bazı oyuncular vardır takımlarının ruhlarını taşırlar. türkiye kupasını yattığı sedyeye getirdiklerinde ağlayan mirsad türkcan işte o ruhtur, adamdır. bir diğeri için (bkz: ömer onan)
bugünkü beşiktaş galibyeti ve kupa şampiyonluğu sevincini kursağımızda bırakan bir sakatlık yaşamıştır. kariyerinin son dönemlerindeydi, bu sakatlığı atlatır mı bilmem. kupayı alın mirsadımızı geri verin desem, itiraz edecek bir renkdaşım yoktur herhalde.
not: sakatlandıktan sonra 'oh oh' çeken siyah beyazlı köpek sürüsüne diyecek lafım yok, herzamanki halleri çünkü.
fenerbahçe ülker'in bu akşam kazanmasında en önemli rolü oynayan candır. aldığı sürelerde takımı ateşledi. pes etmeyen yapısı sayesinde büyük işler yapmaya devam ediyor.
milli takım kariyeri, takıma etkisi falan tartışılır ama bu adamın yüreği, aldığı haksız faullerden sonra o gözlerini devirip ellerini dua eder gibi birleştirip yaptığı itirazlar, hayvan gibi aldığı ribaundlar falan asla unutulmayacak.
şeyi hatırladım demin, 2001 avrupa basketbol şampiyonası çeyrek finalini oynuyoruz hırvatistanla. son saniyeler yanılmıyorsam gerideyiz. mirsad atış kullanırken ona faul yapılıyor. o atışları atacak ve maç bitecek. ya da maçtan sonra mı atış kullanacaktı karıştırmış olabilirim ama ondan sonra maç uzatmaya gidecek atarsa atışları.
her neyse mirsad ilkini kaçırıyor ve tribünlere "merak etmeyin atacağım bunu" dercesine bir bakış atıyor. ikincisini atıyor ve maç uzatmaya gidiyor. biz de maçı galiba 1 sayı ile alıyoruz. o maçtan sonra mirsadın tribünlere doğru yere diz çöküp gözü yaşlı formayı bir öpüşü var ki... hala hatırlarım zaman zaman tüylerim diken diken olur.
itiraf edeyim,çocukluk aşkımdı.kendisinin haberi olmasa da bundan yaklaşık 10 sene önce,2 yıl kadar süren seviyeli bir platonik birlikteliğimiz olmuştur kendisiyle.
futbolda tuncay şanlı, gökhan gönül, diego lugano gibi adamlar fenerbahçelilere ne anlam ifade ediyorsa basketbolda da mirsad türkcan aynı duyguları hissettirmektedir. üst düzeyde mücadele gücü, her maça yansıttığı kazanma arzusu ve bunlarla birleşen müthiş bir basketbol yeteneği. seni izlemek çok büyük bir keyif be mirsad...
Mirsad Türkcan (d. 7 Haziran 1976 - Novi Pazar, Sırbistan) forvet pozisyonunda Fenerbahçe Ülkerspor'da oynayan basketbolcu.
Asıl adı Mirsad Jahoviolan Türkcan, Boşnak bir ailenin oğlu olarak o dönemdeki Yugoslavya şehri Novi Pazar'da doğdu. Ancak daha sonra altyapıdan itibaren Türk basketbol takımlarında görev almaya başladı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçerek Türk Milli Basketbol Takımı'nda oynamayı tercih etti. Kardeşi Emina Sandal da Sıbistan'da ve diğer eski Yugoslavya'dan ayrılmış devletlerde oldukça tanınmış bir pop müzik şarkıcısıdır. 18 Aralık 2005'de Sırbistan güzeli ünvanı kazanmış Dina Dzankovi ile evlendi.
1994 - 1998 yılları arasında Efes Pilsen'de forma giydi ve takımının pekçok başarısında rol aldı. Türkcan, 1998'de Houston Rockets tarafından ilk turda seçildi. Kısa bir süre NBA'e giderek bu ligde oynayan ilk Türk basketbolcu ünvanını da aldı. Fransa, italya ve Rusya Liglerinde oynadı. Ancak 2005 yılında Ülkerspor'la kontrat imzalayarak Türkiye Basketbol Ligi'ne geri döndü. Son olarak Fenerbahçe Ülker takımında oynayan oyuncu, Türkiye Ligi'nde bu takımla şampiyonluk yaşadı.
Hırslı, heyecanlı ve duygusal yapısıyla tanınır. *
Devamlı hoplayan zıplayan asabi ribaund canavarı abimiz..Mustafa Sandal bu abimizin kardeşiyle evli,bu abimiz Mustafanın yengesiyle evli,yenge yiğenine yanık gibi karışık bir durum var gibi geliyor aile ilişkilerinde..
tblnin en kariylerli oyuncularındandır. Tam bir fenerbahçelidir. basketbolcu dediğin böyle hıslı olmalıdır mücadeleci azimli zaten bunu ribaund kralı olarak ta göstermiştir birçok kez.
her maç istisnasız canla başla oynar. hırsı ve çabaları oynadıgı her takımı ateşlendirir. hiçbir zaman bir kaç 12 dev adam gibi gıçı veya burnu havalarda olmamiştır. basketbolcular içinde en beğendiğim ve en sevdiğim adam.
Beko Basketbol Ligi final serisi devam ederken Fenerbahçe Ülker ile devam eden bir sözleşmesi olmasına rağmen Efes Pilsen takımıyla da sözleşme imzalamış olan basketbolcu.