midnight express

entry82 galeri3 video1
    32.
  1. taraflı bir filmdir..

    filmde bir esrar kaçakçısı var ve uçağa binmeden önce yakalanıyor.filmde rahatsız edici taraf böyle suç işlemiş birisinin "iyi" bir insan gibi gösterilmesi..

    adam esrar ticareti yapıyor, üstünde esrarlarla yakalanıyor, yargılanıyor (yargılanma şeklinin iyi olduğunu söylemiyorum. yargılanması gerekiyordu ve yargılandı), ve doğal olarak hapse konuluyor.. ama amerikalılar bunu filmde sanki adama yapılan bir zulüm gibi görüyorlar. hatta illegal yollardan onu çıkarmayı düşünerek ve planlayarak daha başka bir suç işliyorlar..

    şimdi şunu sormak gerek bu filmi yapanlara: eğer amerikada bir türk bu şekilde esrar kaçırırken yakalansa ne yapılacaktı? yargılanıp hapse atılmayacak mıydı? bunu filmde anormal ve kötü bir şekilde göstermenin amacı nedir? çelişki yok mu?

    herhalde amerikada bu şekilde yakalananlara "aferin" denilip, cebine esrarlar konuluyor..
    5 ...
  2. 31.
  3. milliyetçi söylemlerde bulunmayacağım. bizim hapisanelerimiz hiç de öyle rahat ve demokratik değil. hapisanelerimizde yapılan taciz ve işkencenin haddi hesabı yok. ama bu filmde bir çok saçmalık var.

    öncelikle filmde sadece bir türk oyuncu gördüm ben. bu adamların konuştukları türkçe de türkçe'ye filan benzemiyordu, türkçe konuşulan sahnelerin ingilizce tercümesinde anladım ne demek istediklerini. yapabilecekleri en aptalca şey, anlattıkları ülkenin dilini bilmiyor olmalarıydı bence, hiç profosyonelce değil.

    başka bir nokta da, bizim hapisanelerimizde esrarı satanlar genelde gardiyanlardır, mahkumlar değil. mahkumlara bir tanesi dışında hiç değinilmemiş. hapisane edebiyatı yapan, bağlama çalan, kumar oynayan, tacizde bulunan, kahramanımızın hakkını savunan hiç mahkum yok. bu da hiç profosyonel olmamış, sen beş yıl hapiste yat ama hiç bir türkle doğru düzgün muhabbetin olmasın, mümkün mü? adama zorla türkçe öğretip geyik yapar bizim insanımız.

    13. kriminal koğuş zaten apayrı bir olay. sanırsın ki insanları ortaçağ zindanlarına atmışlar, susuz yemeksiz bırakıp bitlendirmişler. kıyafetler eski ve yırtık, saçlar uzamış...

    türkiye'nin o dönem dış ülkelere uyuşturucuyla savaştığını göstermek için bir kişiyi hapse atması da hiç de abartılacak bir şey değil. bu hep olur, sadece türkiye'de değil, tüm dünyada günah keçileri vardır böyle durumlar için.

    açıkçası adamlar türkiye'yi karalamak için bir film çekmiş, birileri de alkışlamış. azıcık aklı olan bir adam da bunu izleyip türkiye'den korkmaz zaten bence. çok zorlama bir karalama üstelik bu. bir yabancı olsam ve bu filmi izlesem korkmazdım, ama yılmaz güney'in duvar adlı filmini izlesem türkiye'nin adını anmazdım. duvar filmi de yasaklandı zamanında bu ülkede, evet, ama kimse o filmi karalama politikasında bulunmakla suçlamadı. o filmde çocuk tacizi vardı, esrar vardı, ispiyoncular, solcular, sloganlar... bir koğuşu taradılar, pek çok mahkumu öldürdüler. mahkumlar birbirlerini öldürdü. gerçek olan o filmdi, onu izleyip gelmiyorsa turistler, bu durumu anlayabilirim. ama midnight express gibi salak bir filmi izleyip de "türkiye'de işkence var, demokrasi ve insan hakları yok" diyen adam da salaktır zaten. kendi hapisanelerinde olanlardan haberdar değil daha gerizekalılar. amerikanın ırakta sergilediği vahşetin bilincinde değiller.

    filmde türklere küfredilen kısımsa zaten çok gereksiz ve etkisizdi bence, ben de yok yere hapse düşsem ben de o milletteki herkese söverdim herhalde, ama bunu mahkemede haykırma amacı gütmezdim. hani sırf "şu türklere küfredelim filmde güzelce" diye kurgulanmış gibi geldi bana. ama yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım, kahramanımızın rıfkı'yı öldürdüğü sahne yaratıcı ve başarılıydı. hatta filmde beni en çok heyecanlandıran sahne oydu.
    4 ...
  4. 30.
  5. 29.
  6. billy hayes hapiste yattığı yıllardan sonra ilk kez türkiye'ye geldiğinde türk halkından özür dilemiştir. fakat aradan o kadar uzun zaman geçmiştir ki kimseyi tatmin etmez bu özür, yalnızca basında geniş yer bulması münasebetiyle kirlenen imaj temizlenmiştir.
    0 ...
  7. 28.
  8. hayatımda izlediğim en etkileyici filmlerden biridir. hiç boşuna milliyetçilik çığırtkanlıkları yapmasın kimse, bu film bir dönemin(ki çok değiştiğine inanmıyorum) aynasıdır.

    edit: gözaltında işkenceden ölen insanlar ne çabuk unutuldu, yazıklar olsun. ülkemi yanlışlarıyla değil, yanlışlarına rağmen seviyorum ve o yanlışları başkası değil ben yüzüne çarpmalıyım, istanbul aşığından sevgiler.
    3 ...
  9. 27.
  10. iskence edilen vatandasin poposu sahane olan turkiye de ki iskence yontemini abartılı olarak ekrana sunan film.
    0 ...
  11. 26.
  12. 'işkence mi o da ne ola' diyen memleket kamuoyu tarafından lanetlenen filmdir. evet cezaevlerimizde işkence yoktur ve asla olmamıştır! türkiye bir diyarbakır cezaevi bir hayata dönüş operasyonu yaşamamıştır en basitinden. mamak, sivas, çorum, maraş bunları saymıyorum bile. şimdi kim imkar edebilir işkenceyi? kol kırılınca yen içinde kalmıyor demek her zaman. derdimiz türkiye adi mahkumlara işkence yapmıyor, siyasilere yapıyor mudur da bu kadar asalım, keselim, protesto edelim demişizdir bu filmi. köylüye bok yerdirmedik tabi biz. sütten çıkmış ak kaşık.
    1 ...
  13. 25.
  14. mental anlamda 'kurtlar vadisi - ırak'dan çok da uzak olmayan bir filmdir.
    2 ...
  15. 24.
  16. objektif olarak kötü bir filmdir, aldığı ödüle bakmayın,-siyasi konjonktür, kıbrıs- senaryosu ve kurgusu rezalettir- vay ülkemde insan hakkı ihlali olmaz demiyorum, genelde senaryo berbattır, örneğin bir kaçış sahnesi vardır ki sanarsınız bir türk karakolunda tek bir memur vardır-,

    uyuşturucu müptezeli bir piçten kahraman yaratma gayreti ancak bu kadar verimli olabilmiştir, filmin dokunulmaz ve kutsal batı ülkesi vatandaşı teması ile de - ben amerikan vatandaşıyım klişesi- çok dalga geçilmiştir.

    bizden ve birkaç lobiciden başka hatırlayanı da yoktur.
    1 ...
  17. 23.
  18. türkiyenin imajına tahminimden fazla kara leke çalmış olan filmdir. tanıştığım birçok yabancı bu filmi izlemiş ve özellikle biraz cühela olanlarının türkiye hakkındaki tüm bilgisi maalesef bu filmle sınırlı.
    özellikle,
    "domuz bir millet olarak domuzları yememeniz çok ilginç,isa piçleri affeder ama ben etmem, hepinizden, milletinizden nefret ediyorum, hepinizi birer domuzsunuz bu yüzden tüm kız ve oğlanlarınızı sikeyim" sözüyle filmi, sanatı sinemayı alın başınıza çalın dedirten filmdir.
    3 ...
  19. 22.
  20. bazi turklerin(!) "ne abartisi eksik bile olmus" diyerek renklerini belli ettikleri film.
    filmin senaryosunu yazan adam bile utanmis abarti diye, bizim adamin dedigine bak.

    hak tabi boyle bir insana bir dunya adamin hayvan, barbar muamelesi yapmasi.

    film hakkinda ozet bilgi verirsek:

    uyusturucu kacirmaya calisan ve kendine bile hayri olmayan bir adam turkiye'de yakalanir. iceri tikilir, olmasi gerektigi gibi. hapishanede bir takim seyler yasar, ki bu da normaldir. orasi hapishanedir, ne bileyim cay bahcesi degildir. akabinde bunlar 10 katina katlanarak bir kitapta anlatilir. kitap turk dusmanlarinin dikkatini ceker. bu iyi bir kozdur ve hayata gecirirler. dogal olarak ta filmde turkleri ermeniler oynar. filmde kahramanin esas yasadiklarindan ziyade turkiye'yi yermektir amac. bunu her yonuyle hissetmek mumkundur. objektif ve akli basinda her insan da bunu hisseder. turkiye'yi hala 100 sene oncesinde gibi sanan bir takim kultursuzler de bunu boyle merakla izler. sonra da bize
    "ulkeniz de araba da mi var?" falan gibi salak otesi sorular sorarlar.

    sonuc: her yonuyle "yazik".
    2 ...
  21. 21.
  22. Yıllar boyu "Midnight Express" filmi ile Türkiye'yi karalayan italyan basınında dün ilk kez farklı bir haber çıktı. Corriere della Sera gazetesi dünya sayfasına "olay palavraymış" diye manşet attı.

    Özellikle turizm alanında Türkiye'yi rakip olarak gören italyan turizmcilerin elinde koz olarak bulundurulan ve sürekli kullanılan, Alan Parker'in 1978 yapımı filmindeki kahraman Billy Hayes'in yeni açıklamaları Corriere della Sera gazetesine şöyle yansıdı:

    "Cezaevinde ne işkence, ne tecavüz olmuş. Midnight Express'te hepsi düzmeceymiş. Türkleri kötüleyen filmin senaristi yönetmen Oliver Stone'a Oscar'ı kazandıran ve Türkiye'nin imajına pahalıya mal olan yapıt sadece bir blöfmüş." Haberde, Billy Hayes'in vicdan azabı çektiği, Türkiye'ye giderek Türklerden özür dilediği ve bunu tamir etmek için de yeni bir senaryo ile yine Türklerin iyi taraflarını anlatacağını söylediğine yer verildi. Yazdığı kitabın onursuz olduğunu kabul eden Bill Hayes'e gönülleri yaralı Türklerin olgunlukla konuşma hakkı verdiklerini yazan italyan gazetesi "Sonunda Türkler haklı çıktı. Tam 30 yıl boyunca bu damgayı üzerlerinden atamazken hep doğru olmadığını kanıtlamaya çalıştılar ve sonunda adalet yerini buldu" yorumunu yaptı.

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6749552.asp?gid=180
    0 ...
  23. 20.
  24. zamanında çok ses getirmiş, büyük de bir prodüksiyondur. filmin tamamı malta'da çekilmiş, Türk rolündeki herkesi de ermeni oyuncular oynamıştır. filmi her şeye rağmen baştan sonra bütün objektifliğimle izlediğimi düşünüyorum. Sonucunda da şu görüşlere vardım:
    -izlediğim hiçbir filmde, bir millet bu kadar aşağılanmamıştır.
    -hiçbir filmde bir milletin tamamına 7 sülale dümdüz gidilmemiştir. Bu filmde, esas oğlan türklere öyle küfürler sallar ki, benim diyen küfürbazlar utanır.*
    -hiçbir filmde, bir milletin %100'ü iğrenç, aşağılık gösterilmez.

    --spoiler--
    -filmde bu mahkuma işkence edilmez, çetecilik yapılmaz. aksine fosur fosur uyuşturucu tüketip eşcinsel ilişkiye girer, sonra da gariban edebiyatı yapar.
    --spoiler--
    Filmin müzikleri hakikaten güzeldir. Ama allahtan ki kötü filmdir, senaryosu rezildir, leş kokusu alınır.
    3 ...
  25. 19.
  26. tarihin en yanıltıcı filmlerinden biridir. sadece bu film nedeniyle türkiye 1979'dan günümüze milyarlarca dolar, turizm gelirinden* mahrum kalmıştır.

    ve... üzülerek söylüyorum ki, oyunculuk çok başarılıdır.
    0 ...
  27. 18.
  28. ileri geri sarıp durdum, tek tek karelere dikkat ettim, ne sebebi hikmetse bu ülkede hapisanelere düşen hiç kimseden ben öyle bi hikaye duymadım, bizim hapisanelerimiz cillop gibidir, ne işkence, ne tecavüz, her taraf pırıl pırıl, bal dök yala....
    2 ...
  29. 17.
  30. Lajendik'in özellikle filmin gösterimi girdiği yıllarda finlandiyalı gençlerin Türkiye hakkında olumsuz fikirlerinin kaynağı olarak gösterdiği bir filmdir. O söyleyene kadar ismini bile duymamıştım . Vaktiyle 80 darbesinde cezaevlerinde işkence gören , kendini asan , ölüm oruçları ile hayatını kaybeden insanları ve devlet güvenlik mahkemelerinde komünist oldukları için suyla , copla ,domuz bağıyla , elektrik ile işkencenin en beterini gören düşünce suçlusu(!) yazarları, aydınları , idam edilerek öldürülen hükümet görevlilerini hatırlamak için de hollywood sinemalarına ihtiyaç duymak traji-komik olsa gerek . Levent Kırca skeçlerinde de görebilirdik en nihayetinde abartılı polis devleti taşlamalarından.

    Birileri popüler olmak için piyasaya çıkıp " evet bunlar abartıydı " diyebilir , günah çıkarabilir . Birileri de son dönemde ortaya çıkan amerikan karşıtlığını ve akp odaklı ılımlı islam devleti - yabancı sermaye - bop - ab - abd fay hattındaki gerginliği azaltmak için bir takiyye de yapıyor olabilir . Ancak kör gözün görmediği F tipleri ülkemizde mahkum da olsalar insanların yaşama haklarına ve özgürlüklerine hala tecavüz etmektedir .
    1 ...
  31. 16.
  32. turkiye'nin imajini nasil bozuyor gercekten merak ettigim film. daha once diger ulkeler tarafindan cok mu iyi kar$ilaniyorduk, cok mu saygindik. avrupa ulkeleri veya diger ulkeler ile cok mu icli-di$li idik, can ciger kuzu sarmasiydik. filmi izledim. ki$isel yorumum, eger dediklerim yanli$ olsa bile, bu filmi izleyerek "turkler de ne a$agilikmi$. oghkkk pis kaka." diye du$unen, boyle bir zihniyete sahip olan ulke/millet var ise, varsin bizi yanli$ tanisin, varsin bize bok atsin. nedir yani? cok mu onemli onlarin bizim hakkimizda du$undukleri. peki ya bizim onlar hakkinda du$unduklerimiz?

    munferit olaylari genele mal eden, genelleme yapan zihniyetten tiksiniyorum ve tiksinmeye de devam ediyorum.
    3 ...
  33. 15.
  34. filmde bir tane bile türk olmamasına rağmen türk rollerindeki heriflerin hemen hepsi yağlı, bıyıklı, çirkin, tecavüzcü, sapık, rüşvetçi, işkenceci, çürük dişli vs...gibi üstün sıfatlarla resm edilmiş. hele o başgardiyan neydi kardeşim öyle? herifin kulaklarının üstünde bile kıl vardı.

    ateşli nutuk atıp william hayesin ömür boyu hapis almasını isteyen ülkücü bıyıklı savcıyı ne gariptir ki bir ermeni oynamaktadır.

    kriminal akıl hastalarının kaldığı yerde bir namaz kılma eylemi vardı ki akıllara ziyan. hiç mi namaz kılan görmediniz kardeşim? lap lap kendini yere vuran kimseler.

    yine aynı yerde bir taş sütununun etrafında dönen deliler vardı. acaba delilerin temsili hac yaptığı mı gösterilmeye çalışılıyor?!

    filmdeki türkçe! konuşmaların çoğunu anlayabilmek için patagonca bilen bir tercuman gerekiyor.

    işin en üzücü tarafı filmin oscar almış olması. şu anda imdbdeki ratingi ise 7.5 gibi yüksek bir değer.

    acaba bu film yapılmasaydı, turist sayımız ispanyadakine yaklaşır mıydı diye düşünmüyor değilim...
    5 ...
  35. 14.
  36. 13.
  37. bir yabancinin basina gelince film yapilan hede. bu ulkede o kadar polis isknecesine tecavuzune ugramis insanlarininda bir filminin yapilmasi gerek.
    3 ...
  38. 12.
  39. filme konu olan kitabın sahibi billy hayes türkiye'de yapılan bir konferansta türkiye'den özür dilemiştir.kendisi herşeyin yanlış anlaşıldığını,filmdeki olayların abartıldığını,kendisinin yaşamış olduğu olayları yansıtmadığını beyan etmiş.ilginç olanı bunu 32 sene sonra yapma gereği duymuş olmasıdır.
    2 ...
  40. 11.
  41. ben bu filme oscar verenin beynine sokayım. eğer oscar böyle filmlere verilen bir ödülse oscar olan bütün filmlere de sokayım.

    komedi filmi niyetine izlenebilir bir film. malta'nın tarihi ve turistik yerlerini görmek istiyorsanız da izleyebilirsiniz.
    2 ...
  42. 10.
  43. amerikali arkadasim cole'un cok guzel ayar verdigi filmdir. bu eleman redneck olmasa bile cumhuriyetci bir tiptir ve film hakkinda soru sordugumda: "siradan bir hapisane filmi. abartilacak tarafi yok" dedi. turk hapisanesi ve muameleyi sorunca da "e, adam aptalmis. madem uyusturucu kaciriyorsun, dikkatli ol ve yakalanma. yakalanirsan cezasini da cekersin. gayet normal bir muamele vardi" dedi. onca amerikan hapisanesi filmine ragmen hala niye kotu olan biz oluyoruz, anlamadim.

    (bkz: oz)
    3 ...
  44. 9.
  45. danimarkalı bir arkadaşımın yanımda tükler ve sabunla ilgili iğrenç bir espiri yapmasına sebep olan film,
    bir türlü ikna edemedim adamı.
    1 ...
  46. 8.
  47. zamanında, amerikada bir video kaset dükkanında tesadüfen bulup, kiraladığımız, eve varır varmaz izlediğimiz halde, iade süresi olan 3 gün boyunca başka kimse izlemesin diye evde beklettiğimiz, rezil film.
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük