muğla nın bodrum ilçesini il zaten dengesiz. hatta passaparola yarışmasında bir yarışmacıyı bu yanlış bilgisiyle elemiştir. hiçbir sey bilmeyen bir kişilik. fazla kendini beğenmiş.
kendini beğenmiş metin uca : milas ilçesi hangiilimize bağlıdır?
yarışmacı : muğla ilimize bağlıdır.
kendini beğenmiş metin uca : hayır bodrum bağlıdır.
yarışmacı : :S/...
doğru cevap tabiki de her türk evladının bildiği gibi bodrum ve milas 48 plakalı muğla ilimize bağlı ilçelerdir. metin efendi öğren de gel.
iyi bir televizyoncu, gazeteci ve hiciv denen şeyi en iyi becerenlerden biri. ekranlarda göremiyoruz uzun süredir; ama yakın zamanda görebileceğiz. türk televizyonu'nun ihtiyacı var buna.
cumhurbaşkanı seçimleri öncesi kendini aday gösterip, sırf ses getirmek için kendi tuttuğu adamlar tarafından ağzı burnu kırılan, sonra kimse şeyine sallamayınca yediği dayak yanına kar kalan siyaset sevdalısı sunucumsu şey. aklıma geldikçe gülerim o suratı dağılmış halini.
geçen gün sabah televizyonu seyrediyorum bakkalda bi elimde poğaça bi elimde limonata, baktım bu. çıkmış bi'şeyler anlatıyor, yahu dedim sen ne anlatıyorsun be adam, sen ne anlatıyorsun allasen. kendine göre şakalar komiklikler yapıyror, zapping de yapamıyorum, gülünce sevimli oluyor kerata. bir süre katlandım reklamlar araya girince çevirdim başka kanala, ne yapayım, sabahtan akşama kadar dinleyemem sonuçta.
günaydın türkiye deki popüleritesini hiçbir zaman elde edememiş olan kişilik.
hayır bu programın yayından kalkması ayrı bir komedi bu yayından kalkmayı "türkiye eski türkiye değil , hükümet baskı re re re rö rö rö" diye itelemeye çalışması ayrı bir komedidir.
program nasıl mı kalkmıştır?
egosu tavan yapan , reytinginin iyi olduğunu bilen bizim meth , başkanın odasına haşırt diye girer ve trip atar.
-yeaaa çok yoğunum bu ara ya , kahretsin bu popülerite...
başkan:?
-yeeaaa olmazsa biraz zam yapın ya siz bana?
başkan: hayır.
-yeaaa o zaman ben zaten yoğunum yoruldum yaani bırakırım ha?
başkan: iyi bırak.
-...
başkan:...
-bırakıyorum bak?
başkan:tamam kapı orda , hadi güle güle...
-...
-tamam gideyim ben...
hayır bir de insan aralıksız 1 saat boyunca kendisini över mi? evet över.
"fırsat verseler en birinci ben olurum da yoluma çıkıyorlar" edebiyatında hala. kim çıkıyormuş yoluna arkadaşım? vasat , unutulmuş üstelik bunuda kendin becermiş bir kimsesin sen.
lisede iken istanbul gezisine katıldım. iki otobus dolusu öğrenci gaziantep'ten yola çıktık.
orası burası gezildi. pazar günü öğleden sonrayı değerlendirmek için bu şahsın stand-up gösterisine gidildi(iki otobus dolusu insan, 120 kafa yapar yaklaşık olarak). biletler alındı. hepsi balkondan. beyefendi oyun sırasında sahneden iniyor koltuklar arasında dolaşıyor, biz tabi hiç bir şey anlamıyoruz. oyun arasında öğretmenlerimiz rica etmek için kulise gittiler. lrica sonucunda beyefendiden alınan cevap şu:
ben oyunumu size göre oynayamam, memnun değilseniz gidersiniz, ben nasılsa biletlerimi sattım.
--spoiler--
atv'de yayınlanan "büyüklere masallar" adlı talk showda başbakan erdoğan'ın fotoğrafının bıyık kısmına hitler bıyığı koyarak "ne de yakıştı değil mi?" derken görmüştüm en son.
Cumhurbaşkanı adayı olmasıyla ilgili soruya şu cevabı vermiş olan donanımlı ünlülerimizden biridir:
"Benim Cumhurbaşkanlığı gibi bir amacım yoktu. Ülkesine ve yaşanılan gündeme duyarlı olan ve bugün yaşayacağımız sorunları o günden gören biri olarak, adaylığı son dakikaya bırakılan ya da sadece biriyle inatlaşma ya da öç alma aracı olarak değerlendirilmesi değil, tam tersine hepimizin Cumhurbaşkanı olacağı için, kimlerin olabilirliği üzerine bir fikir jimnastiği yapmaya yönelik bir protestoydu."
türkiyenin sevimli, insancıl, birleştirici, en önemlisi de gerçek aydın simalarındandır. temelde ideolojik fikirlerimiz çatışsa da saygı ve sevgi duyarak takip ettiğim şahısların başında gelmektedir.
o'nu objektif olarak okur ve de dinlerseniz, ülkesine, bayrağına, atasına ve milletine aşık bir insan olduğunu anlamakta zorlanmazsınız. bizzat bir ülkücü olarak fikirlerine büyük saygı duyar, kişisel gelişimimde büyük paya sahip olduğunu mutlulukla kabul edebilirim.
ülkesinin kurtuluşunu bilime ve insanlığa yönelmekte arayan bir kişinin temel ideolojisinin ne olduğuna bakılmaksızın değer görmesini düşünmekteyim. bu nedenle sağcı-solcu demeden, metin uca ve bu zihniyetteki aydınlarımıza daha fazla kulak vermemizin gerekli olduğu kanaatindeyim.
bu dünyaya muhalefet etmek için gönderildiğini düşünmektedir ve bunun hakkını da sonuna kadar vermektedir. ''hakuna matata'' adlı gösterisi, halkın içinde bulunduğu psikolojiyi şahane derecede yansıtmakla beraber, ''daha yaşanır ve daha çağdaş bir türkiye'de yaşamak dileğiyle'' sözleriyle sonlandırıldığından dolayı, metin uca'nın esasında her ideolojiye hitap ettiğini göstermektedir.