izmir;kıbrıs şehitleri caddesinde satıcılarının hepsi mardin'li olan güzel yiyecek.
bazıları tiksinir sevmez. ama içindeki pisliktenmidir nedir mükemmel tadı vardır. biradan sonra felaket gider.
istanbul sınırları içindeki en şahane midye karaköy iskelesindeki şenol abidn temin edilebilir. istediğinizde midyeye acı turşu suyu ekler. mazoşizmi körükler.
bira, midye dolma ,patates cipsi süper bir üçgen şekline gelen fazla temiz ortamlarda yapılmayan fakat gerçekten bu işi temiz yapanlarında var olduğu bir deniz ürünü.
bira ile birlikte tüketildiğinde insanı zevkten dört köşe haline getiren deniz mahsulü..
kadiköy'de her köşe başında rastlanır kendisine. satıcılarının hepsi genelde mardin'li olup birbirlerine benzeyen elemanlardır.
pınar'ın kendi çiftliğinde üretip paketlerde sattığını duyduğum marketlerde tırım tırım aradığım yiyecek. market görevlilerinin "evet hatırlıyorum bir ara vardı" gibi cümlelerinin ardından dondurulmuş ürünlerin konulduğu dolapların en dibine kadar eşelememe rağmen bulamadım bu demektir ki midye dolma'nın temizini yemek gibi bir olasılık yokmuş.
sarhoş bir gecenin bitimine doğru istiklalde kapatılan tezgahın başında iştahla yenirken seyyar satıcının tezgahı kaptığı gibi gelen zabıtalardan kaçmaya başladığı sarhoş kafa ile bizimde satıcıyı kovalamaya başladığımız, satıcı müşteri zabıta üçlüsü ile istiklal koşusu yaptıran sarhoşluk sonrası süper yiyecek.
özellikle sokakta seyyar satıcılırda satılanı daha bir lezzetli olan,yanından geçildigi takdirde asla es geçilemicek olan,her yedikten sonra birgün toplaşalım tepsiyi alalim dedirten,bol baharatlı ve limonlusu tercih edilen,içine neden bazı yerlerde kuş üzümü konuldugunu anlamayadıgım enfes yiyecek..
karanfilde geceleri tezgah kapattırmak için fellik fellik aradığımız, yemeden önce taze mi* diye kontrol ettiğimiz son bir güzel afiyetle yiyip cebimizdeki bütün parayı yatırdığımız muhteşem deniz ürünü. birde bunun midye tavası var.
istanbul da nedense hep tatlı olan yiyecek. kuş üzümümü koyuyorlar, çam fıstığımı bilemedim ama hiç hoş olmuyor. bodrum turgutreis te bir ali abi var, bir ingiliz gelip röpörtaj yapmış ve ingiliz gazetesine çıkmıştı.
ayrıca bu dolma türünün küçük olanı makbuldür.
midye dolmayı da yapanların insan olduğunu düşünürsek içindeki maddelerin de temiz olabileceğine inandığım bir yiyecek. midye deniz dibinden kaya kenarlarından toplanılan bir madde olduğu için çıkarıldığındaki hali en iğren hali dir.
yosun ve çamur karışımdan midye neredeyse görünmez, lakin midye dolmacılarına gönderildikten sonra midye 3 kere yıkanmak süreti ile kaba temizliği yapılır ardından ince temizliğe geçilir midye kabuğunun üstü iyice temizlenir ve bir kere daha suya yatırılır ardından iç temizliğine geçilir içi açılan midye temizlendikten sonra gene suya yatırılır. 3 kere kaba temizlik 3 kerede ince temizlik yapılır toplam 6 kere temizlenen midye daha sonra bol baharatla hazırlanmış pilavla beraber doldurulur ve yemeye hazır edilir.
istanbul şartlarında boğazdan, haliçten ve civardan toplanarak içine pirinç konması*suretiyle bize sunulan yiyecek.. Normal şartlarda bir adet midyede bulunması normal olan 1.25 mg çinkonun an itibariyle istanbuldaki midyelerde 3.30 mg bulunduğu acıklanan, sağlıkçılar tarafından şiddetle yasaklanması istenen, istanbuldaki midyelerin zorlanmadan, kasmadan böbrek kanserine yol acabileceği açıklanan tadı kötü olmamakla beraber efsane de olmayan yiyecek.. Yapılış şartlarını düşünmek bile istemediğim, ama arada "-lan 1 taneden nolcak!" mantalitesiyle limonu sıkıp afiyetle yediğim bostancı sahilde üçel büfeve musti den temin edilebilecek yaratık..
Yiyenlerin ağır metal yediğini bilmeden yedikleri ve karacigeri zorlayan yiyecek türü... nerde yapıldığını bilseniz hiç yemezsiniz...
midyeler denizde ağır metalleri toplarlar, bu da vücudumuza girdiğinde bir daha çıkmaz ve ölüme giden yavaş yollardan biridir. kansere davetiye çıkaran yiyecek grubunun önde gideni...