yaşayan en büyük sporculardandır. belgesellerini izlerseniz bunu daha net anlarsınız. o şampiyonlukları elde etmesi hiç o kadar kolay olmadı. arada babasının da cinayete kurban gitmesi onu etkiledi oldukça ama basketbola sarılması ve basketbolun kalitesini artırması şimdi bile herkesin takdirini kazanmıştır. böylesine mükemmel sporcular her zaman olmaz. özellikle sporcu diyorum. çünkü basketbolun çok ötesinde zaten diğerlerine göre.
Final maçlarına çıktığı 35 maçta sayı ortalaması 33.6 ile bu alanda açık ara en iyisi, Kobe'nin final istatistiği 25.3, lebron'un ise 24.1.
35 sayı ortalamasıyla sayı kralı olup aynı sene yılın savunmacısı ödülünü kazananması çok nadir rastlanır birşey.
1988-89 sezonunda 11 maçta 10 kez üst üste triple double yaptığı 11 maçlık dönemde 33.6 sayı 10.8 ribaund 11.4 asist istatistikleri yakaladı.
Washington wizards formasıyla 40 yaşında 40 sayı atarak nba'de bi maçta 40 yaş üstü oynayanlar arasında en çok skorer arasına girdi.
30 yaşında babasının ölümünden sonra basketbol'a 2 sene ara vermeseydi o süre içerisinde 2 yüzük daha kazanabilirdi zorlanmadan, düşünün ki lebron james şuan 30 yaşında 2 sene basketbolu bırakıp geri döndüğünde 3 şampiyonluk kazanıcak işte m.j böyle bi adamdır.
Kariyerindeki başarılarını yanında oynadığı adamlara borçlu olduğunu iddaa edenler var, 2 sene basketbolu bırakıp babasının ölümünden sonra beyzbol'a başlar ve sonraki geri dönüşünde 3 nba şampiyoluğu yaşar (yani şuan lebron'un aldığı yüzük sayısı kadar) bu bile nasıl basketbolcu olduğunu kanıtlar.
1985 eylülünde nike kendisi için özel tasarlanan air jordan 1 adlı ayakkabı modelini piyasaya sürmüş ve jordan'ın maçlarda bu ayakkabıyı giyeceğini açıklamıştır ancak o zamanki nba başkanı david stern bu ayakkabının renklerinin yönetmeliklere aykırı olduğu gerekçesiyle maçlarda giyilmesini yasaklamıştır. stern jordan'a ayakkabıyı giydiği maç başına 5000 dolar ceza verirken, nike bu cezayı kendi ödemeyi seve seve kabul etmiştir zira bu ceza ayakkabının daha çok gündeme gelmesini sağlayarak adeta bedava reklam olmuştur. hatta jordan yasak ve cezayı umursamayarak bu ayakkabıyı 1985 smaç yarışmasında bile giymeye devam etmiştir.
bugün nba'de oyuncuların giydikleri ayakkabılarda sadece siyah, beyaz ve takım renklerinin kombinasyonlarına izin veriliyor. örnek vermek gerekirse bir lakers oyuncusunun yeşil veya kırmızı bir ayakkabı giymesi yasak.
1990 ile 1993 yılları arasında yakaladığı formu yakalayabilmis bir sporcu var mıdır bilmiyorum.
30 yaşında basketbolu birakip beyzbola başlamasa nasıl bir kariyere sahip olurdu allah bilir.
Ayrıca Jordan tarihin en iyisi olarak kabul edilen bir oyuncu.Ancak 1993 yılında basketbolu bıraktığında Jordan'sız Chicago doğuda 3.olmuş.Doğu yarı finalinde New York'a 7. maç sonunda boyun eğmişti.
O sezon Chicago'da three-peatte bulunan üç oyuncu(pippen,grant,armstrong)all star olmuştu.
Bu da benim düşüncemde bir oyuncunun başarılı olabilmesinde takımının ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtıdır.Şampiyonluklarda illaki underrated oyuncular olur,olmalıdır.