ulu önder'in, konuşmalarında sıkça duymamıza rağmen(aziz milletim, milletimiz) yanlış anlaşılma korkusunu yaşatan bir kalıp.
" ben diyemem
kurtuluş savaşı'nın hemen ardından atatürk, yurt gezilerine çıkmıştı... o gezileri yakından izleyen gazeteci ismail habib sevük, atatürk'ün doğaçlama konuşmalarını not alıp yazılı metin haline getiriyor, gazetesine göndermeden önce atatürk'e okuyordu.
bu okumaların birinde, metinde sık sık geçen, "milletim, milletimiz" sözcükleri atatürk'ün dikkatini çekti. ismail habib, okumasını bitirince, "hepsi iyi, yalnız "milletim" ifadesini "millet" olarak düzeltiniz." dedi. ismail habib'in şaşkınlıkla baktığını görünce şu açıklamayı yaptı: "sen bu meclisi bilmezsin, "milletim" ifadesinden, "millet onun mu?" anlamını çıkarırlar..."
ismail habib, itiraz edecek oldu: "ama paşam, bizler bile "ah milletim, vah milletim" der dururuz..."
atatürk, oturduğu yerde derin bir soluk aldıktan sonra şu karşılığı verdi: "sizler dersiniz, herkes der; ben diyemem!"