birinci dereceden yakınlar haricinde kimseye ne mesaj gönderecem ne de kimseyi arayacağım kandildir.
daha çok değil topu topu 15 gün evvel regaip kandili için bir ton mesaj gönderdim ve arama yaptım. daha o soğumadan öbür kandil gelmiş.
bizim dinimizde kandil sayısı fazla, edilen dualar bir işe yarasa bari, alın işte son soma daki maden kazası, o ölen maden işçileri belki de kaç kandil gecesi belki de yer altında çalışırken ellerini açıp dua ettiler, "şu maden de ölmeden emekliliğimizi görmemeizi sağla yarabbi, çoluğumuza çocuğumuza sevdiklerimize kavuştur" diye kaç dua etmişlerdir, ama ne oldu, koca bir fos.
her kandil dua edilir camilerde, işte "dünyaya barış ve huzur gelsin, hastalara şifa, borçluların borcuna deva, küsler barışsın, doğa felaketleri (deprem, sel, vb...) azalsın vs vs vs..." şeklinde dua edilir, ben ömründe o kadar dua edipte tutturan görmedim.
hadi geçtik dünyaya barış ve huzur gelmesini, adam "şu kredi borcum bitsin, şu senetleri kapatayım, vs..." şeklinde dua ediyor, bir sonraki kandilde bakmışsınız borcu daha da artmış, sonra hastası olan şifa için dua ediyor, bir bakmışsınız öbür kandile kadar hasta olmuş rahmetli, doğa felkaetleri azalsın diye dua edilir, haftasında o bölgede deprem olur.
ben duymadım bugüne kadar "ya geçen kandil dua ettim, bilmem kaçbin tl lik banka borcum bir anda sıfırlandı", "geçen kandilde dua ettim doktorların yaşamaz dediği akrabamız ayağa kalktı...", "geçen dua ettim fay hatlarının hareketi bir anda durdu." şeklinde konuşan oldu mu? hayır.
uzun klafın kısası, tamam herkesin kandilini kutlarım da, ben bu gece fatiha dışında dua falan etmiycem, çünkü olmayacak belli, millete kandil mesajıdır falan da atmayacam, geçen kandilde yazdığım mesajlar 3-4 kandil idare etsin artık. bir de böyle deneyelim bakalım ne olacak?
Tüm Sözlük ahalisinin ve islam aleminin mübarek mirac kamdilini kutlama vesilesidir. Mirac Peygamber Efendimiz SAV ALLAH'IN Lütfu ile farkli boyutlara yukselmeso ve biz müslüman alemine namazın verildiği hadisedir.
Umarım bazı arkadaşlar girip abuk sabuk şeyler yazip bu başlığa pişman etmezler.
Geleneği din zanneden müslümanlar tarafından, Kuran-ı Kerim de ve hatta uyduruk hadis kitaplarında dahi böyle bir kandilden bahsedilmediği halde ısrarla islam dininin vazgeçilmez bir farzıymış gibi kutlanan gece..
Gezi olaylarında ölenleri anma etkinliklerinde mum yakanları Hristiyanlıkla suçlama cahilliğini gösterenlerin kandil ve mum yakma arasındaki ilişki üzerine düşünmemesi ayrı bir cahillik tabiki..
5 vakit namazın farz olduğunun hatırlandığı gece.. Ehl-i sünnette böyle bi uygulama yoktur.. Dinin bir gereği olarak görülemez bu geceler.. Mübarek gece olarak kadir gecesini sayarız.. Peygamberimizin miraç a çıkması olayı insanı duygulandırır, maneviyatını arttırır.. Bu normaldir hatta olması gerekendir.. Bunun dışında bi anlam yüklemek , sadece kandillerde dolan camilere yol açar..
inanların hakkıyla idrak etmesini dilediğim özel zaman dilimidir.
--spoiler--
Ey benim gibi Nefis Taşıyan Dostlarım!
Dikkat edin! Dünya arkasını dönmüş gidiyor Ahiret yüzünü Çevirmiş bize Doğru geliyor...
Ikisinin de Taliplileri var... SiZ Ahiret insani Olmaya bakin. Unutmayin Bugün Amel var, Hesap yok.
Yarin Hesap var Amel yok....
miraç gecesi bir bir açılıyorken gökler
seni selamlıyorken her katta peygamberler
öyle bir an geldi ki durdu bütün melekler
hakk a yalnız yürüdün ya hazreti muhammed..
kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (muhammed'i) bir gece mescid-i haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz mescid-i aksa'ya götüren allah'ın şanı yücedir. hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (isra suresi 1. ayet)
burda ayette geçen "abd" kelimesi ruh maal ceset için kullanılır.
yani efendimiz s.a.v hem ruh hem bedenen allah c.c'nün katına çıkmıştır.
mir'acı reddetmek ayeti reddetmek olur. ki bu kişiyi küfre düşürür.
mir'acda efendimiz s.a.v pek çok şey gösterilmiştir. 7 kat semayı gezmiştir.
mescid-i aksa da kendisinden önce gelen tüm peygamberlere namaz kıldırmıştır.
mescid-i aksadan yükselirken mualla taşı efendimiz s.av. olan aşkından belirli bir yüksekliğe çıkmıştır ki bunun kanıtı bu gün kudüste çok rahat görülebilir.
yükselişine burak adı verilen bir binekle devam etmiş, daha sonra refref adı verilen başka bir binekle yoluna devam etmiştir.
sitretül müntehaya gelince yolculuğuna eşlik eden cebrail a.s kendisinden ayrılmış, bundan onrasına tek başına devam etmiştir.
huzuru ilahiyeye çıktığında her namazda okuduğumuz tahıyyat duası ile selamlaşmışlar meleklerde buna şahitlik etmiştir.
bu gece de peygamber efendimize 3 hediye verilmiştir.
- allah'a şirk koşmayanlar ve üzerinde kul hakkı olmayanların diğer günahlarının affedileceği ve efendimiz s.a.v şefaat hakkı.
islami kaynaklara göre; Peygamberin (ona salât ve selam olsun) Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâya geceleyin yürütülmesine isra, oradan da semaya yükseltilmesine Miraç denir.
Miraç; Peygamberin Mescid-i Aksadan, Allaha yükselişi, urûcudur. Miraç olayı hadislere göre özetle şöyle gerçekleşmiştir; (Bir rivayete göre, henüz kendisine vahiy gelmezden önce, yani peygamber bile olmadan) Peygamber, Kâbede yatarken (ya da evinde yatarken evin tavanı yarılmış) ya da; uyurken Zira peygamberlerin gözleri uyusa da kalpleri uyumaz- Cebrail gelip karnını göğsüne kadar yarıp, kalbini çıkarıp, zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurup, kapattı. Burak adlı bir bineğe bindirilen Peygamber, Cebrail ile Kudüsteki, Mescid-i Aksaya gitmişler. Cebrail parmağıyla sahreyi (hacer-i muallakı) delip Burakı bağlamış. Burada diğer peygamberler tarafından karşılanan Hz.Muhammed, onlara imamlık yaparak namaz kıldırdı. Daha sonra yanında Cebrail olduğu halde göğe doğru yükselmeye başlıyor. Her bir katta bir peygamber ile görüşür. Mesela; yedinci kat semada Hz. ibrahimi gördü. Hz. ibrahim sırtını Beyt-i Mamura dayamış duruyordu. Her gün buraya 70 bin melek, bir daha dönmeyesiye girip, çıkıyordu. Cebrail ile birlikte süren bu yükseliş Sidretül Müntehaya kadar devam eder. Sidretül Münteha ağacının fil kulağı gibi olan yapraklarını, desti gibi olan meyvelerini görür. Orada dört nehirle karşılaşır. O dört nehirden ikisinin cennet ırmağı, diğer ikisinin Fırat ve Dicle olduğu söylenir. Cebrail; Buradan öteye geçecek olursam yanarım diyerek orada kalır. Peygamber Refref adlı bir binekle yükselişini sürdürür. O kadar yükselir ki, insanların kaderlerini yazan kalemlerin cızırtılarını işitecek kadar. Bu yükseliş sırasında kendisine cennet ve cehennem gösterilir. Allahın huzuruna varır. Yüce Rabbe o kadar yaklaşır ki, Kab-ı kavseyn kadar, arada bir yayın iki ucu kadar, hatta daha az bir mesafe kaldı. (Hatta bazı rivayetlere göre Allahın didarını/yüzünü gördü) Orada kendisine ümmetinden Allaha şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verilir. Bakara Suresinin son iki ayeti doğrudan peygambere hediye edilir. Elli vakit namaz farz kılınır. Dönüş yolunda Musa ile karşılaşır. Musa; Ne ile emrolundun? diye sorar. Hz. Muhammed; Elli vakit namaz diye cevap verir. Bunun üzerine Musa; Her gün elli vakit namaz çok fazla, buna ümmetinin gücü yetmez. Rabbine söyle bunu azaltsın der. Hz. Muhammedde yeniden Allaha giderek vakit sayısını azaltmasını ister, Allahta yarım vakit, ya da beş, ya da onar vakit (rivayetler farklıdır) azaltır. Peygamber dönüşte Musaya tekrar uğrar. Musa bu kadarı da çok, git Allahtan biraz daha azaltmasını iste diyor. Hz. Musanın bu uyarıları ile namaz beş vakte inene kadar Hz. Muhammedin Allahla görüşmeye gidip gelişi devam eder. Peygamber, namaz beş vakte indirildikten sonra yeniden Hz. Musaya uğrar. Musa bu beş vaktin de çok olduğunu, ümmetin bunu da yerine getiremeyeceği uyarısında bulunarak yeniden Allaha dön ve biraz daha azaltmasını iste der. Ancak bu kez Hz. Peygamber artık isteyecek yüzünün kalmadığını belirterek beş vakte razı olduğunu söyler. Bu arada Allah şöyle nida eder; Ey Muhammed! Katımda söz değişmez. Ne dedimse odur. O, gündüz ve gecede beş vakit namazdır. Her bir namazın karşılığı on namaz sevabıdır. işte bu, böylece elli vakit namaz yapar. Allah Resulü uyandığında kendini Mescid-i Haramda bulur. Miraç dönüşü Kureyş onu yalanlayınca, Allah da Beyt-i Makdisi gözünün önüne getirir. Ona bakarak onların sorularına cevap verir. Hz. Ebubekir, Peygamberimizi tasdik ettiği için ona Sıddîk lakabı verilir.
Pek makbul gece. Mirac hediyemiz namaz için bu gece şükür vakti.dualarin geri cevrilmeyecegi umulan ender gecelerden bir tanesi. (bkz: Dualariniza dahil olmak duasiyla hayırlı kandiller sözlük)