atv'de yayınlanan "büyüklere masallar" adlı talk showda başbakan erdoğan'ın fotoğrafının bıyık kısmına hitler bıyığı koyarak "ne de yakıştı değil mi?" derken görmüştüm en son.
lisede iken istanbul gezisine katıldım. iki otobus dolusu öğrenci gaziantep'ten yola çıktık.
orası burası gezildi. pazar günü öğleden sonrayı değerlendirmek için bu şahsın stand-up gösterisine gidildi(iki otobus dolusu insan, 120 kafa yapar yaklaşık olarak). biletler alındı. hepsi balkondan. beyefendi oyun sırasında sahneden iniyor koltuklar arasında dolaşıyor, biz tabi hiç bir şey anlamıyoruz. oyun arasında öğretmenlerimiz rica etmek için kulise gittiler. lrica sonucunda beyefendiden alınan cevap şu:
ben oyunumu size göre oynayamam, memnun değilseniz gidersiniz, ben nasılsa biletlerimi sattım.
--spoiler--
günaydın türkiye deki popüleritesini hiçbir zaman elde edememiş olan kişilik.
hayır bu programın yayından kalkması ayrı bir komedi bu yayından kalkmayı "türkiye eski türkiye değil , hükümet baskı re re re rö rö rö" diye itelemeye çalışması ayrı bir komedidir.
program nasıl mı kalkmıştır?
egosu tavan yapan , reytinginin iyi olduğunu bilen bizim meth , başkanın odasına haşırt diye girer ve trip atar.
-yeaaa çok yoğunum bu ara ya , kahretsin bu popülerite...
başkan:?
-yeeaaa olmazsa biraz zam yapın ya siz bana?
başkan: hayır.
-yeaaa o zaman ben zaten yoğunum yoruldum yaani bırakırım ha?
başkan: iyi bırak.
-...
başkan:...
-bırakıyorum bak?
başkan:tamam kapı orda , hadi güle güle...
-...
-tamam gideyim ben...
hayır bir de insan aralıksız 1 saat boyunca kendisini över mi? evet över.
"fırsat verseler en birinci ben olurum da yoluma çıkıyorlar" edebiyatında hala. kim çıkıyormuş yoluna arkadaşım? vasat , unutulmuş üstelik bunuda kendin becermiş bir kimsesin sen.
geçen gün sabah televizyonu seyrediyorum bakkalda bi elimde poğaça bi elimde limonata, baktım bu. çıkmış bi'şeyler anlatıyor, yahu dedim sen ne anlatıyorsun be adam, sen ne anlatıyorsun allasen. kendine göre şakalar komiklikler yapıyror, zapping de yapamıyorum, gülünce sevimli oluyor kerata. bir süre katlandım reklamlar araya girince çevirdim başka kanala, ne yapayım, sabahtan akşama kadar dinleyemem sonuçta.
cumhurbaşkanı seçimleri öncesi kendini aday gösterip, sırf ses getirmek için kendi tuttuğu adamlar tarafından ağzı burnu kırılan, sonra kimse şeyine sallamayınca yediği dayak yanına kar kalan siyaset sevdalısı sunucumsu şey. aklıma geldikçe gülerim o suratı dağılmış halini.
iyi bir televizyoncu, gazeteci ve hiciv denen şeyi en iyi becerenlerden biri. ekranlarda göremiyoruz uzun süredir; ama yakın zamanda görebileceğiz. türk televizyonu'nun ihtiyacı var buna.
muğla nın bodrum ilçesini il zaten dengesiz. hatta passaparola yarışmasında bir yarışmacıyı bu yanlış bilgisiyle elemiştir. hiçbir sey bilmeyen bir kişilik. fazla kendini beğenmiş.
kendini beğenmiş metin uca : milas ilçesi hangiilimize bağlıdır?
yarışmacı : muğla ilimize bağlıdır.
kendini beğenmiş metin uca : hayır bodrum bağlıdır.
yarışmacı : :S/...
doğru cevap tabiki de her türk evladının bildiği gibi bodrum ve milas 48 plakalı muğla ilimize bağlı ilçelerdir. metin efendi öğren de gel.
ileri demokrasi kurbanı, herhangi bir tv kanalında ciddi bir program yaptırılmayan ve ancak naif yarışma programları ile ekran yüzü görebilen sevimli insan.
hiçbir bilgisi olmadan abdullah gül'e iftira atmış kişiliktir.
abdullah gül şöyle bir twet atmış;
"geçen gün eşimle beraber evde the king's speech filmini izledik. gerçekten çok güzel bir film."
bu yavru da ;
"sayin buyugum abdullah bey akedemi uyesi degilse kesisen kaderimizde son ortak nokta korsan. hem de filmin adi 'kralin konusmasi' buyrun"
"sayin buyugum benim yabanci film korsani bebek yokusunda sizinki nerede? geoffrey rush ve colin firth den beraberce ozur diliyelim mi?"
sonra anlaşıldı ki abdullah gül korsan değil tmc'den istediği özel kopyayı izlemiş.
lan tamam adamı sevmiyorsun olabilir de konu hakkında en ufak fikrin olmadan neden iftira atıyorsun?