu"ya bağlamak, ayrıca gülümsetti..