* gecenin aya gündüzün güneşe olan sevgisi
nasıl sonsuzsa
işte benim de sana olan sevgim öyle...*
* hayat 3,5 ile 4 arasındadır
ya 3,5 atarsın
ya da 4/4'lük olursun*
-rahmetlide sollardı
-maşallah
-bilmillahirrahmanirrahim
-aşıksan vur saza şöförsen baz gaza
-yetişemiyosan el salla
-selvi boylum al yazmalım
-gidişine yollar durusuna kızlar hasta
-aşk cekenin yol gidenin
-rampaların ustasıyım gözlerinin hastasıyım...
birde güneşliklere havlu ve kırmızı gül koyup ibrahim tatlıses çaldımı ve her tur esnasında şöför ''arkadan vermeyen varmı?'' diye sordumu iş tamamdır...
efendim dün sıcaktan fıstık ezmesi olmuş bir şekilde minibüste yollanırken belki malzeme çıkar da gülerim umuduyla etrafıma bakınıyordum ki koca koca harflerle gözüme gözüme batırılan şu yazıyı gördüm: "bir gün bu dünyadan göçüp gittiğinde o vermediğin ytl'lerin elbet hesabı sorulacak" ve evet bulmuştum!keyifle kıkır kıkır güldüm.
Yol verin şaşkına, gitsin Allah aşkına.
Arabana güvenme, yaradana güven.
Uslan artık deli gönül.
Dağda meşe, Fortta neşe.
Ağaran saçlarımı yıllara değil yollara sor.
Yüzüne güleni değil, kalpten seveni tanı.
boğaziçilim.
Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.
Bir sabah uykusuna doyamadım bir de sana
Bana öyle melun melun bakma güselim biliyorum birasdan sen de ineceksin!...
Alırsın Ford, olursun Lord
Istedim vermediler; sen soförsün dediler!
+veresiye ölmüştür lütfen veresiye teklif etmeyiniz.
-bana da mı?
+hee sana da..
bir kere kaç insan dolmuşa veresiye teklif eder onu merak ediyorum. hadi etti diyelim, be dolmuşcu insanı ilk cümle neyine yetmez de diyalog yapıyorsun kendi çapında.*
babam sağolsun gibi sosyal içerikli yazılarında dahil olduğu gereksizlik kat sayısı fazla yüksek olup sadece yurdum şöförlerine ait olduğunu düşündüğüm minibüslerin kaporta,çamurluk,plaka üstü gibi kolayca görülebilecek yerlerinde bulunan yazılardır. çoçukların isimlerinin yazılması kaçınılmazdır.