minibüste sadece 1 kişilik boş yer varken bile saatte 2 km. hızla giden, her sokak başında durup ve sokağın diğer ucundan caddeye doğru yürümekte olan her insanı potansiyel bir dolmuş müşterisi olarak gören, minibüsü kullanan kişi.
1-minibüsü cin gibi kullanmalısın (istanbul trafiğindeyse tek başına bile insanı kanser edebilir)
2-para alışverişini eksiksiz ve seri yapmalısın (duraktan ilk çıkışta zirve yapar para alışverişi hata kabul etmez)
3-para vermeyen yolcuları takip etmelisin (sürekli uyarmak zorunda kalırsın)
4-ceza yememek için polislere dikkat etmelisin
5-dakikayla çalışılan duraklarda süreyi doğru kullanmalısın
6-kendi durağındaki minibüslerle yarışma halinde olmalısın (yolcu kaptırmamak için gereklidir)
bu 6 maddenin hepsini başarıyla yerine getirmek zorunda kalan insandır.aksi takdirde ekmek yiyemezsin.
bu sabah pendik minibüslerinden birinde rihanna dinleyen bi modeline rastladığımdır. üstelik playlisti sadece rihanna'dan ibaret değildi gayet dinlenebilir r&b şarkılar vardı..
aynı zatın cep telefonuyla konuştuğu esnada, vites değiştirirken para alıp, para üstü verdiğine ve durup yolcu aldığına ve tüm bunları yaparken sol ayağıyla ritim tutup çalan şarkıya eşlik ettiğine şahit oldum.
bunun üzerine hemen tübitak'a mail atıp, minibüs şoförünü incelemeye almalarını ve işviçre ordu çakısı gibi multifonksiyonel süper insanlar yetiştirmek üzere üzerinde çalışılmasını talep ettim.
konu istanbul'dakilerse eğer, ''trafik canavarı'' ibaresinin üzerlerine cuk oturduğu, hatta sarıyer-beşiktaş hattındakilere ciddi anlamda dar geldiği/eksik kaldığı kişiler/şahıslar/insanlar/insan görünümlü ayılar..
yaptıları işin doğası gereği sinirli, genel olarak bakımsız ağzını burnunu karıştıran ve para üstünü aldığında miğdenin bulanmasına sebebiyet veren kişilerdir.
iğne deliğinden bile o arabayı geçirebilecek insandır. dağ, tepe, kar, kış dinlemeden önüne gelen arabayı sollayarak kimseyi takmayan insandır ve bütün minibüs şoförleri süper fm ve radyo 2000 dinler(slow türk istisna olarak kabul edilir).
istanbul'da bu tanımı hak etmek için katil, şerrefsiz, orospu çocuğu, müşterisine bağıran, trafikte tek olduğunu düşünen, öküz, balgamlı, tiryaki, odunoğlu odun olmak gerekir. Öyle her baba yiğidin harcı değildir.
diğer şehirler için de aynı şey geçerli sanırım ama; istanbuldakilerinin arasında bir efsane, bir rivayet döndüğünü düşündüren kimselerdir bunlar. bana öyle geliyor ki, bundan çok ama çok zamanlar önce trafik kurallarına riayet eden, trafikte kendinden başka araçlarında olduğunun farkında, deli gibi gaza basmayan,duraktan yola çıkarken aynaya bakan ya da ne bileyim düzenli sakal traşı olan bir minibüs şoförü abiyi, yedi yol ağzına yatırıp afedersiniz sikmişler olacak ki, bu muhabbet böyle tüm minibüçülerin arasında dolanıyor ve bu abilerimiz ondan böyle davranıyorlar. yoksa zor yani bence, ne biliyim, bi bakırköy uzatır mısınız?
yaz aylarında sigarasını yakıp sol elini camdan dışarı çıkaran, sıcakta pantlonunun paçalarını dizine kadar sıvayan, ayakkabılarının tabanına basarak 3-5 TL daha fazla kazanacağım diye 10 dakikalık yolu 40 dakikada götürüp sıcakta yolcuya işkence yapan hayvandır.
ehliyetli cellatlardır.
tüm yolu sahiplenir ve olmadık boşluklara dalıp arabanın içerisinde sağa sola savrulmanızı sağlarlar.
karşıdan gelen minübüse ** kafa kafaya gelicek şekilde son ana kadar sürmeye devam eden insanlardır.
+abi yabancıyım ben burda maltepe köprüsünde indirir misin beni?
-tamam haber veririm ben sana
...
....
+abi haber verecektin pendik yazıyor orda
-orayı geçtik bi(l)ader sen en iyisi karşıya geç tekrar bin
+hay senin amına koyim orospuçocuğu.