en güzeli ermeni bir anneanneden yenir, buraya dikkat babaanne değil, sadece anneanne.
ayrıca istanbulda tezgahtan midye dolma yiyorsanız, satıcının kürt kökenli olma ihtimali %97.*
biranın üstüne çok iyi giden leziziyet, orgazmik tad.
belki iğrenç ama ne kadar pis ve denetimsiz olursa o kadar iyi oluyor tadı sanıyorum, yani şampiyondaki midye dolmayla sokaktaki bir mi?
lisede ikene okul çıkışında boyutlarına göre 250 500 ve 1 milyonluk çeşitlerine ulaşabildiğimiz ultra hijyenik yiyecek. satan amcamız kabuklarını atmayın bana verin yerleri kirletmeyin derdi sanki biz anlamıyoz onları yeniden doldurduğunu. maşşak beyinli seni.
diğer üç mezhebe göre helal olmasına karşın ülkemiz insanlarının çoğunluğunun mensubu olduğu hanefi mezhebine göre haramdır. ayrıca karaciğere zarar verir.
midyelerin çıkarıldığı yerlerdeki kanalizasyon boruları ve lağım fareleri ile midyelerin yıkandığı pis leğenleri bilmeyenlerin afiyetle yedikleri zehir. bulduğu her şeyi yiyen denizci arkadaşım midye yemiyordu. bir bildiği olsa gerek.
bir yöreye değil de, yörenin insanına ait olan belki de tek yiyecek. "midyeciye nerelsin diye sorulmaz, mardin'in neresindensin diye sorulur" demişti bir midyeci vakti zamanında.
izmirde ocak ayinda denizden toplanarak yapildigindanmidir yoksa baska bir sebeptenmidir bilmem ama sadece ve sadece mardin'liler tarafindan imal edilen yiyecek. isin tuhafi denizden çok uzak buyumus bu insanlar çok da guzel yaparlar. alsancakta bol alkollu gecenin finalinde bir oturusta yarim tepsiyi goturmek adettendir.
içinde diğer besinlerden en az 10 kat daha fazla çinko bulundurduğu için sağlıklıdır demek istiyorum ama içinde daha kim bilir neler vardır diyerekten susuyorum.
içilen 8 10 biranın üzerine gidebilecek en güzel kombinsyondur. üzerine sıkılan limonun ağzınızda bıraktığı ekşimsi tadın midyedeki baharatla birleşimi süperdir.
insanın yedikçe yiyesi gelen ve ne şartlarda üretildiğine hiç bakılmayan genelde seyyar satıcılar tarafından satılan bir yiyecek türü. içinde pirinç bulunan midyedir.
okul çıkışları yerleşimin köşede inilir ilk göze çarpan o soğukta dikilen midyeci abidir. can çeker, gönül ister ve tadımlık(!) 50 60 *tane alınır... eve gidiş yolu oldukça sancılı geçer, elini poşete daldırmamak için kendini zorlarsın. eve vardığında iştahla yersin ama yirminciden sonra dilin karabiber çokluğu nedeniyle uyuşmaya başlar. kapıcıda; "burdakiler insan azmanı" düşüncesi uyandırmamak için kabuklarını başka çöplerle karıştırıp kapının önüne bırakırsın... *
(bkz: yerleşim)
hem bira öncesi hem bira sonrası giden insanda bağımlılık yapan bir illettir.
-caddebostan migrosun karşısındaki o gereksiz gürültülü sokaktaki abiden
-moda sahiline moda iskelesi tarafından girişte hemen sağda olan abiden
-nevizade'ye fortis bank'ın oradan girerken solda genelde iş yapmayan barların önündeki abiden yenmesi farzdır...
balık pazarında, caravan denilen rock barın sokaginda mideyeci ahmette yenir, en azından en lezzetlisini onlar yapiyorlar. birde olmadık zamanlarda insanin canı ceker.