mihriban

    114.
  1. bu türküyü sikimsonik dizilerden sonra öğrenenler var. yazık.
    10 ...
  2. 95.
  3. hani türküler , sadece bizim ülkemize has olan bir kültür ya; neden sizde türkü diye sorsa avrupası , amerikası bu türküyü dinleterek cevap vereceğim türküdür. daha çok güzel türküler var belki ama; bu türkü gelmiş geçmiş en iyi 5 sırasında kesinlikle yer alır.
    8 ...
  4. 118.
  5. siz türkler niye tutturdu bir türkü sevgisi, müziği vs nedir bunu güzel kılan deseler veya sorsalar diyelim; ilk dinleteceğim türkünün ismidir.
    7 ...
  6. 84.
  7. Bir kara sevdanın sığmaz belki ama kelimlere sığdırılmış halidir.
    En vurucu cümlesi "Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban." cümlesidir.
    7 ...
  8. 93.
  9. "Mi" bir notadır. Ince sesler grubundan.
    "Hr" almancada bir kısaltmadır.
    "iban" uluslararası hesap havalelerinde kullanılan kodlamadır.
    yani;

    Şaka lan şaka. Musa eroğlu'dan dinlenmesi gereken mukemmel türküdür.
    6 ...
  10. 101.
  11. farsça şifacı anlamına gelen türkçe'de hoş bir kadın ismidir.
    7 ...
  12. 76.
  13. - alıntı -
    mihriban şiirinin yazarı abdurrahim karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur ve bir o kadar da sevilir... niyetleri evlenmektir ama kız tarafı bütün sürekli "hayır" demektedir bu işe... velhasıl bu sevdadan vazgeçilir...

    aradan yıllar geçer... birgün abdurrahim karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir.. ve karakoç'a, yolda, onun eski sevgilisi ile karşılaştığını, biraz sohbet ettiklerini, bayanın evlenmiş olduğunu söyler... arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra abdurrahim karakoç oturur ve duygularını dizelere döker:

    mihriban

    sarı saçlarına deli gönlümü,
    bağlamışlar çözülmüyor mihriban.
    ayrılıktan zor belleme ölümü,
    görmeyince sezilmiyor mihriban.

    yar deyince kalem elden düşüyor,
    gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
    lambada titreyen alev üşüyor,
    aşk kâğıda yazılmıyor mihriban.

    önce naz sonra söz ve sonra hile
    sevilen seveni düşürür dile
    seneler asırlar değişse bile
    eski töre bozulmuyor mihriban

    tabiplerde ilaç yoktur yarama,
    aşk deyince ötesini arama.
    her nesnenin bir bitimi var ama.
    aşka hudut çizilmiyor mihriban

    boşa bağlanmamış bülbül gülüne
    kar koysan köz olur aşkın külüne
    şaştım kara bahtım tahammülüme
    taşa çalsam ezilmiyor mihriban

    tarife sığmıyor aşkın anlamı
    ancak çeken bilir bu derdi gamı
    bir kör düğüm baştan sona tamamı
    çözemedim çözülmüyor mihriban

    abdurrahim karakoç

    bir süre sonra şiir bir dergide yayınlanır... karakoç'un şiirlerini severek okuyan bu bayan da o dergiyi almış ve okumuştur... içinden karakoç'a bir mektup yazmak geçer ve şu satırları yazar:

    "şiirinde sanki bana sesleniyor gibiydin... benim seni unuttuğumu sanma.. ben de hala seni sevmekteyim ve bu aşk bitmeyecek... sen bende esen eski kavak yelisin ve seni unutmam mümkün değil..."

    bu mektubu alıp okuyan abdurrahim karakoç cevaben ikinci şiirini yazar..

    unutursun mihribanım

    “unutmak kolay mı?” deme
    unutursun mihriban’ım.
    oğlun kızın olsun hele
    unutursun mihriban’ım.

    zaman erir kelep kelep
    meyve dalında kalmaz hep
    unutturur bir çok sebep
    unutursun mihriban’ım.

    yıllar sinene yaslanır
    hatıraların paslanır
    bu deli gönlün uslanır
    unutursun mihriban’ım.

    süt emerdin gündüz gece
    unuttun ya, büyüyünce...
    ve işte tıpkı öylece
    unutursun mihriban’ım.

    gün geçer azalır sevgi
    değişir her şeyin rengi
    bugün değil, yarın belki
    unutursun mihriban’ım.

    düzen böyle bu gemide
    eskiler yiter yenide
    beni değil, sen, seni de
    unutursun mihriban’ım.

    -alıntı-
    6 ...
  14. 112.
  15. Şu sıralar her yerde duyar olduğum türkü. Herkesler bilince bizim gibi kıdemliler eski tadını alamıyor artık. Hep o amk dizisi yüzünden.
    7 ...
  16. 28.
  17. - alıntı -
    mihriban şiirinin yazarı abdurrahim karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur ve bir o kadar da sevilir... niyetleri evlenmektir ama kız tarafı bütün sürekli "hayır" demektedir bu işe... velhasıl bu sevdadan vazgeçilir...

    aradan yıllar geçer... birgün abdurrahim karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir.. ve karakoç'a, yolda, onun eski sevgilisi ile karşılaştığını, biraz sohbet ettiklerini, bayanın evlenmiş olduğunu söyler... arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra abdurrahim karakoç oturur ve duygularını dizelere döker:

    mihriban

    sarı saçlarına deli gönlümü,
    bağlamışlar çözülmüyor mihriban.
    ayrılıktan zor belleme ölümü,
    görmeyince sezilmiyor mihriban.

    yar deyince kalem elden düşüyor,
    gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
    lambada titreyen alev üşüyor,
    aşk kâğıda yazılmıyor mihriban.

    önce naz sonra söz ve sonra hile
    sevilen seveni düşürür dile
    seneler asırlar değişse bile
    eski töre bozulmuyor mihriban

    tabiplerde ilaç yoktur yarama,
    aşk deyince ötesini arama.
    her nesnenin bir bitimi var ama.
    aşka hudut çizilmiyor mihriban

    boşa bağlanmamış bülbül gülüne
    kar koysan köz olur aşkın külüne
    şaştım kara bahtım tahammülüme
    taşa çalsam ezilmiyor mihriban

    tarife sığmıyor aşkın anlamı
    ancak çeken bilir bu derdi gamı
    bir kör düğüm baştan sona tamamı
    çözemedim çözülmüyor mihriban

    abdurrahim karakoç

    bir süre sonra şiir bir dergide yayınlanır... karakoç'un şiirlerini severek okuyan bu bayan da o dergiyi almış ve okumuştur... içinden karakoç'a bir mektup yazmak geçer ve şu satırları yazar:

    "şiirinde sanki bana sesleniyor gibiydin... benim seni unuttuğumu sanma.. ben de hala seni sevmekteyim ve bu aşk bitmeyecek... sen bende esen eski kavak yelisin ve seni unutmam mümkün değil..."

    bu mektubu alıp okuyan abdurrahim karakoç cevaben ikinci şiirini yazar..

    unutursun mihribanım

    “unutmak kolay mı?” deme
    unutursun mihriban’ım.
    oğlun kızın olsun hele
    unutursun mihriban’ım.

    zaman erir kelep kelep
    meyve dalında kalmaz hep
    unutturur bir çok sebep
    unutursun mihriban’ım.

    yıllar sinene yaslanır
    hatıraların paslanır
    bu deli gönlün uslanır
    unutursun mihriban’ım.

    süt emerdin gündüz gece
    unuttun ya, büyüyünce...
    ve işte tıpkı öylece
    unutursun mihriban’ım.

    gün geçer azalır sevgi
    değişir her şeyin rengi
    bugün değil, yarın belki
    unutursun mihriban’ım.

    düzen böyle bu gemide
    eskiler yiter yenide
    beni değil, sen, seni de
    unutursun mihriban’ım.

    -alıntı-
    6 ...
  18. 104.
  19. Aşk kağıda yazılmıyor, aşka hudut çizilmiyor...
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük