ömer de gittiğine göre antalyasporu sevmemememiz için hiçbir sebebimiz kalmadı. antalyaspor sempati duyduğum takım olacak sırf baros için. bu arada sözleşmesine galatasaraya karşı oynamama maddesi koydurduğu söyleniyor. bu sevgi boşuna değil, yolun açık olsun milan baros.
kendisinin galatasaray'a verdiği katkıyı ve futbolculuğunu küçümsemek en hafif tabirle zekâ yoksunluğudur.
ulan insafsız herif, ulan işine gelince balık hafızalı kesilen yazar kardeşim benim, 2009 yılında emre belözoğlu'nun bu adamın ayağını maçın başında kırdığını hatırlayınca hiç mi için acımıyor? 2012'nin başında oynanan 5-1'lik karabükspor maçında attığı golden sonra tekrar sakatlandığında takıma o güne kadar elmander'le birlikte verdiği katkılar hiç mi gözünün önünden geçmez?
birilerini yüceltirken birilerini karalamak millet olarak yapımızda mı var nedir, ben anlamadım gitti. baros'un adını gol kralı olduğunda haykırdıysak, takımın ilerleyişini engelleyen sakatlığından sonra da takımdaki yerini sorguladık. ne bir günde kral ilan ettik, ne de itin götüne soktuk. şimdi gelmiş antalyaspor'da futbol oynamaya, ne bir demeç vermiş galatasaray'la ilgili ne de olumsuz bir söz söylemiş. ne diye bu adama bok atmaya çalışıyorsun ki? burak yılmaz'ı öveceğim derken ne diye baros'u kullanıyorsun kötü örnek diye? saidou ile aynı cümleye adını yerleştirirken baros'un, allah aşkına hiç mi farkında değilsin saçmaladığının?
yıllardır kendisi hakkında aynı şeyler yazıldı, çizildi. bu entryde de farklı birşey yok belki. ama insan bazen patlayacak gibi oluyor, dayanamıyor. baros'a karşı alınan şu tavrın insafsızca olduğunu düşünüyorum. http://img18.imageshack.u...58/0316023616bileimi1.jpg
Turkiyeye geri gelmesine çok sevindiğim futbolcu. 2 maçta beş gol attıktan sonra emre tarafından sakatlamasaydı şimdi herşey çok daha farklı olabilirdi.
galatasaray'a çok emeği geçmiş, yeni kulübünde de başarılı olmasını umduğum forvet.
futbol hayatına devam ediyor diye adama sallayanlar var, ne desem bilemiyorum.
sakatlıktan kurtulup eski temposuna kavuşmasını temenni ettiğim futbolcu. sempatik duyduğum yabancı forvetlerden biri. türkiye'de değerinin bilindiği her kulüpte işi başarabilir.
"Cuma günü ne yapacağımı bilmiyorum. Kendi evime misafir olarak gideceğim, benim için zor olacak." diyerek bir kez daha gönülleri fethetmiştir. adamdır.
Bu gece itibariyle hiç de futbol hayatı bitmiş gibi davranmayan futbolcu. Black adlı mekanda deliler gibi içmiş ve ayakta duramayacak kadar sarhoş olmuştur. Hoş, futbol hayatı bitti diye de bu kadar içiyor olabilir. Ayrıca tuvaletten çıkarken elini yıkamayangillerdendir.
galatasaraydan gönderilmesinden aşağı yukarı 1 sezon geçti, perte çıktı,hala o gün niye gönderdiniz diyenler bugün niye gönderdiniz demeye devam ediyor.
baros galatasaray'da sakatlandığından beri toparlayamadı... bunu görmemek için futbol romantiği falan da değil, görme engelli olmak lazım.
galatasarayda 93 maçta 48 gol atma başarısı göstermiş forvet.
şimdi bu sözlük formatı için yazmış olduğum bir istatistikti ama içimde bir sızıdır ki bu aslan parçasının ismini ne zaman görsem okusam yada duysa içimden bildiğim ne kadar küfür, nefret varsa kustuğum bir adam var.*
bu zamana kadar galatasaraylı her birey gibi bende kendisinden başka türlü bahsediyorum ama her şeyden öte bu güzel adamı* 2009 yılındaki derbide katletti ve bir daha baros eski baros olamadı...
kralımızı çaldın bizden it herif.
şu sıralar futbol hayatının bittiği yönünde haberler dönmekte.
özlediğimiz gerçek kraldır. takımdan gönderilmesi ise içimde hala bir yaradır. ayrıca baros ne zaman aklıma gelse çubuklu tosuncuğa söverim. ah o ayak kırılmasaydı. takıma herhangi bir idari görevle geri dönmesini en çok istediğim futbolcu. şimdiki ruhsuzları gördükçe gözümde değeri daha da artıyor.