mevlana

entry1373 galeri101 video9
    97.
  1. " come, come again !
    whatever you are...
    whether you are infidel,
    idolater or fireworshipper.
    whether you have broken your vows
    of repentance a hundred times
    this is not the gate of despair,
    this is the gate of hope.
    come, come again ... "

    mevlana jelaluddin rumi
    4 ...
  2. 96.
  3. "Şehvetin adını Aşk Koydular
    Eğer Şehvet Aşk Olsaydı
    Eşekler Aşkın Şahı Olurdu!"

    diyerek, günümüze ışık tutmuş müthiş kişilik.
    her yerde her zaman geçerliliğin koruyan sözlerin sahibi.

    yüz yıllar sonra bile ona duyulan ilgi ve hayranlık azalmıyor, aksine çoğalıyor.
    demek ki, Onun düşüncelerine insanlar gün geçtikçe daha çok ihtiyaç duyuyorlar, daha çok keşfediyorlar. gün geçtikçe değerleniyor sanki. hiç eskimiyor.
    4 ...
  4. 95.
  5. "mevla"nın kelime anlamı efendidir. mevlana "efendimiz manasına gelir. mevlana celalettin rumi derken de efendimiz anadolulu celalettin denilmektedir. eskiden anadoluya rum denilirdi. rumi derkende oradaki -i eki aitlik bildiren bir ektir. yani anadoluya ait anlamında.
    3 ...
  6. 94.
  7. eşcinsel ve moğol ajanı olduğu iddia edilen anadolu ermişi. hatta moğol ajanlığından dolayı nasrettin hoca ve hocası sayılan hacı bektaş'tan tonla ayar yediği anlatılır.
    2 ...
  8. 93.
  9. bütün müslümanların ona benzemsini istediğim yüce insandır.*
    3 ...
  10. 92.
  11. "düne ait ne varsa dünde kaldı cancağızım
    bugün artık yeni şeyler söylemek lazım"
    4 ...
  12. 91.
  13. Ne olursan ol gel sözüyle ''gel de koynuma alam seni'' dememiştir. Orda demek istediği ''bu yol arınma yolu, günahlardan feragat etme yolu'' Anlamına gelmektedir. Ümid vaat etmektir amacı. mevlanın bile bir tövbeyle affedeceği günahı biz kimiz ki affedecegiz diyecek kadar ilim sahibi bir zattır. Öyle okumadan, onun faziletini müşahede etmeden yapılan yorumların sahiplerine de gel derdi. Ben de öyle diyorum, sen boşver dostum yavaş yavaş topla gel.
    17 ...
  14. 90.
  15. ''taş yeşermez geçmiş olsada nevbahar
    toprak ol da bak nasıl güller açar
    taş gibi idin çok gönül kırdın yeter
    toprak ol üstünde hoş güller biter'' demiş insan.
    5 ...
  16. 89.
  17. kendisi aslen iranlidir ve en cok saygi duyuldugu yerde iran'dir. mesnevi ulkede dini acidan kuran kadar saygi duyulan bir kitaptir.* buna ragmen iran halki dini acidan sapkinliga dusmustur*yaptiklari bazi dini uygulamalarin islam'la uzaktan yakindan ilgisi yoktur ve bu uygulamalari islam adina yaptiklarini dusunmektedirler.ben bu durumu mesnevinin onsozunde yazan 'bu kitabı birçok insan yaralarına melhem olmak için okuyacak ama dikkatli olunmalıdır. çünkü bu ugurda bircok insan da sonsuzluk girdabinda koybolmuştur' sozuyle acikliyorum
    (bkz: muta nikahi)
    (bkz: hulle)
    3 ...
  18. 88.
  19. 'Bu denizde ne ölmek var bize
    Bu denizde ne gam, ne dert, ne keder.
    Bu deniz alabildigine muhabbet
    Bu deniz iyilikten, cömertlikten ibâret'

    Mevlâna
    5 ...
  20. 87.
  21. "ok gibi doğru olsam, yabana atarlar beni.
    yay gibi eğri olsam, elde tutarlar beni.
    doğruda aç görmedim, eğride hiç tok.
    eğri yay elde kalır, menzil alır doğru ok."

    - mevlana -
    5 ...
  22. 86.
  23. insana düşen görev evrenin yaratılışındaki sırrı kavramakta, allah evreni kendisinin bilinmesi için yaratmıştır, ilahi öz taşıdıkları için bütün insanları sevmek gerekir gibi cümleleri kurmuş alim..
    2 ...
  24. 85.
  25. merak edip mesnevi yi okuyanlar görmüşlerdir. şöyle bir iddia var ortada "o alemlerin rabbinden inmedir" hayırdır? mevlana ya "vahiy" falanmı gelmiş acep? diye düşünüyor insan. moğol lar ırak ta müslüman halkın kanını içerken *, mevlana hazretleri "onların atları dahi oruç tutar" diyordu.. hatta, anadoluya erzurum ve erzincan üzerinden girip, kayseri nin surlarını oyarken bile, mevlana bir kez dahi "savaş- cihad" fetvası vermemiş. garaib bir durum araştırmak lazım tabiiki.
    4 ...
  26. 84.
  27. özellikle "Gene gel gene gel, her ne olursan ol gene gel..." sözüyle hatırlanan yüce insandır. çoğu kişiye örnek olmuştur bu söz

    (bkz: gel gel gel cartele gel)
    4 ...
  28. 83.
  29. sıkıldım, bunaldım, yetti beahh* ve tutunamayanları oynayanlar için şöyle demiştir ya hazreti mevlana.
    "ekmek yiyorsun. buğday tarlasının yanından geçiyorsun. dikkat et, buğday toprağa düşüyor suluyorsun, sonra toprakta parçalanıyor, sonra yukarı çıkıyor, aylarca güneşe dayanıyor, sonra samanından ayırıyorsun, taşa öğütüp un yapıyorsun, suya atıp hamur yapıyorsun, ateşe atıp ekmek yapıyorsun ve sonra yiyorsun. sen bunların olması için geçtiği yolları gördünmü? sen sıkıntı çekmeden kurtulacağınımı sandın?"
    ve allah'ın emirlerinden sıkılanlar içinse şöyle söylüyor aşk eri;
    "denizde inciler derinde olur, çerçöp sahilde olur."
    4 ...
  30. 82.
  31. ne kadar bilirsen bil bildiklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır. *
    1 ...
  32. 81.
  33. sahip olduğu hoşgörü akıl sınırlarını zorlayıcıdır.özellikle o devirde dahi söyleyebildiği şu söz bunun en büyük kanıtıdır;
    "gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
    bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
    yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel..."

    bunun gibi daha birçok muhteşem sözü vardır.
    "şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
    şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz..."

    "ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol..."

    "ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır."
    4 ...
  34. 80.
  35. hala islami bir takım payelerle kuşatılmasını garipsediğim panteist filozof. bazı kaynaklara göre eşcinsel olduğu ileri sürülse ve şems ile yaşadığı eşcinsel ilişkisi de resmi tarihte ayyuka çıkarılarak anlatılsa bile, ilginç olarak en muhafazakar adamlar bile beklenmedik şekilde saygı duymaktadır kendisine. bu islam'ın gücünden midir, mevlana'nın gönlü genişliğinden midir bilinmez ama yalnızca hoşgörü yaklaşıyla büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir.
    1 ...
  36. 79.
  37. şems ile olan ilişikisi, muhabbeti allah aşkı çerçevesinde olan tasavvuf üstadıdır. biribirlerinde allah aşkını görmüşlerdir ve ona aşık olmuşlardır. semalarında şems ile aynileşmiştir, bir olmuştur. kimin can kimin canan olduğu belli değildir.
    5 ...
  38. 78.
  39. 11. yy ortalarında anadoluda yaşamış, büyük moğol casusu, hoşgörü sahibi ve nasreddin hocanın büyük düşmanı. Allah'ın nurunu bir insanoğlunda olduğunu görmüş şems'e hayranlık duymuş...aşık olmuştur. sonra şems gidince bu nuru konyada bir kuyumcuı esnafında olduğunu görmüş ona meyletmiştir. kısacası tasavvuf ehli ve garip fikirlerri olan bir adamcağız.
    edit: selçuk üniversitesin kütüphanesinde hazırlanan tezler okjunarak bu yazı yazlımıştır. çarpılmaktan falanda korkulmuştur ama üniversitenin bu araştırması var işte.
    2 ...
  40. 77.
  41. mevlana'nın 800. doğum yıl dönümü sebebiyle hazırlanan ve 20.06.2007 akşamı harbiye açıkhava tiyatrosu'nda sahnelenen etno-senfonik gösteri.
    isminden de anlaşılacağı üzere mevlana'nın hayatını anlatan bu projenin sahibi orhan şallıel, mevlana'ya esin kaynağı olmuş insanları ve "aşk" olgusunu seyirciye; müzik, dans ve şiirle harmanlayarak sunmaya çalışmış.
    oldukça kalabalık bir ekipten oluşan kadroda; istanbul symphonic project orkestra ve korosu, mevlana eğitim ve kültür derneği tasavvuf korosu ve sema topluluğu'nun yanı sıra alanlarında usta müzisyenler de vardı (hüsnü şenlendirici-klarnet, ismail tunçbilek-bağlama, aytaç doğan-kanun, ertan tekin-duduk, ali tüfekçi-ney, pelin değirmenci-tambur, furkan bilgi-kemençe, akatay project-perküsyon). bunun yanı sıra dj murat uncuoğlu da misafir dansçı ziya azazi'nin dansına müziğiyle eşlik etti.(bu noktada ziya azazi'den bahsetmek gerek. adam dans etti demeyelim aslında. sadece döndü. fakat o nasıl bir dönmek yarabbim! üstündeki semazen kostümünü andırır giysisinin üst bölümünü çıkarırken ya da iki kat eteğinin bir katını parmağının ucunda aynı eteğinin döndüğü gibi döndürürken bi çok insanın ağzı açık kaldı ki gerçekten de böyle dönenini görmek zordur yahu!)
    gösteride bir anlatıcı vardı: ali gül. kendisini seslendirmelerden de tanıyoruz zannımca zira adam konuşurken benim kafamdan film fragmanları geçiyordu. oldukça başarılı bir abimizdi. mevlana'yı ise yılmaz erdoğan canlandırdı. şiirlerini seslendirdi. (bana göre tüm gösteri hakkındaki fikrime de yansıyan ufak bir sıkıntı oluşturdu bu durum. evet yılmaz erdoğan çok güzel şiir okuyor gerçekten, bu yadsınamaz. fakat insan daha ak pak yüzlü birini istiyor karşısında, kafasında mevlana, kulaklarında onun dizeleri varken. ne bileyim. vurguları itibarıyla, sahnedeki mevlana, pek delikanlı bir mükremin canlandırdı gözümde.)
    gösterinin en can alıcı kısımlarından beri hafızlardan birinin olağan üstü sesi ile ezan okumasıydı. bir anda keskin bir sessizlik hakim oldu ortama ve hakikaten etkilenmemenin mümkün olmadığı bir ambiyans oluştu.
    bunun yanı sıra finalde, fonda ümmiye salatı(umarım yanılmıyorumdur, bilenler araştırsınlar: "Allahumme salli ala seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim"den bahsediyorum) ile sema gösterisi ile yapıldı. derken bu güzel akşam bitti.
    kişisel olarak olağanüstü bulmasamda verilen emeği görmek adına, mevlana'nın bir iki satırı dahi olsa kulaklarda gönüllerde bir iz bırakması adına izlenesi gösteri.(20 haziranda izlemiş olduğum gösterinin bildiğim kadarı ile hali hazırda bir ikincisi yok fakat muhakkak yakın zamanda tekrar gösterilecektir, o kadar emeğin bir gece için olduğunu sanmıyorum, gerekli bilgi bkm'den alınabilir.)
    2 ...
  42. 76.
  43. mevlana`nın yedi öğüdü:

    1-cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
    2-şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
    3-başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
    4-hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
    5-tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol.
    6-hoşgörürlükte deniz gibi ol.
    7-ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol!
    5 ...
  44. 75.
  45. kulağa küpe olanlardan yalnızca bir kaçı..

    "pişmişin halinden hiç anlar mı ham,sözü kısa kesmek lazım vesselam."
    "ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır."
    "kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici,fena öğretici,fena düşünceli olma."
    "cahil olanların merhameti ve lütfu azdır."
    "insana aradığı şeye bakılarak değer biçilir!"
    "insanın kanadı gayretidir."
    "akıl başka bir akılla birleşti mi nur,nefis başka bir nefisle birleşti mi karanlık artar."
    "dost uğruna düşmanlarının lanetini,hakaretini,küfürlerini şerbet gibi iç.çünkü bu lanetler,hakaretler,küfürler seni lütuflara,senalara,aferinlere,manevi derecelere ulaştırır."
    5 ...
  46. 74.
  47. asıl adı celaleddin'dir. rumî lakabı yaşadığı yer dolayısıyla verilmiştir. mevla-na ise "efendimiz" demektir.
    2 ...
  48. 73.
  49. 20 Haziran akşamı Harbiye açıkhava'da sergilenmiş senfonik şiir dinletisidir.Bkm organizasyonudur.Yılmaz Erdoğan ne kadar iyi şiir okuduğunu bir kere daha göstermiştir*

    ilk gösterim olduğu içindir diye düşünüyorum bazı eksiklik ya da aksaklıklar vardı barkovizyon kullanımını abartmak gibi mesela şöyle ki anlatıcı ya da koro ısrarla her cümlelerinde ekranlardaydı.Gösterinin henüz başlarında tüyler ürpertici bir ezan okundu.Ziya Azazi etkileyiciydi fakat klasik semah'ın çok dışındaydı ki gösteri sonunda klasik semahı da ziyadesiyle güzel sundu.

    Uzun lafın kısası hafifletilmiş bir mevlana biyografisi izledik,beğendik..
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük